Showing posts with label çin kültürü. Show all posts
Showing posts with label çin kültürü. Show all posts

4/10/08

Çinde 26. Luoyang Peony Sergisi Açıldı


Peony nedir ? Peony Çin'in milli çiçeğidir, blogu takip edenler daha önce şu yazımda da okumuşlardır.

O yazımda şu ifadelere yer vermiştim,

Her sene ilkbaharda (Nisan 15–25) Henan eyaletinin Luoyang şehrinde 10 gün süren Peony festivali ve sergisi düzenlenmektedir.

Bu sene Peony festivali Luoyang eyaletinde çok büyük bir görkemle açıldı, açılışta Çinli şarkıcı Weiwei de şarkıları ile kalabalığı çoşturdu.

Bu haberi öğleden önce sınava gitmeden önce gördüm. Türk kızlarına bu çiçekten hediye edilir mi diye düşündüm de mali tablolar analizi sınavından çıktıktan sonra vazgeçmeme sebep oldu. Sınavdan çıkıp eve gelmek için bindiğim otobüste iki kızın konuşmasına şahit oldum. Edirnekapı da bir kızın elinde gül gören bu iki kız, elinde gül olan kız hakkında yorum yapmaya başladılar. Bayağı sesli konuştuklarından tüm otobüs bu iki kızı dinliyordu.
- Aaa şu kıza bak erkek arkadaşı gül almış
- Ben olsam kontör isterim ne yapıcam gülü
- Valla yaa bare işe yarar konuşuruz

Muhabbet böyle sürdü gitti, şimdiki kızlar gül de istemez oldular :) Dünya çok hızla değişiyor üniversiteyi bitirmeden biz bile eskidik :)

4/4/08

Çinlilere 1 Üzücü 1 Sevindirici Haber

Çin kültür merkezi kurucusu İrfan Bey şubat ayında Çin zyaretin den dönüşünce karşılaşmıştık. Çinliler çok çalışkanlar aynı zaman da çok tembeller demişti. Kendisi Çin'de bulunduğu zamanda bahar bayramı olduğundan bir çok yer kapalıydı açık bir yer bulamadığından yakınıyordu. İrfan beyin tepkisi yankı bulmuş olmalı tatil günleri değişmiş.

Sevindirici haber;

Bugün Çinde tatil;

Bu yılın Qingming Günü'nün Cuma gününe rastlaması ve hafta sonundaki iki günle birleşmesi halinde 3 günlük bir tatil olacak.

Üzücü haber;

Bununla birlikte 1 Mayıs Uluslararası Emekçiler Günü dolayısıyla 7 yıldır uygulanan bir haftalık tatil kaldırıldı.

Bu karar İrfan bey'in tepkisi üzerini mi alındı tartışılır :)

3/23/08

Guangzhou da Qipao Defilesi


Qipao'yu bilmeyenler için qipao yu tanımlayalım. Qipao; eskiden Çinli kadınların giymiş oldukları elbisedir. Resimde gördüğünüz qipao lar biraz günümüz koşullarına uygun ve biraz açık olarak antika havası verilerek düzenlenmiş. Nakışları çok hoş ve görkemli. Qipao kelimesi ile ilk kursta 17. konuyu işlerken meşhur kahramanımız Lin Na nın qipao elbisesi alırken karşılaştık.

Çok farklı bir kültürü hem anlamak hem dilini öğrenmek zor olduğundan hocalar çoğu yerde görsel olarak göstermek isterler. Jing shang hoca da bize qipao yu göstermek için baidu da görsellerde qipao arıyor. Bir tane qipao ya tıklıyor oldukça dekolte qipoa çıkınca -ay, -şey :) hocam utanmanıza gerek yok sınıfta herkes sap :) Ama Jing Shang hoca kapatıyor, fatih te gitti güzelim hatun edası içinde, murat abi akşam içme raddesine gelmiş... ne kızmış bee fuat abimiz onu aramak için Çin'e gitti :) Jing Shang hoca baidu dan umduğunu bulamadı aldı kalemi eline başladı kendi tahtaya çizmeye ve aynı zamanda anlatmaya. Efendim gerçek qipao boydan bir elbise, yandan bir yırtmacı var belinize kadar çıkıyor ve alttan pantolonu var. Bizim baktıklarımız da pantolon yoktu da Jing Shang hoca o yüzden kapattı :)

Guangzhou daki Qipao defilesi haberini bana yollayan ShenZhenli hayranıma da teşekkür ederim adını bilsem yazacağım ama adını bilmiyorum valla :) Guangzhou dan bana haberleri atan Fuat abimiz uyusada Shenzhen ekibi affetmiyor :) Fuat abimizde benim blogum için yeni bir yazı hazırlığı içerisinde, yazının bayanlar ile alakalı olduğunu ve çok konuşulacağını belirtelim yeter :)

Sağlıcakla...

3/22/08

Chunfen Gece Gündüz Eşit

Chunfen, Çin'in eski çağlarında "gündüz ile gecenin günü eşit olarak paylaştığı gün" olarak adlandırılırdı. Chunfen, her yılın 20 veya 21 Mart'ta kutlanır. Bu yılki Chunfen günü 20 Mart gününde kutlanacak. Eski kayıtlarda "Chunfen'da Ying ile Yang etkenleri günü paylaşır, bunun için gündüz ile gece aynı uzunlukta olur, soğuk ve sıcak etkenleri arasında da denge sözkonusudur" diye yazılıdır. Buna göre Chunfen'ın anlamı şudur: Chunfen'da gündüz 12 saat, gece de 12 saat sürer; Chunfen, bahar mevsiminin ortasındadır, yani mevsimi ikiye böler.

Eski çağlarda Çinliler 15 gün süren Chunfen sozununu üçe bölerdi: İlk 5 günde kırlangıçlar güneyden kuzeye döner; ikinci 5 günde gök gürültüsü duyulmaya başlar; üçüncü 5 günde yıldırım görülmeye başlar". Yani Chunfen sezonundan sonra kırlangıçlar güneyden kuzeye uçar, yağmur yağarken gök gürültüsü ve yıldırım olur.

Chunfen sezonunun başladığı Chunfen gününde Güneş ışınları ekvatora direkt iner, gündüz ve gece hemen hemen aynı uzunlukta olur. Ardından Güneş ışınlarının direkt indiği noktalar kuzeye yönelir, gündüz uzanırken gece kısalır. Ancak kuzey yarıküreye bahar gelirken, güney yarıkürede mevsim sonbahar olur. Kuzey yarıkürede Güneş ışınları artarken hava ısınır, gündüz uzanır.

Chunfen sezonunda ülkenin kuzeyinde batıdan esen rüzgarın şiddeti artırken, kuzey bölgelerde sık sık rüzgarlı ve kumlu hava görülür. Doğudan sıcak hava kütleleriyle karşılaşılırken, uzun süreli yağmur günleri yaşanır ve soğuk hava meydana gelir.

Kaynak: cri.cn

3/21/08

Dunhuang Sanat Sergisi Beijing'de

Gansu eyaletindeki Dunhuang kenti civarında yer alan Mogao taş mağara sanatı, dünyanın en büyük ve en iyi korunan Budizm sanat hazinesi olarak kabul ediliyor. 2008 Beijing Olimpiyat Oyunları dolayısıyla düzenlenen önemli kültür projelerinden biri olarak Çin Güzel Sanatlar Müzesi'nde büyük çaplı bir Dunhuang Sanat Sergisi düzenleniyor.

Geçen yılın sonu itibariyle Çin Güzel Sanatlar Müzesi eskiye göre çok farklı dış görünüşüyle, ziyarete gidenlerin dikkatini çekiyor. Müzenin ana binası, eski geçmişe sahip taş mağara şekline dönüştürüldü. Müzenin önünde eski mimari tarzında bir Torii kapsı kuruldu. Bunun üzerinde "Mogao Taş Mağaraları" yazıyor. Bu kapı, Gansu eyaletinde bulunan Mogao Taş Mağaraları'nı hatırlatıyor. Kapı önünde her gün zigzag şeklinde, bazen 500 metreyi bulan ziyaretçi kuyrukları oluşuyor. Bildirildiğine göre, serginin açılışında müzeye 7 bin kişi akın etti. Bugünlerde günde en fazla 20 bin ziyaretçi ağırlandı.

Dunhuang, eski çağlarda Çin'in Orta ve Batı Asya ülkeleri ve Avrupa ülkeleriyle yaptığı ticaretin ana koridoru olan İpek Yolu üzerindeki önemli bir güzergahtı. 4. yüzyıldan itibaren Budizm'in doğuya yayılması ve canlanmasıyla, insanlar Dunhuang kenti civarındaki dağların yamaçlarında mağaralar kazarak heykeller yontmaya başladı. Bin yılı aşkın bir süre devam oymalarla meydana gelen bölgede, 800'den fazla mağara bulunuyor ve bunların içinde 50 bin metrekare duvar resmi korunuyor. Özellikle, Bin Buda Mağarası olarak bilinen Mogao Taş Mağaraları'nda 1000 yıl boyunca yaratılan heykeller ve duvar resimleri korunuyor. Çin kültürü ile yabancı kültürlerin kaynaşmasını kanıtlayan Mogao Taş Mağaraları, 1987 yılında Dünya Kültür Mirasları Listesi'ne alındı.

Dunhuang Çinli sanatçıların tapındığı kutsal sanat mekanı olurken Dunhuang sanatı, Çin sanatlarının gelişmesine ilham kaynağı oluyor. Çin Güzel Sanatlar Müzesi'nin mimarisi, Mogao Taş Mağaraları'nın 9 katlı sayvanından esinlenerek, modern ve geleneksel mimarileri birleştiren bir örnek haline geldi.

Çin Güzel Sanatlar Müzesi'nde devam eden Dunhuang Sanat Sergisi'nde titizlikle eski hale getirilen 10 mağaranın kopyası, orijinal ve kopya olmak üzere 20 renkli heykel, 120 duvar resmi kopyası ve "Budizm Kitaplarının Saklandığı Mağara"dan çıkarılan tarihi kayıtlar ile eşyalar sergileniyor. bunlar 4. ila 14. yüzyılları temsil eden yapıtlar. Dunhuang Araştırma Enstitüsü Başkanı Fan Jinshi, bu konuda şu bilgileri verdi;"Şimdiye kadar hiç bir zaman bir defada 10 mağarayı veya 100'den fazla duvar resmini sergilemedik. Bu defaki sergi eşyaları, gelmiş geçmiş bütün farklı dönemleri ait temsil eden seçkin sanat yapıtları. Yani Mogao Taş Mağaraları'nı sistemli, net ve tam olarak ziyaretçilere sunuyoruz. Dunhuang, taşınmaz Dünya Kültür Mirası'dır, bunun için kopyaları sergilemek en iyi sergi yöntemidir. Mogao Taş Mağaraları'nı, yerinde göremeyen insanlara burada gösteriyoruz. "

Çin Güzel Sanatlar Müzesi, yüklü miktarda harcamalar yaparak 4 bin metrekarelik sergi salonunu Mogao Taş Mağaraları'na dönüştürdü. İzleyiciler sergi salonuna girince kendilerini gizemli taş mağaralar içinde hissediyor. Salonun zemininde lotüs desenli tuğlalar, yukarıda duvar resimli kubbe, etrafında duvar resimleri ve farklı pozlardaki Buda heykelleri gelen herkesi şaşırtıyor ve taş mağara sanatının cazibesini yaşatıyor
Kaynak: cri.cn

3/16/08

Çin'de Ağaç Oymacılığı

Ağaç kökü oymacılığı, Çin'in geleneksel halk sanatlarından biridir.

1. Ağaç kökü oymacılığının tarihi

Çin'in en eski ağaç kökü oyma eseri, 2300 yıl öncesine dayanıyor. Bu eser, Savaşan Devletler dönemindeki Chu Krallığı'na bağlı bir mezardan çıkarıldı. Sui ve Tang hanedanları döneminde (581-907 yılları arasında), Li Bi adlı biri, ağaç kökünü "ejderha pençesi" şeklinde yontarak imparatora sunmuş. Çin'in son iki feodal hanedanı Ming ve Qing hanedanlarında ise, ağaç kökünden eşya veya insan figürleri oyulmaya başlandı. Günümüzde halen devam eden bu halk sanatı, giderek daha çok insan tarafından seviliyor.

2. Ağaç kökü oymacılığında üsluplar

Bu sanat dalında, ağaç kökü doğal şekline göre yontulur. Kıvrımlı, yara izli, içbükey veya dışbükey gibi ağaç kökü şekillerine sık rastlanır. Ağaç kökü oymacılığında iki üslup vardır. Birincisi, basit oymacılık. Bu üslupta sanatçı, ağaç kökünün doğal şekline göre, gereksiz dalları keser ve fazla oyma yapmaz. İkincisi, karmaşık oymacılık. Bu üslupta ise sanatçı, ağaç kökünün önemli bir bölümünü titizlikle oyarak, kendi düşüncesine göre ona yeni bir biçim vermeye çalışır.

3. Ağaç kökü oymacılığının yaratım süreci

İlk olarak, malzeme seçilir. Ağaç kökleri genellikle ilkbaharın başlarında veya kış mevsiminde, ormanlardan veya nehir kenarlarından toplanır. Bunun yanı sıra, ağaç kökünün niteliği ve biçimine bakılır; genellikle sert ve şekilli kökler tercih edilir. Daha sonra, eserin konusu düşünülür. Konu belirlenirken, dikkat edilmesi gereken bir nokta, kökün doğal biçiminin bozulmamasıdır. Son olarak, ağaç kökünün kabuğu soyularak temizlenir ve oyulur.

4. Ağaç kökü oymacılığının ayrıcalıkları

Ağaç kökü oymacılığı, diğer sanatlardan farklı olan birkaç özelliğe sahiptir. Birincisi, doğallık. Ağaç kökü oymacılığında malzeme olarak doğadaki ağaç kökleri kullanılır. İkincisi, biriciklik. Dünyada biçimi tamamen aynı olan iki ağaç kökünün bulunması imkânsızdır. Çeşitli biçimlere sahip olan ağaç köklerinin her biri, kendine özgüdür. Bu nedenle, yaratılan eserleri taklit etmek hemen hemen imkânsızdır. Üçüncüsü, eksiklik. İnsanların zihninde, kurumuş ağaçlar ve koparılmış kökler mükemmel değildir. Ağaç kökleri, yalnızca bir sanat eseri olarak oyuldukları zaman bu eksiklik güzelliğe dönüşür. Bu bakımdan, ağaç kökü oymacılığı, güzelliği fark eden ve ortaya çıkaran bir sanattır.

Kaynak:cri.cn

3/15/08

Yunnan'ın Çay İçme Kültürü 3 Aşamalı Çay

Çin'in Yunnan bölgesi çay ile meşhur 26 etnik grubun yaşadığı egzotik bir yermiş. Ben gitmedim, çayı çok seven yunnan halkının yaşadığı yer yalnızca çay ağacının beşiği değil, dünyada çayın taşındığı en tehlikeli yollardan biri olan "Chamagudao"nun da kaynağımış. Yunnan hakkında kısa bir açıklama yaptıktan sonra Yunnan halkının çay kültürü hakkında bir şeyler karalayacağız.

Yunnan'ın Dali kentinde yer alan tanınmış Cang Dağı'nın eteğinde, konuksever Bai etnik grubu, misafirlerini bölgeye özgü "Üç Aşamalı Çay"la karşılıyor.

"Üç Aşamalı Çay"ın ilk çayı, acı çay olarak adlandırılır. Bu, bir insanın, acı çekerek başarıya ulaşmasını simgeler. İlk önce kaliteli yeşil çay, toprak kap içine konulur ve ateşte kızdırılır. Çay yaprakları sararınca ve çay kokusu etrafa yayılınca, az miktarda kaynar suyla demlenir ve ateşte biraz daha ısıtılır. Çay suyu kehribar rengine dönüştüğünde çaydanlığa konulur ve ikram edilir.

Yaşamın önce acı sonra tatlı olması anlamına gelen ikinci çay, ilk aşamada hazırlanan çaya şeker, ceviz ezmesi ve susam tozu gibi malzemeler eklenerek hazırlanır.

Üçüncü çayın hazırlanması ise şöyledir: Çay suyuna siyah şeker, bal ve biber gibi malzemeler eklenir. Hem güzel kokulu ve tatlı, hem de biraz acı olan üçüncü çay, insanların kazandığı başarılardan tat almalarını simgeler

Rivayete göre, "Üç Çay", Çin'in eski çağlarında Nanzhao kralının değerli konuklarını ağırladığı bir çay içme törenidir; daha sonra halk arasında yaygınlaşmış ve günümüze kadar gelmiştir. İlk çayın acı, ikinci çayın tatlı ve üçüncü çayın tadının ağızda uzun süre kalması "Üç Çay"ın özelliğidir.

Kaynak : cri.cn den derlenmiştir.

3/5/08

Jingzhe Sezonu

Jingzhe sezonu, genellikle 5 Mart günü civarında başlar. Çin Ay Takvimi'ne göre yılın 3. sezonu olan Jingzhe'yle ilgili güzel bir efsane var.

Yaşadığımız bu dünyayı yaratan Pangu, 18 bin yıl yaşadıktan sonra ölmüş. Ölmeden önce sol gözü güneşe, sağ gözü aya dönüşürken, son nefesi rüzgar ve bulut, ağzından çıkan son sesi de gök gürültüsü olmuş. Gök gürültüsü sonbahar ve kışın topraklar altında saklanırmış, baharda köylüler ekim yaptığında gök gürültüsü toprak altından çıkarmış. Kış uykusunda bulunan yılan, akrep, kırkayak ve kaplumbağa gibi böcek ve sürüngenler, Zhe Böcekleri olarak da adlandırılır. Bütün kış mevsimin boyunca böcekler toprak altında yemeden, hareket etmeden kalır. Ama Jingzhe sezonunun başladığı gün, böcekler gök gürültüsü tarafından uyandırılır. Jingzhe, önemli bir sezondur. Bir gök gürültüsü, sadece Zhe böceklerini uyandırmakla kalmayıp, aynı zamanda tüm yerküreyi de uyandırır, canlılık getirir. ABD bilimadamlarının araştırmalarına göre, bir gök gürültüsü, yeryüzünde on binlerce gübrenin oluşumasına yol açar.

Eski çağlarda Çin'de Jingzhe'yle ilgili bazı örf ve adetler varmış: Çin'in bazı bölgelerinde insanlar, tütsüsü yakarak, özel olarak hazırlanan eşyalarla Gökgürültüsü Tanrısı'na tapınır ve bereketli bir yıl ile yeterli yağmur suyu dilermiş; Shanxi eyaletinin bir bölgesinde Jingzhe gününde armut yenilirmiş; Yunnan eyaletinin Xuanwei bölgesinde köylüler, Jingzhe sabahı serçe sesi duyunca hemen tarlaların kenarında üflemeli müzik aletlerini çalıp sihirli sözler söylermiş, çünkü böylece kuşların sonbaharda olgunlaşmış tahılları yemeyeceğine inanılırmış; birçok bölgede ilk gökgürültüsü duyulduğunda bir anne, çocuğunun yattığı yastığı çevirirmiş. Bunun anlamı, yerküredeki varlıkların uyanmış olduğu ve bir daha uzun uyumayacağıymış.

Jingzhe sezonunda hava daha da ısınmaya başlar. Örneğin Çin'in ortasından geçen Huaihe ırmağı havazasındaki hava sıcaklığı, 6, 7 derece olur, bir önceki sezon olan Yushui sezonuna göre 3 derece artar; havzanın kuzeyindeki bölgelerde yağmur yoğunluğu, 15 ile 20 mm bulurken, güneyindeki bölgelerdeki yağmur miktarı 20 ile 40 mm arasında değişir. Kırmızı şeftali çiçekleri açarken ve kırlangıçlar dönerken, Çin'in birçok bölgesi bahar ekimine girer. Çin'in orta bölgelerinde yaygın olan bir atasözü vardır: "Jingzhe sezonuna girilince, bahar ekimi bırakılmaz." Kışın ekilen tahılların yavaş yavaş olgunlaşma mevsimine girdiği için Jingzhe sezonunda köylüler çok meşgul olur. Örneğin buğday için su miktarının fazla veya az olması tehlikelidir, çünkü her ikisi de zararlıdır. Bunun için köylülerin hava durumunu yakından takip ederek, don olayını, fazla ve az yağışı önlemeye çaba göstermeleri, ayrıca tarlalardaki böceklerin vereceği zararları önlemeleri gerekir.

Jingzhe, hava ısındığı ve çiçeklerin açıldığı bir mevsim olmasına rağmen, aynı zamanda hastalıkların da yaygın olduğu bir sezondur. Çin tıbbı, "olmuş hastalıkları değil, henüz olmamış hastalıkları tedavi etmeye" özen gösterir, yani hastalıkları önceden önlemeye önem verir.

Kaynak:cri.cn

2/26/08

Yushui sezonu


Yushui sezonu, 24 sezonun ikincisi olarak, genellikle Şubat ayının 18'inde veya 19'unda başlar. 2008 yılındaki Yushui sezonu, 19 Şubat'ta başladı.

Eski Çin meteoroloji kayıtlarında, Yushui'yle ilgili olarak yapılan tanımlama şöyle: "Doğu rüzgarı esince don gider, buz ve kar eriyip yağmur suyuna dönüşür." 24 sezonun ilk belirlendiği Sarı Nehir havasında, Yushui sezonuna girilmesiyle, havadaki nem oranı artmaya başlar, yağmur da yoğunlaşır, hava ısınmaya başlar. Yushui sezonunun başlaması, lapa lapa kar yağdığı ve zemheri soğuğu olan günlerin yavaş yavaş geride kaldığı, artık nemli havanın, ılık güneş ışıklarının ve yağışlı günlerin geldiği anlamını taşır. Bu sezonda insanlar, havanın ısındığını çok belirgin şekilde hisseder ve çiçeklerin açtığını görür.

Çin'de bir atasözü vardır: Bahardaki yağmur suyu, yağdan daha değerlidir." Tarımla uğraşan köylüler için, ilkbaharın başlangıcında, uygun miktarda yağmur suyu çok değerlidir. Tarihi kayıtlara göre, Yushui sezonunda Çin'in çoğu bölgesinde yağmur yağarmış. Bu zamandaki yağmur yağışının daha sonraki ekim etkinlikleri için büyük önem taşıdığı inanılıyor. Halk arasında Yushui'yle ilgili çok sayıda atasözü vardır, bu atasözleri köylülerin Yushui sezonunu çok sevdiğini kanıtlıyor. Örneğin, "Yushui'de yağmur iyi yağarsa tahıllar iyi büyür, mahsul bol olur!" Bu atasözü, Yushui'de yağmur yağarsa tahılların çok iyi büyüyeceği ve köylülerin bol mahsul elde edeceği anlamına gelir. "Lichun sezonuyla hava ısınır, Yushui'de tarlaya gübre gönderilir." Yani Yushui sezonunda hava ısınır, tahılların ekimi için de kritik bir döneme girilir. Kuru ve soğuk kış mevsiminden sonra tarım ürünleri bu sezonda daha çok suya ihtiyaç duyar. Bunun için zamanında tarlaları gübrelemek ve sulamak gerekir. Ayrıca Çinliler, Yushui sezonunda yağmur yağışı olursa tüm yılda dengeli yağış olacağını savunur.

Ancak Çin'in yüzölçümü çok geniş olduğu için, güney ve kuzey bölgeleri arasındaki iklim farkı büyüktür. Çin'in güneyinde yer alan ve deniz kıyısı bölgesi olan Guangdong, Hainan ve Guangxi gibi eyalet ve bölgelerde, Yushui sezonunda hava soğuk olmayabilir ve sıkça yağmur yağışı görülebilir; ancak ülkenin en kuzeyindeki İç Moğolistan Özerk Bölgesi ve Heilongjiang eyaleti gibi bölgelerde Yushui sezonundan sonraki günlerde bile bazen kar yağabilir.

Ayrıca Yushui sezonunda havanın ısınması sözkonusuyken, aynı zamanda soğuk dalgaları bazan geri de döner. Bir sıcak olur, bir soğuk… Bu türden bir hava durumu, yeşermeye başlayan tarım ürünlerine, ağaçlara ve meyvelerin yetişmesi ile insanların sağlığına büyük zarar verir. Bu bakımdan insanların, tarım ürünlerini ve serada yetişen meyveleri dondan korumaya çalışırken, aynı zamanda kendi sağlıklarına da özen göstermesi ve nezle gibi salgın hastalıklara yakalanmaktan kaçınması tavsiye edilir.

Genel olarak, Yushui sezonuna girildikten sonra, hava bütün ülkede ısınır, yağmur yağışında artış başlar. Yushui sezonundan sonra, hava sıcaklığı Çin'in çoğu bölgesinde sıfırın üstüne çıkar; Çin'in güneyindeki hava sıcaklığı ise sıfırın üstünde 10 dereceye kadar yükselir; ama, kuzeydeki bölgelerde hava sıcaklığı hâlâ sıfırın altında kalır. Yushui sezonundaki iklim durumlarını özetleyen atasözleri ve kayıtlar, Çin'in uzun tarihinde halkın yaratıcılığını yansıtan zeka ürünleridir. Belli derecede bilimsel dayanağı olan bu zeka ürünleri, köylülerin yaşamları ve üretim için rehber işlevi de gördü.

Yushui sezonunda havanın ısınmaya başlamasına rağmen, günler ancak ilkbaharda kuru ve rüzgarlı olur; cildin, ağzın ve dilin kuruması durumu görülür. Bunun için taze sebzeler ve çok sulu meyvelerin yenmesi, buna karşılık yağlı yemeklerin az alınması tavsiye edilir. Ekşi yemekler yerine tatlılar bol bol tüketilmeli. Çiğ ve soğuk yemekler ise fazla yenmemeli. Soğan ve sarımsağın çiğ yenmesi tavsiye edilmez. İnsanlar, geç yatmamalı ve mevsimin getirdiği hava değişikliğine alışmaya çalışmalı.
Kaynak: cri.cn

2/19/08

Türk Çin İktisadi Eşleştirme Merkezi Ne Ayak ?


Belkide en büyük reklamlarını ben yapıcam ama bu yazımda kendilerine link vermiyeceğim, dergilerini tanıtmaktı amacım tanıtmayacağım.

Akşam eve geldim ve internette gezerken bir haber ile karşılaştım, " Çin'in en büyük dergilerinden 3'ü Türkiye'de ingilizce olarak satışa sunulmuş" satışa sunan kurum da, başlıkta adı yazan kurum. Dergilerini tanıtmak amaçlı sitelerine girdim ve gezmeye başladım. Sitelerinde "Çin Hakkında" diye bir bölüm var tıklıyorum.
" Genel Değerlendirme
Bu kaynağı görmek için yetkilendirilmemişsiniz."


Diğer bölümlerinde hiç bişey yok sadece zırvalamışlar, yok kimlermiş, Çin hakkında bunları yaparlarmış falandı filan.

Peki bunları neden eleştiriyorum ?
Çin kültüründe Türk kültüründeki gibi yardımlaşmak ve paylaşmak önemli bir yere sahiptir. Asyalı olduğumuzdan kaynaklanması lazım ki Çin'de Türk iş adamları avrupalı ve diğer iş adamlarına göre çok şanslılardır. Bunları onların anlattıkları tecrübelerinden de duyabilirsiniz. Paylaşımcı bir milletiz Çinlilerde öyledirler.

Konuya uyum sağlaması açısından aklıma gelen bazı Çin atasözlerinde şöyle der.

"Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır"

"Zenginlik gübredir. Yalnızca saçıldığında yararlı olur."


Çin kültürünü bilmeyen, Çinlileri bilmeyen dolayısıyla Çin'i bilmeyen bir kurum Çin hakkında ahkam kesse neye yarar.

Bu yazım hiç bir kurumu aşığılamak için yazılmamıştır. Örnek kurum vermek istememe rağmen bu yazıda reklam olur diye vermemişimdir. Bu akşam dergilerini tanıtmak için sitelerine girdim ve paylaşımcı olmadıklarından bu yazıyı yazdım.

Sende üye olup okusaydın diye bilirsiniz ama ben öğrenci olduğumdan üye olamıyorum, üye olmayıda denedim. Bu yazıyı okuyup hatalarını görüp paylaşmaları ümidiyle sağlıcakla kalın.

2/17/08

Çin'de Güvenilir ve Azaltılmış Riskle İş Yapmak


1. Sağlam kontratlar yapılmalı: Hukuksal danışmanlık alınmalı açık ve güvenilir kontratlar yapılmalı, Çinli ortağın hukuksal konularla ilgili tavsiyeleriyle hareket edilmemeli.

2. Projelerin gerçekleştirilebilirliği, profesyonel destek almak suretiyle iyi araştırılmalı: Bir iş projesinin kârlılığının tespitinde sunulan teşviklerin cazipliği veya verilen sözlerle değil, rasyonel kârlılık hesabı ile hareket edilmeli, çok hızlı büyüyen bir ekonomide geleceği kestirmenin zorlukları göz önünde bulundurularak, uzun dönemde kâra geçmesi beklenen işlerden kaçınılmalı. Pazara girmek konusunda gösterilmesi gereken sabır, sarfedilmesi gereken çaba ile faaliyete geçtikten sonraki kârlılık beklentisine ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalı.

3. Ortaklık kurulacaksa karşı taraf iyi tanınmalı: İhtilafa düşülmesi halinde Çin mahkemelerinde hak kaybına uğramamak için “kazan-kazan” formülü ile tasarlanacak anlaşmaların kurulabileceği ortaklık seçimine dikkat edilmeli.

4. Mevzuat iyi bilinmeli: Yerel otoritelerin, kendi bölgelerinde merkezi hükümetin kurallarının uygulanmayacağına ilişkin sözlerine çok itibar edilmemeli ve merkezi uygulamalarla ilgili olarak da mutlaka hukuksal danışmanlık alınmalı, uygulanmayacağı sözü verilen merkezi kuralların, problemle karşılaşıldığında aniden uygulanabilir hale gelebileceği unutulmamalı.

5. Problemlerle karşılaşmadan önce doğması muhtemel sorunlar araştırılmalı: Herşeyin kötü gitmesi halinde, tolere edilebilecek kayıplar hakkında planlama yapılmalı. Çin’de kişisel ilişkilerin çok önemli olduğu, ortakların bazen imaj bozucu etki yaratmamak, kişisel ilişkileri ve çıkarları yıpratmamak adına potansiyel problemler hakkında çok gerçekçi davranmadıkları, aynı zamanda Çinli ortakların, hükümetin, partinin ve meslek kuruluşlarının baskısı altında olabileceği hatırlanmalı.

6. Gerçekçi risk analizi yapılmalı: Risk analizi yaparken diğer ülkelerin koşulları ile düşünülmemeli, proje çok riskli görünüyorsa girmekten kaçınılmalı.

7. Ödeme koşullarına dikkat edilmeli: Çin’e yapılan bir satışta, satış bedelinin küçük bir kısmına tekabül eden miktarda akreditif açılmasının, kalan kısmın ise teslimattan sonra belirli bir zaman dilimi içinde yapılmasının ihracatçı tarafından kabul edilmesi, “Çin’de iş yapmanın bilinmediği” anlamına geleceğinden ve aldatılmaya müsait olunduğunu düşündüreceğinden, teslimat sonrasına bırakılacak bu tür riskli alacaklarla satış yapılmamalı, Çinli firmaların satışlarında, teslimat sonrasına büyük oranlı riskli alacak bırakmak gibi bir uygulamalarının bulunmadığına dikkat edilmeli.

8. Taklitçiliğe dikkat edilmeli: Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması için Berne Konvansiyonu kapsamında tescil ve patent işlemleri yapılmış olsa dahi Çin’de de tescil ve patent işlemlerini yaptırmanın gerekliliği unutulmamalı.

9. Dış ticaretin kontrat ve akreditifle yapılmasına özen gösterilmeli: Özellikle Çin’den yapılacak ithalatta malların nitelik ve niceliği mutlaka gümrükte malı ithal etmeden tespit ettirilmeli, gümrükten malı çektikten sonra malın efsafına uygun olmamasından ya da miktarının eksik olmasından doğacak şikayetlerin kolaylıkla çözülemeyeceği bilinmeli, muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde halledileceği kontratla belirlenmeli, tahkim veya mahkeme yoluyla uyuşmazlık çözümüne gidilmesi halinde hangi ülkede uyuşmazlıkların çözüleceği açıkça belirlenmeli.

10. Önceden tedbir alınmalı: Yukarıdaki maddede belirtilenler yapılmaksızın gerçekleştirilen bir dış ticaret işleminden doğan zararın telafisinin çok daha fazla emek, zaman ve harcama gerektireceği hatırda tutulmalı.

11. Standartlara dikkat edilmeli: Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce Çin’de uygunluk denetimi yaptırılmalı ve zaman kazanmak amacıyla Türkiye’de yaptırılması planlanan denetimlerde çıkacak problemin çözümünün daha maliyetli olacağı unutulmamalı.
Kaynak: musavirlikler.gov.tr

2/16/08

Pekin Usulü Krep


Malzemeler

3 yumurta

küçük bir kase kıyılmış taze soğan

1 çay kaşığı tuz

5 çay kaşığı sıvı yağ

yapılışı:

(1) yumurtaları bir kasede iyice çırpın ve soğanları ve tuzu ekleyin.

(2) yağı iyice kızdırın ve yumurtayı ekleyin. yumurtayı tavaya yayın ki hepsi pişsin. iki tarafını da kahverengileşinceye kadar pişirin ve servise hazır edin.
Kaynak :Çin Kültür Merkezi

Konu İle İlgili Diğer Yazılar

Çin Mutfağına Genel Bakış ve 8 Büyük Çin Mutfağı

Çinlilerin Yeni Yıl Yemeği Çin Mantısı (Jiao zi)

ÇİNCE DÖKÜMANLAR VEYA YASTIK KUTULARI


Bir zamanlar Qing hanedanlığında yaygın olan, ama şimdi oldukça az tutulan, bu eşsiz parçalar eski Çinde iki amaç için kullanılırdı. Fotoğraftaki gibi konkav “yastık” şeklindeki bu eşsiz parçalar birçok renk, şekil ve büyüklüklerde olurdu.

Ev hanimları bu nadide kutuları ailenin senet ve resmi evrakları gibi önemli dökümanlarını saklamak için kullanırlardı. Tipik Çin evleri, davetsiz misafirlerden korunmak için, kapılarn kilitlenmediği ve korunmadığından dolayı, ev kadınları bu kutuları geceleri hanehalkının değerli eşyalarını hırsızlardan korumak için yastık gibi kullanırlardı. Orta sınıf aileler tarafından kullanılan kutular genelde ahşap ve biraz düz, bazen elişi kağıdıyla, ipek kumaşla kaplı veya direk ahşap üzerine şekiller ile boyanmış olurdu.

Dökuman kutularından sonra, en güzel ve aranılan olan kutular yolculuk sırasında varlıklı tüccarlar tarafından kullanılırdı. Bu kutular narin altın yapraklarla kaplanır, cilalanırdı. Ekstra rahatlık ve lüks için direk cilalanmış veya gerginleştirilerek dolgunlaştırılmış deri kasaların üzerleri boyanırdı.

Yeni kuşaklara kalması için bu kutular günlük kullanıma göre dayanıklı yapılmışlardır. İyi durumda ve antika vasfıyla belgelendirmiş bu dökuman kutuları kolleksiyoncular için binlerce dolar eder. Dökuman kutuları aynı zamanda Japonya, Kore ve diğer Asya ülkelerinde de kullanılmışlardır.
Kaynak :Çin Kültür Merkezi

2/12/08

Çin Mutfağına Genel Bakış ve 8 Büyük Çin Mutfağı


Yine ar-ge çalışmalarına devam ederken Sabah gazetesinden Yavuz Donatın yazısı ile karşılaşıyorum. Yazısı bu şekil devam ediyor. Oturuyoruz Çin mutfağını araştırmaya, bulduğumuz bilgiler çok ilginç. Çinlilerin 8 büyük mutfağı varmış ve her mutfak farklı bir şeyi temsil ediyormuş. Çin’in 8 yöresel mutfağı”ndan Su ve Zhe mutfakları, Yangze Irmağı’nın güneyindeki güzel kızları; Lu ve Hui mutfakları Çin’in kuzeyindeki güçlü erkekleri;Yue ve Min mutfakları yakışıklı gençleri; Chuan ve Xiang mutfakları ise aydın kişileri temsil ediyormuş. Hemen koyuluyoruz bu 8 mutfağı araştırmaya. Nedense ilgimi Yangze Irmağı’nın güneyindeki güzel kızları temsil eden Su ve Zhe mutfakları dikkatimi çekiyor :) Resimdeki hamur işleri yengeç unundan yapılmış ilginç diye onu koydum :)

Su (Jiangsu) mutfağı

Mutfağın kaynağı:Yangzhou, Suzhou ve Nanjing olmak üzere 3 yerel mutfak.
Özellikleri:Haşlama ve buharda pişirme en çok kullanılan yöntemlerdir. Çorbanın özgün tadının korunmasına önem verilir.
Meşhur yemekleri:Tavuk suyuna soya unundan yapılan erişte, sığır ayağı kıkırdak yemeği, yengeç unundan yapılan hamur işleri...

Zhe (Zhejiang) mutfağı

Mutfağın kaynağı: Hangzhou, Ningbo ve Shaoxing olmak üzere 3 yerel mutfaktır. Yöresel mutfaklar içerisinde en meşhuru Hangzhou mutfağıdır.
Özellikleri: Lezzetli, yumuşak, yağsız.
Meşhur yemekleri: Longjing karidesi, dilenci tavuk kızartması ve sirkeli Xihu balığı.

Lu (Shangdong) mutfağı

Çin’in 8 başlıca mutfağından biri olan bu mutfağın kaynağı::Ji’nan ve Jiaodong olmak üzere iki yöresel mutfak.
Özellikleri:İştah açmak için bol yeşil soğan ve sarımsak kullanılır.
Meşhur yemekleri: Karides kızartması, haşlanmış deniz midyesi ve tatlı su balığı kızartması.

Chuan (Sichuan) mutfağı

Mutfağın kaynağı:Chengdu ve Chongqing olmak üzere 2 yerel mutfak.
Özellikleri:değişik baharat ve soslarıyla ünlüdür.
Meşhur yemekleri: Fıstıklı tavuk kızartması, Ayı avucu haşlaması, acı ve tatlı domuz eti haşlaması, tatlı ve biberli acı yengeç haşlaması.

Yue (Guangdong) mutfağı
Mutfağın kaynağı:Guangzhou, Chaozhou ve Dongjiang olmak üzere 3 yerel mutfak. Yöresel mutfaklardan en meşhuru Guangzhou mutfağıdır.
Özellikleri: Kızartma, haşlama ve buharda pişirme ağırlıklıdır. Tadı ise lezzetli, hafif ve gevrektir.
Meşhur yemekleri: Yılan yemeği, yavru domuz kızartması, kavun çorbası ve tatlı ve acılı domuz eti kızartması (ıyy).

Xiang (Hunan) mutfağı

Mutfağın özellikleri: Baharatlı, sirkeli, değişik acılar. Özel olarak sirkeli ve acılı yemeğe önem verilir.
Meşhur yemekleri: Tatlı lotus, soyalı balık haşlaması.

Min (Fujian) mutfağı

Mutfağın kaynağı: Fuzhou, Quanzhou ve Xiamen gibi yöresel mutfaklar bir araya getirilmiştir. Fuzhou mutfağı, Fujian mutfağının ana kaynağıdır.
Mutfağın özellikleri: Deniz balıkları sık sık yemek malzemesi olarak kullanılır. Şeker, acı ve tuz kullanımı ile, yemeğin rengi ve lezzetine özel önem verilir.
Meşhur yemekleri: Kar çiçekli tavuk yemeği, altın uzun ömür yemeği, portakal sulu jiaji balığı yemeği, Taiji karidesi ve balık kızartması.

Hui (Anhui) mutfağı

Mutfağın kaynağı: Anhui eyaletinin güneyi, Yanze nehri ve Huai nehri gibi yöresel mutfakları bir arada toplamıştır. Anhui eyaletinin güney mutfağı Anhui mutfağının esas kaynağıdır.
Mutfağın özellikleri: Domuz budu ve şeker olarak kullanılır. Haşlama yöntemi sık kullanılır ve pişirme sıcaklığına özel önem verilir.
Meşhur yemekleri: Su kabağı ve ördek yemeği.

(Kaynak: cri.cn)

Çinlilerin Yeni Yıl Yemeği Çin Mantısı (Jiao zi)

2/10/08

FENER BAYRAMI


Bahar bayramının son günüdür, yeni yılında 15. gününe tekabül eder. O gün yeni yılda ilk dolunay görülmesi sebebiyle herkes sokaklara çıkar ayı seyreder. Sokaklar değişik renkteki fenerlerle süslenir. Fenerlerin üzerlerine bilmeceler yazılı kağıtlar asılır, bayramı eylenceli kılmak için. Fener Bayramı'nda Yuanxiao adlı yapışkan pirinç unundan yapılan bir tatlı çeşidi yenir. Top biçimindeki Yuanxiao, kızartılarak, haşlanarak veya buharda pişirilerek hazırlanır. Yuanxiao, Çin'in bazı yörelerinde "Tangyuan" olarak da adlandırılır. Tangyuan ile "birleşme" anlamına gelen "Tuanyuan" kelimesi arasında ses benzerliği olması nedeniyle Yuanxiao yemek, ailenin birliğini ve mutlu yaşam dileklerini temsil eder. M.S. 713. yılında zamanının Tang hanedanı, başkent Chang An’da dev bir “fener dağı” yaptırmış. Yüksekliği 7 metre olan bu “fener dağı”nda 50 binden fazla renkli fener varmış.

Meraklılarına yuanxiao tarifi..

KONUYLA İLGİLİ DİĞER YAZILAR

Çinlilerin Yeni Yıl Yemeği Çin Mantısı (Jiao zi)

Zenginlik Tanrısı'nın Karşılanması


Ben bilmem ama okuduğum kadarıyla eskiden zenginlik tanrısını karşılama törenleri yapıyorlarmış. Çinin bir çoğunun tanrı inancı olmadığından Zenginlik tanrısını karşılama geleneği de yok olmuş zamanla. Onun yerine jiaozi denilen mantıları yiyorlarmış. Çin mantısının şekli Çin'in eski altın ve gümüş paralarına benzer, dolayısıyla o günde mantı yiyenlerin servet sahibi olacağına inanılır. Mantının içine koyulan malzemeler de farklı anlamlar taşıyorlarmış. Örneğin; mantılara şekerleme konulması, tatlı bir yaşamın simgesi, metal paranın konulması da zenginliğin ifadesidir.

KONUYLA İLGİLİ YAZILAR

Chuxi Efsanesi

Çin Takvimine Göre Hangi Yılda doğdunuz

Çin Bahar Bayramı Hazırlıkları (Fare Yılı)

Çin Yeni Yılının İlk Görüntüleri Ayrıntılar Geliyor

Çinlilerin 12 Hayvan Burcu

Çinlilerin Fare Kültürü

Çinlilerin Fare Kültürü


Çinlilerin fareyle ilgili birçok geleneği var. Bunlardan biri de "Fare kızının düğün günü". Çin'in Ay Takvimi'ne göre genellikle birinci ayın 25'ine rastlayan Fare Kızının Düğün Günü'nde bütün ailelerde gece lamba yakılmaz. İnsanlar ailece karanlık içinde oturarak, undan yapılan "fare ayağı" adlı bir yemek yer, sonra farenin kızını evlendirmesine kolaylık sağlamak için çok erkenden yatağa girer, ayrıca fareler yesin diye yere pirinç ve tuz serper. Çünkü eski toplumda fareyi kızdırmanın kötü şans getireceğine inanılırmış. Kaynak: cri.cn

Fare kızını evlendiriyor diye bir şarkı da Çinde mevcut :) Yağ satarım gibi bişey her halde :) Fare kızının düğünü insanların geleneksel yılbaşlarına rastlar dolayısıyla her evde değirmen çalışır. Fare Kralı çok kızmı ve şöyle demiş; " Beni bir gün rahatsız edeni bin yıl huzursuz ediceğim demiş". Efsane buya Çinlilerde yeni yılın ilk ayının 25. günü yukarıdaki geleneği yapıyorlar.

Bu hikaye sadece Çin'de kalmamış rusya'ya da uğramış :) Ruslar da bir birlerine fare hediye etmeye başlamışlar :) 14 şubat yaklaşırken bunu okuyupta inşallah bir kız bana fare hediye etmez :)

KONUYLA İLGİLİ YAZILAR

Chuxi Efsanesi

Çin Takvimine Göre Hangi Yılda doğdunuz

Çin Bahar Bayramı Hazırlıkları (Fare Yılı)

Çin Yeni Yılının İlk Görüntüleri Ayrıntılar Geliyor

Çinlilerin 12 Hayvan Burcu

Çinlilerin 12 Hayvan Burcu


Her ne kadar burçlara inanmasam da Çin burçlarından çıkarılacak dersler var. Ben Çinlilere göre Kaplan burcuymuşum. Özelliklerim cesaret ve güçlü olmammış, bu doğru olabilir ama ben burçlara inanmıyorum. Ama mesela Çinliler burçları 6 çifte ayırıyorlar, kaplan ile tavşan.. Kaplan yukarıda dediğimiz gibi cesaret ve gücü simgelerken tavşan da dikkatli olmayı simgeliyor.

Çinlilerin 12 Hayvan Burcu vardır. Bu burç sisteminde, farenin yanı sıra, boğa, kaplan, tavşan, ejderha, yılan, at, koyun, maymun ve horoz olmak üzere 11 hayvan daha var.
12 Hayvan Burcu'nun kaynağı, M.Ö 6. yüzyıldaki İlkbahar ve Sonbahar Dönemi'ne dayanıyor. M.S 5. ve 6. yüzyıllardaki Güney ve Kuzey hanedanları dönemine gelindiğinde 12 Hayvan Burcu, Çin'de çok yaygın olarak kullanılmaya başlanmış. Çinlilerin ataları, 12 Hayvan Burcu'nu yalnız yıllar için değil, aylar ve saatler için de kullanırmış. Eskiden beri "Tanrı ile insan arasındaki bütünleşme"ye dayalı bir felsefenin benimsendiği Çin'de 12 Hayvan Burcu, Çin milletinin hayvan ve toteme olan inancı ile ilkel astronomi biliminin ortak ürünü olagelmiş.

12 burcu oluşturan 12 hayvan, altı çifte ayrılır. Bu ayrım, eski Çin toplumunun bütün arzu ve isteklerini ortaya koyuyor aslında. Örneğin fare ve boğa, bir çift oluştururlar. Fare zekâyı, boğa ise çalışkanlığı temsil eder. Zekâ, çalışkanlık olmadan kendi başına başarı getirmez. Çalışkanlık ise, zekâyla birleşmedikçe aptallığa dönüşür. Başarı ancak zekâ ve çalışkanlık bir arada olunca, söz konusu olacaktır.

Bir başka örnek de at ve koyun ikilisi. At, hedefe doğru durmadan koşar. Koyun ise, uysallığın simgesidir. Eğer bir kişi etrafa bakmadan, çevresiyle uyum sağlamadan yalnızca kendi hedefine doğru koşarsa, çevresiyle mutlaka çatışır, sonuçta hedefine de ulaşamaz. Buna karşın ne pahasına olursa olsun yalnızca çevresine uymaya çalışırsa, hedef kaybolur.

KONUYLA İLGİLİ YAZILAR

Chuxi Efsanesi

Çin Takvimine Göre Hangi Yılda doğdunuz

Çin Bahar Bayramı Hazırlıkları (Fare Yılı)

Çin Yeni Yılının İlk Görüntüleri Ayrıntılar Geliyor

2/7/08

ÇİN MUTFAĞI


Çinlilerin “yemeklerle beslenmek ilaçlarla beslenmekten iyidir” diye bir atasözü vardır. Bu söz, insanların sağlıklı beslenirken yemeklerin yapısına özen göstermeleri gerektiğini ifade ediyor. Bazı kişiler ekonomik durumları iyi olmamasına rağmen mümkün olduğu kadar yemekleri iyi ve sağlıklı bir şekilde hazırlamaya çalışıyorlar. Ekonomik durumu iyi olanlar da sağlıklı yemeklere daha büyük önem veriyorlar. Zaman içinde yemek faaliyeti insan yaşamının değişik yönlerini de ilgilendirmeye başladı. Böylece, toplumsal ilişkiler için protokol ve yemek geleneğinin yanında, yeni yıl ve bayramlar için, inançlar, düğün ve cenaze, doğum ve doğum günü için de yemek yemek gelenekleri meydana geldi.

  Toplumsal temaslar için protokol ve yemek geleneği esas olarak sosyal yaşam alanında kendini gösteriyor. Yakınlar ve dostlar arasındaki temaslar, bilindiği gibi oldukça fazladır. Bu çevrede, örneğin çocuk doğumu ve yeni bir eve taşınma gibi önemli olaylarla karşılaşıldığı zaman, genellikle hediyeler alınır, ziyaretler gerçekleştirilir. Ev sahibinin ise herşeyden önce düşündüğü şey, konuklara hangi yemekleri ve içecekleri vereceğidir. Mümkün olduğu kadar bol ve güzel yemekler hazırlanmalı, konuklar memnun edilmelidir. İşadamları da iş görüşmeleri ve pazarlık yaparlarken “iş yemeklerine” alışkındırlar. Yemek bittiğinde, iş de tamamdır!

  Her bölgenin örf ve adetlerinin değişik olması nedeniyle konuklara verilen yemekler de kendi özelliklerine sahiptir. Eskiden Beijing’de misafirler makarnayla ağırlanırsa, ev sahibinin misafirlerin kalmalarını istediği anlamına geliyordu. Eğer misafirler kalırlarsa ev sahibi yakınlık göstermek için misafirleri bu Jiao Zi (mantı) ile ağırlar. Yakın ve dostlar ziyaret edilirken hediye olarak “Jingbajian”, yani sekiz çeşit pasta verilir. Güney Çin’deki bazı köylerde ev sahibi gelen misafirlere çay getirdikten sonra hemen mutfağa giderek pasta yapar, ya da birkaç yumurta ya da birkaç parça “Niangao” (yapışkan pirinçten yapılmış bir tatlı) haşlanarak şeker konulmuş halde misafirlerini bunların tadına bakmaya davet eder, sonra da asıl yemeği pişirir.

  Çin’in doğusunda bulunan Fu Jian eyaletindeki Quanzhou kentinde halk ziyarete gelen misafirleri meyvelerle ağırlar. Yerel halk kitleleri buna “Tian Tian”, yani “Tatlı Tatlı” derler. Bu aynı zamanda misafirleri tatlıyı yemeye davet etmek anlamı da taşır. Ayrıca meyveler arasında mandalina da bulunmalıdır. Çünkü yerli lehçede “Ju” yani mandalina, “Ji” yani “uğurlu” sözcüğüyle eşseslidir. Bu, misafirlerin uğurlu olması ve mandalina gibi tatlı yaşamasını temenni etmeyi simgeler.
   Misafirler yemeğe davet edilirken bölgelere göre, gelenekler de farklıdır. Beijing bölgesinde en basitinden sekiz tabak soğuk yemek ve 8 kase sıcak yemek olmalıdır. Çin’in kuzeyinde bulunan Heilongjiang bölgesinde ise konukları ağırlamak için çift sayılı yemekler verilmeli, yani her yemek çift sayılı olmalıdır. Ayrıca bazı yerlerde yemekte mutlaka balık da olmalıdır. Balık, ailenin zengin olduğunu ve “fazlası var” demek istediğini gösterir. Toplumsal yaşamda en fazla yer verilen ve en görkemli düzenlenen yemekler arasında, örneğin kız isteme yemeği, kız veya delikanlıyı görme yemeği, nişan yemeği, düğün yemeği ve yeni evli kızın anne-babayı ziyaret yemeği gibi yemekler vardır. İçlerinde en görkemlisi düğün yemeğidir. Örneğin, Çin’in kuzey bölgesinde yer alan Shanxi eyaletinde düğün yemeklerinin her birinin anlamı farklıdır. İlk yemek kırmızı ettir. Yani “kırmızı” ile “tüm ailenin mutluluklarla dolu” olduğu ifade edilir. İkinci yemek, “mutlu aile”dir; bu “tüm ailenin neşe içinde bir araya gelme ve mutluluklardan yararlanması” anlamına gelir. Üçüncü yemek ise Babaofan’dır. Aşureye benzeyen bu yemek, yapışkan pirinç, Çin hurması, zambak, kuru meyveler ve nilüfer tohumları gibi sekiz malzemeden yapılır. Bu yemeğin anlamı, birbirini severek evlenenlerin sonuna kadar beraber yaşamalarıdır.
Kaynak : Çin Kültür Merkezi

2/6/08

Çinlilerin Yeni Yıl Yemeği Çin Mantısı (Jiao zi)

Çinliler yeni yılda yapmış oldukları mantı. Orta asyadaki Türklerin yapmış olduğu mantı ile aynı şekil. Peki kayseri mantısından farkı ne bu Çin mantısının ? Boyutları biraz büyük o kadar :)

Malzemeler

400 g un
300 g kıyma
1 kaşık tuz
100 g taze soğan ( kıyılmış )
2 çay kaşığı zencefil

Yapılışı
(1) Unu 100 ml su ile karıştırıp hamur haline getirin ve yumuşayana kadar yoğurun, daha sonra dinlenmesi için 30 dakika kadar bekletin.
(2) İçi hazırlamak için kıymaya 200ml su ve biraz tuz koyup karıştırın. Daha sonra kıyılmış soğanları ekleyip robottan geçirin ve 100 parçaya bölün.
(3) Hamuru dört parçaya ayırıp uzun rulolar yapın ve her birini 25 parçaya bölün ve her birini inceltip ( resim 1) içlerine karışımı koyup resim 2-3’deki gibi hamuru kapatın.
(4) 2 litre suyu geniş bir tencerede kaynatın ve hamurların yarısını boşaltıp şekil 4’deki gibi hafif hafif karıştırın ve bir taşım kaynatın. Kaynayınca üzerine soğuk su koyup yine kaynatın ve bu işlemi 2 kez daha yapın ta ki hamurlar su yüzeyine çıkana kadar. Bu işlemleri kalan hamur için de uygulayın ve servis yapın.