Showing posts with label uzakdoğu. Show all posts
Showing posts with label uzakdoğu. Show all posts

4/9/08

Japonya'da Ninja Festivali


Japonya'nın başkenti Tokyo'da Ninja festivali düzenlenmiş, 6 gün devam eden festivali 30.000 kişi izlemiş. Ninja festivalinde küçük ninjalar yarıştırılmış, sessizlik, çevresindeki aletleri silah olarak kullanabilme gibi bir çok aktivite yapılmış.

Küçükken çok sevdiğim filimlerdi Ninja filimleri, hiç unutmam bakkallarda satılan ninja kartları alıp oyun oynadığımızı. Ufakken ninjaların attığı o zamanlarda bizim yıldız dediğimiz aletin adı da San ma Shuiken miş (telaffuz yanlışlığı olabilir) Shuiken'in anlamı el içinde gizli bıçak demekmiş...

Peki Ninja nedir ?

Çoğunlukla efendilerinin huzurundan kovulmuş ve ya kendi istekleriyle ayrılmış samuray ların zaman içinde sayıca az olmalarını bir avantaj haline dönüştürmek için oluşturdukları gizlilik temelli savaş sanatı ninjalık olarak tarihte yerini aldı. Ninja wikipedi..

Youtube da en çok izlenen Ninja Videosu



Ninja Kime Denir ?

Ninja olabilmek için hangi eğitimleri almak gerekir?

Herkes Ninja olabilir mi?

Ninjalar neden siyah giyer?

2/16/08

Pekin Usulü Krep


Malzemeler

3 yumurta

küçük bir kase kıyılmış taze soğan

1 çay kaşığı tuz

5 çay kaşığı sıvı yağ

yapılışı:

(1) yumurtaları bir kasede iyice çırpın ve soğanları ve tuzu ekleyin.

(2) yağı iyice kızdırın ve yumurtayı ekleyin. yumurtayı tavaya yayın ki hepsi pişsin. iki tarafını da kahverengileşinceye kadar pişirin ve servise hazır edin.
Kaynak :Çin Kültür Merkezi

Konu İle İlgili Diğer Yazılar

Çin Mutfağına Genel Bakış ve 8 Büyük Çin Mutfağı

Çinlilerin Yeni Yıl Yemeği Çin Mantısı (Jiao zi)

2/12/08

Çin Mutfağına Genel Bakış ve 8 Büyük Çin Mutfağı


Yine ar-ge çalışmalarına devam ederken Sabah gazetesinden Yavuz Donatın yazısı ile karşılaşıyorum. Yazısı bu şekil devam ediyor. Oturuyoruz Çin mutfağını araştırmaya, bulduğumuz bilgiler çok ilginç. Çinlilerin 8 büyük mutfağı varmış ve her mutfak farklı bir şeyi temsil ediyormuş. Çin’in 8 yöresel mutfağı”ndan Su ve Zhe mutfakları, Yangze Irmağı’nın güneyindeki güzel kızları; Lu ve Hui mutfakları Çin’in kuzeyindeki güçlü erkekleri;Yue ve Min mutfakları yakışıklı gençleri; Chuan ve Xiang mutfakları ise aydın kişileri temsil ediyormuş. Hemen koyuluyoruz bu 8 mutfağı araştırmaya. Nedense ilgimi Yangze Irmağı’nın güneyindeki güzel kızları temsil eden Su ve Zhe mutfakları dikkatimi çekiyor :) Resimdeki hamur işleri yengeç unundan yapılmış ilginç diye onu koydum :)

Su (Jiangsu) mutfağı

Mutfağın kaynağı:Yangzhou, Suzhou ve Nanjing olmak üzere 3 yerel mutfak.
Özellikleri:Haşlama ve buharda pişirme en çok kullanılan yöntemlerdir. Çorbanın özgün tadının korunmasına önem verilir.
Meşhur yemekleri:Tavuk suyuna soya unundan yapılan erişte, sığır ayağı kıkırdak yemeği, yengeç unundan yapılan hamur işleri...

Zhe (Zhejiang) mutfağı

Mutfağın kaynağı: Hangzhou, Ningbo ve Shaoxing olmak üzere 3 yerel mutfaktır. Yöresel mutfaklar içerisinde en meşhuru Hangzhou mutfağıdır.
Özellikleri: Lezzetli, yumuşak, yağsız.
Meşhur yemekleri: Longjing karidesi, dilenci tavuk kızartması ve sirkeli Xihu balığı.

Lu (Shangdong) mutfağı

Çin’in 8 başlıca mutfağından biri olan bu mutfağın kaynağı::Ji’nan ve Jiaodong olmak üzere iki yöresel mutfak.
Özellikleri:İştah açmak için bol yeşil soğan ve sarımsak kullanılır.
Meşhur yemekleri: Karides kızartması, haşlanmış deniz midyesi ve tatlı su balığı kızartması.

Chuan (Sichuan) mutfağı

Mutfağın kaynağı:Chengdu ve Chongqing olmak üzere 2 yerel mutfak.
Özellikleri:değişik baharat ve soslarıyla ünlüdür.
Meşhur yemekleri: Fıstıklı tavuk kızartması, Ayı avucu haşlaması, acı ve tatlı domuz eti haşlaması, tatlı ve biberli acı yengeç haşlaması.

Yue (Guangdong) mutfağı
Mutfağın kaynağı:Guangzhou, Chaozhou ve Dongjiang olmak üzere 3 yerel mutfak. Yöresel mutfaklardan en meşhuru Guangzhou mutfağıdır.
Özellikleri: Kızartma, haşlama ve buharda pişirme ağırlıklıdır. Tadı ise lezzetli, hafif ve gevrektir.
Meşhur yemekleri: Yılan yemeği, yavru domuz kızartması, kavun çorbası ve tatlı ve acılı domuz eti kızartması (ıyy).

Xiang (Hunan) mutfağı

Mutfağın özellikleri: Baharatlı, sirkeli, değişik acılar. Özel olarak sirkeli ve acılı yemeğe önem verilir.
Meşhur yemekleri: Tatlı lotus, soyalı balık haşlaması.

Min (Fujian) mutfağı

Mutfağın kaynağı: Fuzhou, Quanzhou ve Xiamen gibi yöresel mutfaklar bir araya getirilmiştir. Fuzhou mutfağı, Fujian mutfağının ana kaynağıdır.
Mutfağın özellikleri: Deniz balıkları sık sık yemek malzemesi olarak kullanılır. Şeker, acı ve tuz kullanımı ile, yemeğin rengi ve lezzetine özel önem verilir.
Meşhur yemekleri: Kar çiçekli tavuk yemeği, altın uzun ömür yemeği, portakal sulu jiaji balığı yemeği, Taiji karidesi ve balık kızartması.

Hui (Anhui) mutfağı

Mutfağın kaynağı: Anhui eyaletinin güneyi, Yanze nehri ve Huai nehri gibi yöresel mutfakları bir arada toplamıştır. Anhui eyaletinin güney mutfağı Anhui mutfağının esas kaynağıdır.
Mutfağın özellikleri: Domuz budu ve şeker olarak kullanılır. Haşlama yöntemi sık kullanılır ve pişirme sıcaklığına özel önem verilir.
Meşhur yemekleri: Su kabağı ve ördek yemeği.

(Kaynak: cri.cn)

Çinlilerin Yeni Yıl Yemeği Çin Mantısı (Jiao zi)

2/8/08

Çin Malı Hakkında Bilinmeyenler Made in China / Made in PRC

Bu yazıyı neden yazıyorum;
Eda ablanın ve alinin blogundaki yarım bilgileri tamamlamak için yazıyorum daha doğrusu yorumlardaki bilgileri tamamlamak için yazıyorum. Konu hakkında az bilgisi olan da konuşuyor bilmeyende. Yazıya başlamadan önce şu konuyuda belirtmek istiyorum "ben Çin'den mal getirmiyorum!.." Aşağıda soru cevap şeklinde anlatacağım.

Çin malı kalitesiz mi?

Çin malları kalitesiz, bu cümleye asla katılmıyorum. Çin'de her kalitede mal bulabilirsiniz.

Peki neden Türkiye'ye dandik mallar getiriliyor yada Türkiye'ye her gelen mal kalitesiz mi?

Neden kalitesiz mallar getiriliyor, bu konuyu daha önce Fırsatçı Çin İthalatçısı başlığı altında yazdım. Türkiye'ye her gelen mal kalitesiz değil ama Çin mallarının halkın gözünde kötü bir imajı var.

Bu kötü imaj nasıl oluştu?

Kötü imajı tabiki de biz halk olarak oluşturmadık, kötü imajı oluşturan kişiler şuan Çin'den ithalat yapan ama bu imajın oluşmasından şikayetçi olan kişiler. Zamanın da halka dandik malları sattıklarında 3-5 yıl sonrasını düşünemeyecek kadar kuş beyinli ithalatçılardı. Bu cümlenmden şuan bu kişilerin kaliteli mal getirdiği gibi bir anlam çıkarmayın, kalitesiz mal getiren çook firma var.

Peki kalitesiz mal neden Türkiye'ye sokuluyor?

Türk standartlarına uymayan ne diş fırçaları gördük, sağlık sertifikası almış. Bunların hepsi gümrüğe takılmadan geçiyor, devlet maalesef denetim mekanizmasında sorun yaşıyor. Olan gariban halka ve kaliteli mal getiren ithalatçıya oluyor.

Şimdi gelelim Made in PRC ye :) Asıl açılımı “People’s Republic of China” bu kelimeyi 3 yıl önce bir abinin bana anlatması sonucu öğrenmiştim. Bir gün Doğu Bank'tan pil alırken lütfen Çin malı olmasın dedim, çünkü Çin malları kalitesiz kelimesini onlara bağlıyorum.
- Yok abi Made in PRC bunlar dedi.. (Ürününü iyi tanıyan esnaf modeli)
- Hımm o zaman alıyım ama PRC neresi dedim :)
- ????
- Açılımını yaptıktan sonra pilleri almadan çıktım.

Peki şimdi halkımız ne yapıcak, gidip her malın menşei şahadetnamesine bakacak.. Made in china yada made in PRC yazıyorsa almıyacak. Peki ithalatçı buna nasıl önlem alıyor, efendim TSE standartlarına uymayan ürünü yurda sokan kişi malın altına menşei şahadetnamesini yazdırmadan da sokar.. Türkiye'ye gelen kolilerin üzerinde made in China yazar ama kolinin içindeki mal da menşei hakkında yazı yok. Sonra o koliyi burda değiştirir made in italy, made in bilmem ne istediğini yazar. Yani tüketici olarak önlem almak zor, devletin denetim mekanizmasının çalışması gerekiyor.

Gelelim Çin malı pahalı ürünlere, nike aldım made in china yazıyordu ama bu ayakkabının zor görebileceğiniz bir yerinde yazıyor ayakkabının fiyatı pahalı ama nike bir şekilde satıyor. ZARA mağzaları üretiminin %90 Çin'de yapıyor Türkiye'ye gelen ürülerin % 100 ü Çinden geliyor.

Çin malları kalitesiz imajı nasıl kırılır..

1- İthalatçı dürüst olursa
2- Devlet denetim mekanızması iyi çalışırsa
3- Tüketici bilinçli olursa

KONU İLE İLGİLİ DİĞER YAZILAR

ÇİNLİ YETKİLİ : ÇİN MALLARI GÖNÜL RAHATLIĞI İLE TÜKETİLEBİLİR

Çin mallarını Çin Seddi bile engelleyemeyecek

Fırsatçı Çin ithalatçısı

Çinin Tahtakalesi Yiwu

Dünya ekonomisi “Çinleşecek” mi?

2/4/08

Çin Takvimine Göre Hangi Yılda doğdunuz


1948 老鼠 Fare ( lao shu)
1949 牛 Öküz (niu)
1950 老虎 Kaplan (lao hu)
1951 兔子 Tavşan (tu zi)
1952 龙 Ejderha (long)
1953 蛇 Yılan ( She)
1954 马 At (ma)
1955 羊Koyun (yang)
1956 猴子 Maymun (hou zi)
1957 鸡 Tavuk (ji)
1958 狗 Köpek (gou)
1959 猪 Domuz (zhu)
1960 老鼠 Fare ( lao shu)
1961 牛 Öküz (niu)
1962 老虎 Kaplan (lao hu)
1963 兔子 Tavşan (tu zi)
1964 龙 Ejderha (long)
1965 蛇 Yılan ( She)
1966 马 At (ma)
1967 羊Koyun (yang)
1968 猴子 Maymun (hou zi)
1969 鸡 Tavuk (ji)
1970 狗 Köpek (gou)
1971 猪 Domuz (zhu)
1972 老鼠 Fare ( lao shu)
1973 牛 Öküz (niu)
1974 老虎 Kaplan (lao hu)
1975 兔子 Tavşan (tu zi)
1976 龙 Ejderha (long)
1977 蛇 Yılan ( She)
1978 马 At (ma)
1979 羊Koyun (yang)
1980 猴子 Maymun (hou zi)
1981 鸡 Tavuk (ji)
1982 狗 Köpek (gou)
1983 猪 Domuz (zhu)
1984 老鼠 Fare ( lao shu)
1985 牛 Öküz (niu)
1986 老虎 Kaplan (lao hu)
1987 兔子 Tavşan (tu zi)
1988 龙 Ejderha (long)
1989 蛇 Yılan ( She)
1990 马 At (ma)
1991 羊Koyun (yang)
1992 猴子 Maymun (hou zi)
1993 鸡 Tavuk (ji)
1994 狗 Köpek (gou)
1995 猪 Domuz (zhu)
1996 老鼠 Fare ( lao shu)
1997 牛 Öküz (niu)
1998 老虎 Kaplan (lao hu)
1999 兔子 Tavşan (tu zi)
2000 龙 Ejderha (long)
2001 蛇 Yılan ( She)
2002 马 At (ma)
2003 羊Koyun (yang)
2004 猴子 Maymun (hou zi)
2005 鸡 Tavuk (ji)
2006 狗 Köpek (gou)
2007 猪 Domuz (zhu)
2008 老鼠 Fare ( lao shu)

Konu ile ilgili diğer yazılar..

Chuxi Efsanesi

Yeni Yıl Dolayısıyla Çin Konsolusluğu Kapalı

Ejderha Dansı

Aslan Dansı

Niu Yangge Dansı

1/17/08

Uzakdoğunun vazgeçilmezi Aslan Dansı LİON DANCE

Blog yazarları toplantısından sonra konuşurken Süleyma abi wolkanca ve ömerin bana biraz daha görsel bir blog yap tavsiyesi üzerine Çin kültüründen görüntüleri bloguma taşımaya karar verdim. Bunlardan biride uzak doğunun vaz geçilmezi Aslan Dansı Video da izliyeceklerinizde 2006 yılında şampiyon olmuşlar çok hoşuma gitti.

8/28/07

Çin mallarını Çin Seddi bile engelleyemeyecek


20.Çin mallarını Çin Seddi bile engelleyemeyecek
Ülkemizdeki Çinli satıcılar ''Çin malları ucuz olur'' ön yargısından oldukça rahatsız. ''Çin'de pahalı ve kaliteli mallar da var'' diyorlar. Çin'den Türkiye'ye ucuz mal getirmelerinin nedenini de 'ucuz mala olan talep' olarak açıklıyorlar.


29 yaşındaki Çinli pazarcı Suu, İstanbul'un Salı Pazarı'ndaki küçük tezgâhında Çin malları satıyor ve pazardaki en ucuz tezgahlardan biri. Liseyi Çin'de bitiren ve okumayı sevmeyen Suu, ticarete atılmaya karar vermiş, iki yıl önce de İstanbul'a gelmiş.
------------------------
Ucuz ve kalitesiz Çin malları Türkiye'yi istila ediyor
Daha fazla kazanabilmek amacıyla özellikle ucuz malları istiyorlar
İddialara göre bu sayede yüzde 300 kâr ediyorlar
Bu istilanın gerçek sorumlusu olarak Türk ithalatçılar gösteriliyor
Bunun yanı sıra Çinli girişimciler de Türkiye'ye gelmeye başladı
Sadece İstanbul'da yaklaşık 1000 Çinli çalışıyor
Türk işadamları, 'kızıl mallara' karşı kota getirilmesini istiyor
------------------------- Çinli pazarcı Suu, tezgâhtan bakmak için aldığım Çin malı dürbüne dikkatini vermeye çalışarak, yanımda duran başörtülü teyzeye laf yetiştirmeye çalışıyordu. Teyze ise almaya niyetlendiği işlemeli küçük el çantasının fermuarındaki tutukluk nedeniyle biraz da kızmış bir ifadeyle söylenmekteydi. Suu dürbünün hâlâ elimde, benim de yerimde olduğuma emin olduktan sonra, teyzenin elinden çantayı alarak fermuarı açma metodunu gösterdi ve bozuk Türkçesiyle "İşe boyle yapiyosuu. Eline tutuyo, çekiyosu; aciliyo" dedi. Ne var ki teyze, çantayı almaktan vazgeçti ve salınarak uzaklaştı. Suu bunun üzerine yeniden bana döndü ve "Alaca mısın onu" diye sordu. Anlaşılan başına nahoş şeyler de gelmişti İstanbul'un Salı Pazarı'ndaki küçük tezgâhında ve belli ki çarpılmaktan korkuyordu. Eh, ne de olsa bir yabancıydı. Hem de uzağın da uzağı bir ülkeden, Çin'den gelip İstanbul'da çalışan 1000'e yakın Çinliden biriydi. 29 yaşındaydı; İstanbul'a gelmeden önce bir müddet Bulgaristan'da kalmıştı. Tezgâhındaki mallar büyük oranda Çin malıydı ve açıkçası pazardaki en ucuz tezgâhlardan biriydi. Hal böyle olunca tezgâh önünde sirkülasyon da fazlaydı. Suu'nun iki ablası İtalya ve Almanya'da yaşıyordu. Çin'de liseyi bitirmiş ve okumayı sevmediği için ticarete atılmaya karar vermişti. Bir diğer Çinli Bay Ye ise, Tahtakale'de Şark Han'daki dükkânların birinde kurulu Yaolong Dış Ticaret Şirketi'nin sahibi, 37 yaşında ve yüksekokul mezunu. Beş yıldır Türkiye'de. Bu yüzden vergi mevzuatına, bilumum hesap kitap işlerine pek yatkın. Dükkânında yaklaşık bin çeşit mal bulunduran Bay Ye, bunları 500 bin ile 10 milyon TL arasında sattığını söylüyor. Türkiye iş çevrelerinde ve medyada hâkim olan 'Çin istilası' zihniyetini ise doğru bulmuyor Bay Ye. "Üstelik" diyor, "Çin'den mal getiren Türk işadamlarının sayısı bizimkilerden çok. Yani Türkler, Çinlilerden daha fazla zararda". Ancak Bay Ye'nin, Türk hükümeti tarafından Çin mallarına karşı uygulanan 'kota' ve 'gözetim' önlemlerinden pek haberi yok. Yine de bu tür uygulamalar halinde daha pahalı ve kaliteli mallar getirebileceğini, kendi açısından bir problem olmadığını söylüyor.
Çin istilası ne demek?
Evet, yukarıda ikisinin kısa öykülerini anlattığımız şekliyle ve Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün deyişiyle 'Çin istilası' artık semt pazarlarındaki perakende tezgâhlarına kadar inmiş durumda. Tabii aslında yazıda biraz da karikatürize ederek ifade ettiğimiz gerçekler, aslında pek öyle yenir yutulur şeyler değil. Zira, ATO rakamları 'istila'nın çoktan gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Çin malları Türkiye'de 30 sektörü etkiliyor. Örnek olarak piyasadaki her 100 oyuncaktan 95'i, 100 armatürden 76'sı Çin ürünü. Türkiye'ye giren kaçak mallarla birlikte, Çin malları istilasının maliyeti ise 5-7 milyar dolar arasında. Raporda verilen başka rakamlar da var. Mesela 2002 yılında Türkiye'ye giren 130 bin Çin malı bisiklet yüzünden bin kişinin işinden olduğu, kilit üreticisi irili ufaklı 20 firmanın yine Çin istilası yüzünden kapandığı belirtiliyor. Ancak hem bu 'istila' raporunun satır aralarında, hem haberi hazırlarken konuştuğumuz pek çok işadamının ağzında, belki de Türkiye'yi daha çok ilgilendirmesi gereken başka gerçekler de bulunuyor. Örneğin, ATO raporunda "...düşük fatura, açıktan ödeme gibi yöntemler kullanılması nedeniyle, ithalat rakamı resmi rakamların üzerinde" iddiası var.Yine rapora göre, tüketici, aldığı malın TSE damgası, garanti belgesi, satış ağı ve servisi olup olmadığına bakmıyor. Faturasız ve işporta malı alıyor. Ucuz diye kalitesiz malları tercih ediyor. Hatta devlet bile Çin malı satın alıyor. Bunun örneği de Ders Araçları Yapım Merkezi'nin, okulların ihtiyacı olan 30 bin cam termometreyi Çin'den almış olması. Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TÜRSAB da ilk ağızdaki Çin malı kullanıcılarından.Tam bu noktada kalitesiz Çin mallarının Türkiye'ye giriş yöntemleri ve yollarına da bakmak gerekiyor. Görüştüğümüz tüm işadamları, özellikle gümrük kapılarında kaçak girişlerin oldukça yoğun yaşandığını öne sürüyor. Hal böyle olunca da Çin'den yapılan 2.5 milyar dolarlık ithalatımızın da aslında sadece 'resmi rakam' olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Bunun dışında işadamlarının bir tespiti de TSE'nin yeterince ve etkin biçimde çalışmaması.
Türkler ithal ediyor
Peki gümrüklerin ötesinde bu kalitesiz Çin mallarının Türk pazarına girişinden kim sorumlu? Sorunun cevabı yine işadamlarından geliyor: "Türkler". Çünkü Türk ithalatçılar, bulunabilecek en ucuz malların peşine düşüyor ve onları Türkiye'de yüzde 300'e varan kârlarla satıyor. Bu arada 'off the record' olarak anlatılan bir anekdotu da burada aktarmak gerekiyor. Anekdot, Çin'de geçiyor ve biri Çinli diğeri Türk iki kafadarın Türkiye'de Nokia ürünlerinin iyi satıldığını tespit etmeleriyle başlıyor. Bu tespitin ardından Çin'de hemen sahte Nokia parçaları üreten bir atölye kuruluyor ve iki kafadar bu işten halen 'çok güzel para kazanıyor'.Aslında Çin mallarının piyasaları istila etmesinden yalnız Türkiye değil, tüm dünya mustarip. Türkiye'de durumun vahameti biraz daha katmerli o kadar. İşadamları ise, ülkede acilen üretimi destekleme politikalarının yeniden ele alınmasını, sanayicilerin üzerindeki vergi, yatırım ve enerji maliyetleri ile istihdamın üzerindeki yüklerin düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Tabii bir de özellikle gelişmiş ülkeler bize uygularken bağırıp çağırdığımız 'kota' meselesi, yani söz konusu ülke mallarının girişini sınırlamak var. Başta ticaret odaları olmak üzere iş çevrelerine ait pek çok sivil toplum örgütü, Çin'e uygulanacak kotalar konusunda hayli hevesli davranıyor. Ancak özellikle Çin'le iş yapan sanayici ve işadamları, bunun Çin tarafını küstürdüğü görüşünü savunuyor. Üstelik aynı işadamlarına göre hafızaları hayli kuvvetli olan Çinliler, Türkiye'nin bu tavrı karşısında şaşırıyor ve toplam 2.5 milyar dolarlık ithalatımızın nasıl olup da pek çok sektörü vurduğunu anlamaya çalışıyor. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ise bir beyanatında koruma önlemleri açısından her türlü tedbirin alınmasına rağmen, Çin malı hücumuna uğradığımızı söylüyor. Çin'in farklı metotlar uyguladığını savunan Tüzmen, "Tehlike, sadece Çin'den gelen mallar değil. Bugün Avrupa Birliği'nden de Çin malları gelmeye başladı" diyor. Tüzmen bunun yolunu ise aynı beyanatta şöyle anlatıyor: "Çin ürünleri, damping soruşturması, fon ya da kota getirilmesi gibi ne yapılırsa yapılsın, engellenemiyor. Bu önlemler alındığında da ithalatı yapanlar Çin'de üretilse bile başka ülkede üretilmiş gibi gösterip getiriyorlar. Bunun yanında ithalatta düşük miktar ve düşük bedel beyanları da var."Tüzmen'in, Tempo'ya verdiği bilgiler arasında, aralarında Çin mallarının da bulunduğu ürünlerde yapılan denetimler sonucu, 26 firma hakkında kaçakçılık suçu işlemekten dolayı adli takibat başlatıldığı bulunuyor. Tüzmen ayrıca Gümrük Müsteşarlığı'nın da çok daha dikkatli davrandığını belirtiyor ve "Gümrük idarelerinde çalışan tüm muayene memurlarından kurulu muayene kurulu uygulamasına geçilecek. Bu sayede bütün memurlar güncel bilgilerle donatılacak ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunabileceği için, sorunlara ortak çözüm üretebilecek".Evet, Çin'in inkâr edilemez potansiyeli öyle görünüyor ki, Türkiye'yi daha uzun zaman uğraştıracak ve Çin malları her türlü 'Çin Seddi'ne rağmen ülkeye girecek. Bu arada hatırlatmakta fayda var; 2005'e de çok bir şey kalmadı. 2005'te ne mi olacak? Kotalar kalkacak ve isteyen istediği yere elini kolunu sallaya sallaya gidebilecek...
Kaynak: Tempo

ÇİNLİ YETKİLİ : ÇİN MALLARI GÖNÜL RAHATLIĞI İLE TÜKETİLEBİLİR


in Ticaret Bakan Yardımcısı Gao Hucheng, Çin’den ihraç edilen ürünlerde kalite güvenliği sorunu olmadığını vurguladı.
Gao Hucheng, Çin basınında 27 Ağustos’ta yer alan demecinde, Japonya Sağlık, Çalışma ve Sosyal Refah Bakanlığı tarafından geçen yıl ithal edilen mallara yapılan kalite kontrollerinde, Çin’den ithal edilen gıda ürünlerinin kıstaslara uygunluk oranının yüzde 99.42′yi bulduğunu, buna karşı ABD’ninkinin yüzde 98.69, Avrupa Birliği’ninkinin de 99.38 olduğunu hatırlattı.
Çin mallarının kalitesi ve gıda ürünlerinin güvenilirliği konusunda yabancı basında yer alan olumsuz haberler üzerinde de duran Gao Hucheng, Çin’in ihracatının bu yılın ilk yarısında istikrarlı artış eğilimini sürdürdüğüne, haklarında olumsuz haber yapılan gıda ürünlerinin ihracatının yüzde 22, ilaç ihracatının yüzde 41, oyuncak ihracatının da yüzde 28 oranında arttığına dikkat çekti. Yetkili, bu verilerin yabancı ithalatçı, perakende satıcısı ve tüketicilerin akla dayalı hareket ettiklerini, yanlı haberlere inanarak Çin mallarına yönelik genel tespitlerini değiştirmediklerini gösterdiğini vurguladı.

Son dk. Çinden Nakliye firmasıyla anlaşma!

Shanghaida bulunan bir nakliye firmasıyla anlaşma imzalamış bulunmaktayım. Çinden hertürlü alımlarınızda Çinli uzmanlarla çalışmaya ne dersiniz. Nakliye konusunda beninle irtibata geçebilirsiniz.

Çinin Tahtakalesi Yiwu

Türkiyede meşhurdur Tahtakale her ülkede böyle toptancıların toplandığı merkezler vardır. İşte Çininde tahtakalesi Yiwu’dur yiwudaki bütün dükkanları 1 ayda gezemezsiniz. Ülkenin dili Çince her ne kadar ingilizce bilenlerin sayısını çok deselerde Yiwuda bu sayı çok az hatta yok denecek kadar. Aradığınız hemen her ürünü her kalitede burda bulabilirsiniz. Fuar cazibesini kaybetti yeni bir mekan arayanlar için Yiwu iyi bir seçim. Yiwu hakkında sorularınıza ve yiwudaki firmalara ulaşmak isteyenler yavuzselimsen@gmail.com adresinden irtibata geçebilirler. Detaylı bilgi için tıkla.

Uzakdoğu Fırsatlar Ülkesimi?

Aslında dünyanın hemen her tarafında fırsatların olduğunu sadece onu görebilecek kişilerin olması gerekir. Uzakdoğu da dünyanın her tarafı gibi bir potansiyele sahiptir. Uzakdoğu derken önceleri japon malları kaynarken şimdi ithalatımız Çine kaymış durumdadır. İthalat ihracat arasındaki bu dengesizliği aşmaya dursun yetkililer, biz gelelim uzakdoğudaki fırsatlara. İşçiliğin, enerjinin ucuz olması tabiki bir avantaj ama bu da yanında bir dizi sorun getirmekte kalitenin düşük olması aynı standartın sağlanamaması v.s. Uzakdoğu demek sadece Çin demek değil çinin etrafındaki küçük ülkelerde büyük potansiyel taşımakta. Birde Çine İhracat var bunu yapabilmek için ise marka olup dünyada sesinizi duyurmanız gerekiyor. Çinin zengin nufusu Türkiyenin nufusundan daha fazla.