Showing posts with label china. Show all posts
Showing posts with label china. Show all posts

4/6/08

Tüm Dünyada National Geographic Mayıs Sayısı Çin


National Geographic Türkiye ekibi daha yazıları hazırlamadı, daha fotoğraf çekme işlemlerini bitirmedi ama konu Çin olunca haberimiz oluyor.

Tüm dünya da National Geographic dergisi mayıs sayısında doğunun yükselen devi Çin'i yazacakmış. Hal böyle olunca National Geographic ekibi almış ellerine fotoğraf makinası çıkmışlar istanbul sokaklarına.

İstanbul da Çin ile alakalı en önemli kurumlardan birisi olan Çin Kültür Merkezinin çalmışlar kapısını. Ben dün (5 nisan 2008) Çin Kültür Merkezinde olunca bizde karşılaştık National Geographic ekibi ile, Mayıs sayısı hakkında biraz bilgi edinme fırsatımız oldu. Ne yazarlar bilinmez ama aldığımız tüyoları aktaralım dedik okuyucularımıza.

İstanbula gelen Olimpiyat Meşalesi, İstanbul da Çince eğitimi, Çinlilere Çince eğitimi, Tai Chi dersleri, İstanbul da bulunan Çin restaurantları, İstanbulda bulunan Çin bakkalı...

İstanbul da Çin bakkalı varmış, bende ilk fırsatta ziyaretlerine gidecem ve izlenimlerimi burada yazacağım...

Bizde bekliyoruz mayıs sayısını belki bizi de yazarlar :)

3/6/08

Dinazor Parkı Dinosaur park in Nortwest China

Çin'in kuzeybatısın da, xingjiang uygur bölgesin'de Dinazor parkı açılmış. Uygur bölgesindeki kız ile kavga ettiğimden şimdik xinhuanet haber ajansının haberi ile idare etmek durumundayı :) Haberin fotoları..



2/28/08

PEKİN HAVAALANI TERMİNAL 3 HİZMETE AÇILDI

Pekin 2008 Olimpiyat Oyunları için tasarlanan en önemli inşaat projelerinden biri olan Pekin Başkent Uluslararası Havaalanı Terminal 3 ‘ün ilk iki bölümü dört yıllık bir inşaa süresinden sonra 29 Şubat ve 26 Mart’ta kullanıma açılacaktır.
Terminal 3 üç C,D ve E olamk üzere toplamda 1,000,000 metre karelik bir alandan oluşmaktadır. Salon C iç hatlar ve dış hatlar check-in, iç hatlar gidiş ve iç ve dış hatlar bagaj alım için hizmet vermektedir. Salon D geçici olarak Olimpiyat ve Paralympic Oyunları süresince charter uçuşlar için hizmet verecektir. Salon E ise dış hat gidiş ve gelişler için kullanılacaktır.
Havaalanının yeni düzenlemesi için aşağıdaki bilgiler seyahatinizin konforlu geçmesi için yararlı olacaktır.





1. Taşınma Planı
a) 29 Şubat 2008,0:00, Birinci kısıma taşınanlar
Shandong Havayolları(SC), Sichuan Havayolları (3U), Qantas Havayolları (QF), Qatar Havayolları ( QR), British Airways (BA) ve El Israel Havayolları (LY).

b) 26 Mart 2008,0:00, İkinci kısıma taşınanlar
Air China (CA), Scandinavian Airlines (SK), Austrian Airlines (OS), Deutsche Lufthansa (LH), Asiana Airlines (OZ), Air Canada (AC), United Airlines ( UA), All Nippon Airways (NH), Thai Airways (TG), Singapore Airlines (SQ), Finnair (AY), Cathay Pacific Airways (CX), Japan Airlines (JL), Dragonair(KA), Türk Hava Yolları (TK), Emirates (EK), Air Macau (NX), S7 Airlines (S7) VE Egypt Air (MS).

2. Uçuş Tarifesi
Yukardaki uçuşlar Çin Sivil Hava Taşımacılığı Genel Müdürlüğü tarafından açıklanmış olan tarifeye göre hazırlanmıştır. Bu tarihlerde uçuşlarda olacak herhangi bir değişiklik Terminal 2 ‘de veyaher havayolunun kendisince duyurulacaktır.

3. Yer Hizmetleri
a) Yolcular Xidan, Pekin tren istasyonu, Gongzhufen, Fangzhuang, Zhongguancun ve Wangjing ‘den Terminal 3 için havaalanı shuttlelarına binebilirler.
Shuttle kullanmayacaklar için; Terminal 3’e ulaşmak için havaalanı çevreyolundan güney şeriti kullabiirler.
b) Terminal 1,2 ve 3 arasında yocular için özel bir yol ve taşıtlar olacaktır.
c) Havaalanı 2. çevreyolu, Havaalanı güney şeridi ve metro bağlantıları inşaat halindedir; bitimine yakın yetkililer tarafından kullanıma açılacağı zaman ilan edilecektir.

Haber Çin kültür merkezin sitesinden açılmadan önce yapılan haberin içeriğidir. Terminal 3 şuan da kullanıma başlamıştır chinadaily nin haberidir.

1/19/08

Geleneksel Yeni Yıl Kutlamalarının Vazgeçilmezi Ejderha Dansı Dragon Dance

Büyük bir ejderha dansı gösterisi.

1/4/08

Çin Ekonomisinin Aşırı Büyümesi İçin Önlenmesi ve Para Politikalarının Hedefi


Çin Merkez Bankası konumundaki Çin Halk Bankası'nın 2008 Yıllık Çalışma Toplantısı, bugün (4 Ocak) Beijing'de sona erdi. Toplantıda, 2008 yılındaki para politikasının öncelikli hedefinin, ulusal ekonominin aşırı büyümesi ile beliren enflasyon tehlikesinin önlenmesi olduğu bildirildi..

2007 yılı sonunda düzenlenen Merkezi Ekonomi Çalışma Toplantısı'nda, on yıldır uygulanan "istikrarlı para politikası"nda, "sıkı para politikası" yönünde ayarlamaya gidilmesi kararlaştırılmıştı.

Merkez Bankasının çalışma toplantısında, bu politika ayarlamasının ulusal ekonominin istikrarlı ve göreceli olarak hızlı gelişmesi için alınan önemli bir karar olduğu ve Çin'in gelecekteki makro ekonomik ayarlama politikasına da yön vereceği kaydedildi.

Çin Merkez Bankası, sıkı para politikasının Çin ekonomisindeki yapısal ayarlama açısından da yararlı olacağını ve ekonomik büyümeyi önlemeyeceğini belirtti. Çalışma toplantısında, Bu önlemlerin, ülkedeki finans kuruluşlarının kredi yapısı iyileştireceğini kaydeden Banka yetkilileri, böylelikle KOBİ'ler, yaratıcı nitelikteki projeler, enerji tasarrufu ve çevre koruma ile istihdam genişletme gibi alanlara yönelik kredi desteğinin artıracağını ve ekonominin gelişme tarzındaki dönüşümün de hızlanacağını vurguladı.
Kaynak :cri.cn

1/3/08

Google China


Dünyanın en büyük arama motoru olan google'ın Çindeki blogunu gezdim hoşuma gitti paylaşıyım dedim. Buyrun burdan gezin.

12/30/07

Pekin Operası Beijing opera


Pekin Operası, Çin'in önde gelen kültürel değerlerinden biridir. Bu operadaki yüz tipleri, temsil ettikleri karakterlerle insanların ilgi ve beğenisini kazanmış, hatta kimileri bunun koleksiyonunu yapmaya başlamıştır. Yüz tipleri, Pekin Operası'ndaki erkek oyuncuların yüzlerine çeşitli renklerle yaptığı makyajdır. Bu makyajın, biçim, renk ve çeşit bakımından belli kuralları vardır. Operaseverler, bir rolün yüz makyajına bakarak kişinin kahraman ya da kötü adam mı, zeki ya da aptal mı, sevilen ya da nefret edilen bir insan mı olduğunu anlayabilir. Çin'in tüm opera maskeleri arasında özel bir yer tutan Pekin Operası'ndaki yüz tipleri, "sembolik" ve "abartılı" nitelikleriyle kendilerini belli eder. Pekin Operası'ndaki yüz tipleri, rolün karakterini abartılı ve çarpık motiflerle yansıtır.

Çin'in eski operaları, karakterlerin yüz tipleri bakımından kendine has özelliklere sahiptir. Ancak Pekin Operası, çeşitli operaların yüz tiplerindeki özü benimseyerek, birkaç kuşak sanatçının geliştirme ve yeniden yaratma çabalarıyla rengârenk ve kendine özgü bir makyaj sanatı oluşturmuş, böylece Çin'in ulusal kültürünün mücevheri haline gelerek tüm dünyaya ün salmıştır.

Bugün, Pekin Operası'ndaki yüz tipleri bir sahne makyajı olmanın ötesinde, tek başına bir sanat eseri olarak özel bir değere sahiptir. Pekin Operası'ndaki yüz tipleri, renkleri, çizgileri ve motifleri, başka sanatlar için de bir ilham kaynağıdır.

Pekin Operası'ndaki yüz tiplerinden esinlenerek yapılan çeşitli sanat eserleri ülkenin her köşesinde görülebilir. Mesela, pullarda ya da çamur heykeller ve kağıt kesme gibi sanat dallarında Pekin Operası'ndaki yüz tipleri oldukça yaygın olarak kullanılır; hatta bazı defilelerde Pekin Operası'ndaki yüz tiplerini taşıyan kıyafetler bile görülebilir. İnsanların geleneksel kültürü benimseyerek geliştirme çabası içine girmesiyle birlikte bu özel sanat da ilgi odağı haline gelmiştir.

Şu an Çin'in çeşitli bölgelerinde Pekin Operası'ndaki yüz tiplerinin koleksiyonunu yapan meraklılar hızla artmakta, değişim faaliyetleri de yoğunlaşmaktadır. Örneğin, Pekin'deki "Çin Pekin Operası'ndaki Yüz Tipleri Sanatı Araştırma Derneği" tarafından sık sık düzenlenen sergilere ve akademik değişim faaliyetlerine, koleksiyoncuların yanı sıra çok sayıda yabancı da katılmaktadır. Bundan da bu sanatın ülke topraklarına kök salmanın yanı sıra, yabancıların beğenisini de kazandığı anlaşılabilir.
Kaynak:cri.cn

Çin Uçurtması


Çin'de uçurtma, uzun bir geçmişe sahip. Halk hikâyelerine göre, Han hanedanındaki tanınmış general Han Xin, uçurtmayla uzunluk ölçermiş. Güney hanedanları dönemindeki imparatorlardan Liangwudi, uçurtmayla haber yollamaya çalışmış, ancak başaramamış. Kuzey ve Güney hanedanları döneminde bir adam uçurtmayla yüksek bir yerden atlamış ve ölmemiş. Tang hanedanı döneminde yaşayan Zhang Pi adlı bir subay, düşmanlar tarafından kuşatıldığında, uçurtmayla yardım istemiş ve kurtulmuş. Bütün bunlar, Çin'de uçurtmanın iki bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlıyor.

Çin'in geleneksel uçurtmalarında genellikle uğur anlamını taşıyan desenler görülür. Uzun bir zaman içinde atalarımız, yalnızca Çin ulusunun ruhunu simgeleyen yazı ve resimler değil, aynı zamanda insanların güzel yaşama yönelik özlemlerini yansıtan uğur simgeleri de yaratmıştır. Uçurtma, üzerindeki değişik motiflerle insanlara mutluluk ve sevinç duyguları ile güzel dilekler sunar. Ayrıca göz zevkine de hitap eden uçurtma, insanların iyi niyet ve sağlığa ilişkin düşünce ve duygularını yansıtarak, Çin ulusunun gelenekleri ile örf ve adetlerini sergilemesinden dolayı, halk arasında geniş kesimlerce benimsenmiştir.

İki bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olan uçurtma, öteden beri Çin'in geleneksel kültürüyle iç içe geçmiştir. Dolayısıyla, Çin uçurtmaları üzerinde sık sık iyi dilekleri simgeleyen desenler görülebilir. Örneğin, mutluluk ve uzun ömür anlamındaki "Fu" ve "Lu" karakterleri, ejderha ve anka kuşu resimleri, zenginlik anlamına gelen balık resimleri... Bu uçurtmalar, insanların güzel yaşama yönelik özlem ve arayışlarını yansıtır. Uğur anlamını taşıyan desenlerde genellikle, insan figürleri, hayvan, çiçek, kuş ve eşyalar ile bazı uğurlu yazı karakterleri kullanılarak, halk arasında anlatılan hikâye, atasözü veya efsaneler canlandırılır; benzetme ve simgeleme gibi yöntemlerle "bir uğurlu söze bir resim" olarak adlandırılan sanata yer verilir. Uğur ve kötülüklerden korunma anlamları taşıyan bu desenler, insanların mutluluk ve uzun ömür gibi dileklerini yansıtır.
Kaynak:cri.cn

11/25/07

İnsanlık tarihine yön veren 4 Çin icadı


Kağıt, matbaa, barut ve pusula, Çin'in insanlık tarihindeki dört büyük icadı. Bu dört büyük icat, Çin medeniyetinin tarihinde parlak bir sayfa bıraktığı gibi insanlık medeniyetinin ilerlemesine de büyük katkıda bulunmuştur.

İlk önce kağıdın keşfinden bahsedelim. Kağıdın keşfinden önce, eski Çin'de yazı yazmak için birçok malzeme kullanılmıştı. 4-5 bin yıl önce, kayalar ve çömlekler üzerine işaretler kazılıyordu; 3-4 bin yıl önce de kaplumbağa kabuğu ve hayvan kemikleri üzerine yazılar oyulmuştu.

M.Ö. 700-200 yılları arasındaki İlkbahar-Sonbahar ve Savaşan Devletler döneminde bambu ve tahta üzerine yazı yazmak çok yaygındı. Birçok deneme ve uzun süreli arayışlardan sonra, M.Ö. 200-M.S. 25 yılları arasındaki Batı Han hanedanı döneminde, kenevir halatları, eski kumaşlar, balık ağları gibi eskimiş malzemelerle bitkisel lifli kağıt yapımı teknolojisi keşfedildi. Yazı yazmaya elverişli ideal malzeme, yani kağıt böyle doğdu. Kağıdın ortaya çıkması, yazı yazmak için kullanılan malzemelerde devrim olarak kabul ediliyor.

Cai Lun bu devrime yaptığı büyük katkı ile tarihte ün saldı. M.S. 25 ile 210 yılları arasındaki Doğu Han Hanedanı döneminde dünyaya gelen Cai Lun, Batı Han Hanedanı'ndan beri kağıt yapımı alanındaki tecrübelerin bilançosunu çıkararak cesaretle deneme ve yenilemelere girişti. Malzeme olarak eski kumaşlar ve eski balık ağlarının yanısıra ağaç kabuklarının kullanılması, yepyeni bir kağıt hammaddesi bulunmasına yol açtı. Böylece hem hammadde kaynakları arttı, hem de kağıt maliyeti düştü. Ağaç kabuklarının ham madde olarak kullanılması, çağdaş tahta hamuru kağıdın doğuşuydu. Kağıt yapımının gelişmesi için uzun yıllar gerekiyordu.

M.Ö. 4. yüzyıldaki Savaşan Devletler döneminde, mühürler çok yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştı. M.S. 4. yüzyılda, anıt taşları üzerine yazı yazma teknolojisi de keşfedildi. Çin'in Tang ve Song hanedanları döneminde, sosyal yaşam, ekonomi ve kültür çok gelişti. Kitaplara duyulan ihtiyaç da çok arttı. İnsanlar için kitap basmanın kolay ve verimli yöntemini bulmak acil bir ihtiyaç haline geldi. Bu toplumsal ihtiyaç Song hanedanı döneminde Bi Sheng adlı bir kişinin 1041 ile 1048 yılları arasında harfli matbaa teknolojisini bularak dünyada dizilebilen ilk harfleri yaratmasına yol açtı.

Çin'in ilk matbaa teknolojisi 14. yüzyılda Kore ve Japonya'ya, daha sonra Mısır ve Avrupa'ya yayıldı. Matbaa teknolojisi sayesinde, bilginin yayılma hızı ve ölçüsünde elle kitap yazma dönemine göre büyük atılım gerçekleşti ve bu insanlığın en büyük icadı olarak adlandırıldı.

Barut, ölümsüzlük hapı üretmeye çalışan Taoistler tarafından keşfedildi. Taoistler ölümsüzlük hapı için çalışırlarken nitröz asid tuzu, kükürt ve odun kömürünün ısındığı zaman kolayca patladığını fark ettiler. Nitröz ve kükürt Çin'in geleneksel ilaçlarından olduğundan insanlar, bu maddelerin karışımına yanabilen ilaç anlamına gelen "barut" adını verdiler.

M.S. 7. yüzyılda, Tang hanedanı döneminin uzmanı Sun Simiao, barutun ilk formülünü hazırladı. Ancak o zaman barutun pratik değeri yoktu ve üretimde kullanılmıyordu.

10. yüzyılda Song Hanedanı döneminde ise barutun silah olarak kullanılmaya başlanmasıyla büyük gücü ortaya çıkarak silahların gelişme tarihinde bir kilometretaşı haline geldi. Barutlu silahların ortaya çıkması da, barutun incelenmesi ve büyük ölçüde üretilmesini ilerlettti.

Barutu 13. yüzyıla kadar tüccarlar tarafında Hindistan üzerinden Arap ülkelerine yayıldı. Avrupa 13. yüzyılın sonlarında Arapça kitaplardan baturun kullanımını öğrendi. Barut savaşlarla daha batıya ulaştı.

Son olarak da pusulanın icadından bahsedeyim.

Pusula, Çin'in Savaşan Devletler döneminde bulundu ve "Zhi Nan" yani güneyi gösteren alet olarak adlandırıldı. Kuzey Sun Hanedanının ilk yıllarında "Zhi Nan" pusula haline getirildi.

Pusulanın icat edilmesi denizcilik tekniğini daha da geliştirdi. Çinli denizciler ilk defa 1100 yılında pusulayı denizcilikte kullanmaya başladılar. Pusulanın denizcilikte kullanılması uzun mesafeli deniz yolculuklarını geliştirdi.
KAynak:cri.cn

Çin ve porselen


"Porselen"in İngilizce karşılığı "China", aynı zamanda "Çin" anlamına da geliyor. Belki de merak ediyorsunuz, niye aynı kelime kullanılıyor? Şimdi beni dinleyin.

Çin çok uzun yıllar önce "porselen ülkesi" olarak adlandırılıyordu. Arkeolojik bilgilere göre, porselenin ilk malzemesi ilkel mavi porselendi. Bu porselen türü, hem porselen, hem de seramik eşya niteliklerini taşıyordu.

Çin'de gerçek porselen Doğu Han hanedanı döneminde ( M.S 23?220 yılları) keşfedildi. Porselen eşyalar ilk olarak Çin'in güneyindeki Zhejiang eyaletinde kullanıldı. Ondan sonra porselen üretim tekniği Çin'in güneyinden kuzeyine yayıldı ve büyük ölçüde gelişme sağladığı gibi beyaz porselen de ortaya çıktı. Beyaz porselen, mavi porselenden kaynaklandı. İkisinin farklılığı, kullanılan toprak ve renk malzemesinin içindeki demir oranının değişmesinden kaynaklanır. Porselen toprağında demir oranı az olursa beyaz renk, demir oranı çok olursa açık ya da koyu gri renkler elde edilir. Renkli porselenlerin çoğunluğu beyazı, zemin rengi olarak kullanarak değişik renklerin kullanılmasından oluşturulur. Dolayısıyla porselenin gelişme tarihinde beyazın derin bir etkisi söz konusudur.

10. ve 13. yüzyıllar arasındaki Tang ve Song hanedanları döneminde Çin'in porselen üretim teknikleri devamlı olarak gelişti. Tang hanedanı döneminde üç renkli porselen sanatında büyük hamleler kaydedildi. Bu sanat eserleri esas olarak seramik malzeme üstüne renk verilmesiyle oluşturuldu. Üç renkli porselen, Çin'in geleneksel resim ve heykel gibi sanat özelliklerinin bir araya getirilmesi, yapıştırma ve çizgileme gibi tekniklerin ve aynı anda kırmızı, yeşil ve beyaz renklerin kullanılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1911) hanedanları döneminde Çin'in porselen üretimi canlılığa kavuştuğu gibi üretim miktarı ve kalitesi de en yüksek noktaya çıktı. Bu dönemde Çin'in güneyinde üretim faaliyeti gösteren Jingdezhen kasabası, "porselen başkenti" olarak kabul edildi. Bugün Çin'in en kaliteli porselenlerinin üretimi halen burada sürüyor.

Çin'den yurtdışına porselen gönderilmesi 8. yüzyılda başladı. Bundan önce dünyaca ünlü İpek Yolu, Çin ve yabancı ülkeler arasında ticaret ve kültür bağlantıları kurmuştu. İpek ihracı sürmekle birlikte, bunun yanında porselen de çok önemli bir yer tutmaya başladı.

Topkapı Sarayı'nın koleksiyonları arasında bulunan binlerce Çin porselen eşyası işte İpek Yolu'yla Türkiye'ye ulaştırıldı. Uzmanlara göre, bu porselen eşyalarından 100'e yakını, Yuan (1206-1368) ve Ming (1368-1644) hanedanlarına aittir. Çinli porselen uzmanları, Nisan 2001'de Topkapı'yı ziyaret ederek, Çin porselenlerini inceledi; iki yıl sonra, Aralık 2003'te Topkapı'daki Çin Mücevherleri—Çinli Uzmanların Türkiye'deki Yuan Porselenlerine Yaptıkları Araştırmalar adlı kitap yayımlanarak, Topkapı'daki, Yuan hanedanına ait porselenler tanıtıldı...

Çin ilk olarak porseleni Asya ülkelerine ihraç etti. 17. yüzyılda Avrupa saraylarında Çin porseleni saklama alışkanlığı vardı. O zamanlarda Avrupa'da moda olan ve canlılığı, hoş ve doğal nitelikleri yansıtan Rococo sanat tarzı, Çin sanat tarzından çok etkilendi. Dolayısıyla Çin sanat tarzını temsil eden porselen de hızla Avrupa kıtasına yayıldı. Kesin olmayan verilere göre, 17. yüzyıl boyunca Çin'den her yıl yaklaşık 200 bin porselen eşya satıldı. 18. yüzyılın en fazla porselen satılan döneminde bu sayı 1 milyona çıktı.

Çin porseleninin bütün dünyada satışı gerçekleştirilirken "China" sözcüğü de İngiltere ve Avrupa kıtasında hızla yayıldı ve porselenle eş anlamda kullanılmaya başlandı.
Kaynak:cri.cn

Xiaoxue sezonu


Xiaoxue sezonu genellikle Kasım ayının 22'si veya 23'ünde başlar ve Aralık ayının 7'si veya 8'inde biter. Bu yıl Xiaoxue sezonu 22 Kasım günü başlayacak.

Xiaoxue, hava durumunu gösteren bir sezondur. Eski kitaplara göre, Xiaoxue sezonunda hava daha da soğur ve yağmur yerini kara bırakır. Ancak bu dönemde havanın fazla soğuk olmamasından dolayı kar miktarı fazla olmaz, bunun için sezona "küçük kar" anlamına gelen Xiaoxue ismi koyuldu.

Kış mevsimine girilmesiyle hava giderek soğur, yer yüzeyindeki çiğ suyu ayaza ve havadaki yağmur kara dönüşür. Kar yağışından sonra topraklar beyaz olur. Ancak bu dönemde hava aşırı soğuk olmadığından, kar yere düştükten sonra hemen erir. Meteoroloji biliminde buna "nemli kar" denir. Bazen yağmurla kar birlikte yağar.

Xiaoxue sezonunda yağış az olduğu için kış buğdaylarının su ihtiyacı karşılanmaz olur. Sabah sisi Lidong sezonuna göre daha yoğundur. Bunun için Xiaoxue, karın başlama zamanını ve miktarını gösterir, yani yağış miktarını yansıtan bir sezondur. Ayrıca hava raporunda söylenen Xiaoxue ile eş anlamda değildir. Xiaoxue sezonu iklim özelliklerini gösterirken, hava raporundaki Xiaoxue ise yağış miktarı az olan kar demektir. Meteoroloji uzmanları, görüş mesafesi bin metreden az, kar kalındığı 3 santimin altında ve 24 saatlik yağışı 0.1 ile 2.4 milimetre arasında olan kar yağışına Xiaoxue derler.

Xiaoxue sezonunda Çin'in kuzeybatı ve kuzeydoğusundaki bölgelerin çoğunda görülen kar yağışı, ülkenin kuzeydeki bölgelerine kadar yayılır. Soğuk havanın bir göstergesi olarak bu bölgelerdeki hava sıcaklığı adım adım sıfırın altına düşer.

İki hafta önceki Lidong sezonunda Çin'in kuzey bölgeleri kış mevsimine girerken, Xiaoxue sezonunda Çin'in ortasındaki Yangtze Nehri'nin orta ve aşağı kesimleri de kış mevsimine girdi. Kış mevsiminin başlamasıyla ülkedeki yağış miktarı en düşük noktaya iner, ancak Yangtze Nehri'nin güney bölgesindeki yağış miktarı, kuzey bölgesindekine göre biraz daha fazla olur. Yangtze Nehri'nin güney bölgesinde sadece Aralık ayının ortasında veya son günlerinde ilk kar yağışı görülmesine rağmen, bölgede bugünlerdeki soğuk ve nemli hava, insanlara soğuğu hissettirir. Bu his, kuzeydeki kuru soğuk havayı yaşayan, ancak kaloriferle ısınanların hissettiklerinden çok farklıdır.

Xiaoxue sezonunda kuzey Çinliler kuru soğuğu yaşarken ve güney Çinliler kışın ilk günlerinin tadını çıkarırken, bu sezonda tüm insanlar kolayca depresyona girer. Bunun için herkesin iyimser olması, sık sık spor yapması, müzik dinlemesi ve arkadaşlarını ziyaret etmesi teşvik edilir.

Çin'in geleneksel tıbbı, güneşin insan sağlığındaki rolüne büyük önem verir ve insanların özellikle kış mevsiminde güneşlenmesini teşvik eder. Çünkü Çin tıbbına göre, güneşlenme, insan vücudundaki Yang unsurunu uyandırır, kanalları rahatlatır ve iç organların işlevlerini normalleştirir.

Grip, virüs veya diğer nedenlerin yol açtığı bir hastalıktır. Ancak kış mevsiminde soğuk alma, gribe yol açan esas nedendir. Uzmanlar, soğuk almanın akciğer ve solunum sisteminin fonksiyonunun zayıflamasına neden olduğuna işaret etti. Çin'in kuzey bölgesinde kalorifer olmasına rağmen, odaların içinin kuru olması ve pencerelerin az açılmasından dolayı grip virüsü uzun zaman yaşar ve kolayca yayılır. Bunun için kış mevsiminde, Xiaoxue mevsiminde de sıkça pencere açılması, nemlendirici önlem alınması, sıcak tutulması ve aşı yapılması teşvik edilir.

Ayrıca kışın soğuk ve kuru olması nedeniyle farklı derecede kabız ve cilt kuruması görülür. Besleme uzmanları, hafif yemekler ve sıcak çorba öneriyor. Kuzu, dana ve köpek etleri de insan sağlığına yararlı olan yemekler olarak biliniyor.
Kaynak: cri.cn

11/17/07

ÇİNDEN AVRUPA'YA DEMİRYOLU KÖPRÜSÜ


"Bir dizi açılışa katılmak üzere Antalya'ya gelen Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım, Türkiye'nin demiryollarında önemli projeler yürüttüğünü söyledi.

Bakan Yıldırım, Salı günü Gürcistan'da temeli atılacak demir yolu projesinin tamamlanması ile Şanghay'dan çıkacak bir trenin hiç durmadan Hamburg'a hatta İngiltere'ye kadar gidebileceğini söyledi."

İthalatçı ve ihracatılar için Çin'e yeni bir ulaşım projesi daha tüm ticaret yapanlar gibi bizde bu projenin bitmesini dört gözle bekliyoruz.. Bu projenin avantajlı olup olunmayacağı şimdi söylenemez ama deniz yoluna bir rakibin çıkması fiyatları aşağı çekeceği kanaatindeyim. Herkese hayırlı olsun...

10/24/07

Dünya ekonomisi “Çinleşecek” mi?


8 Aralık tarihinde Sabancı Center’da düzenlenen Çin Konferansı’na katılan uzmanlardan Duisburg Üniversitesi Doğu Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Markus Taube, “Çin ve Dünya Ekonomisine Genel Bir Bakış” başlıklı konuşmasında Çin’in 21. yüzyılda global ekonomiyi sarsacak kapasitede bir güç haline dönüştüğünü belirtti. Yakın bir gelecekte dünya ekonomisinin “Çinleşeceğini” savunan Prof. Taube, bu değişimin gerçekleşmesi için öncelikle Çin’in başta fikri mülkiyet haklarını korumak ve devlet işletmelerinin ekonomideki rolünü azaltmak gibi konularda tedbir alarak kendisini değiştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Prof. Taube, Çinli şirketlerin giderek daha liberal bir yapı sergilediğini ve global ekonomiyle her geçen gün daha çok entegre olduklarını belirterek, kısa bir süre sonra evlerimizde kullandığımız ürünlerin tümünün Çin malı olacağına dikkat çekti.

Kaynak:TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu Çin Konferansı

9/20/07

Çin'den İthalat İçin Sık Sorulan Sorular


Aslında blogspotta yazmaya başlamadan önce bu yazıyı şubat ayında ilk blogumda yazmıştım. Biraz yorgun olduğumdan açıkcası yazıları taşımak işkence geldi ama size faydası olduğunu düşündüğümden bare linkini koyıyım bu kadar övgü aldığımız insanların hizmetine bir şeyler yapmamızın gerektiğini düşünüyorum. Yazıya burdan ulaşabilirsiniz. SIK SORULAN SORULAR

9/17/07

İş bulmak isteyen Çince öğrensin


Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, gençlere “Çin'e yönelik yetişmiş insan gücünü daha da artırmalıyız. İş bulmak istiyorsanız Çince öğrenin” tavsiyesinde bulundu.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Çin'deki temaslarının son gününde, dünyanın en hızlı gelişen ekonomisine sahip olan Çin'den Türkiye'nin de faydalanması gerektiğini belirterek gençlere seslendi ve “Çin'e yönelik yetişmiş insan gücünü daha da artırmalıyız. İş bulmak istiyorsanız Çince öğrenin” dedi.
Tüzmen, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, Çin'in dünyanın bir numaralı ticaret ülkesi olmaya aday olduğunu ifade ederek, “Çin dili bundan sonra dünyanın ticaret dili olacak gibi gözüküyor, ancak bizde Çince bilen kişi sayısı çok az. Ben buradan genç kuşaklara sesleniyorum. İş hayatlarında ticaret yapmak isteyen, bu alanda kalıcı olmayı düşünen, atılımcı olmak isteyen, iş bulmak isteyen gençler mutlaka Çince öğrensin. Ona göre kolay iş bulacaklar” diye konuştu.
Kürşad Tüzmen, Çince bilen kişi sayısının az olmasının, ekonomik gelişmelerin hızını azalttığını ve yeterli gelişmenin sağlanamadığını belirterek, Türkiye'deki üniversitelerin bu konuda girişimlerde bulunması gerektiğini söyledi.
Devlet Bakanı Tüzmen, “bazı üniversitelerimiz Çince bölümü açtılar, bunları daha da yaygınlaştırmak gerekir. Çin'e yönelik yetişmiş insan gücünü daha da artırmalıyız” dedi.
Bu arada Tüzmen, Xiamen kentinin yakınlarında bulunan Piyano Adası'nı da gezerek, burada müzede piyano çaldı, turistlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kaynak: AA.

9/16/07

Çin ekonomisi hâlâ 'ısınıyor'


Çin'de açıklanan resmî verilere göre ekonomi, 2007 yılının ilk çeyreğinde, yıllık yüzde 11,1 oranında büyüdü.
Uzmanların beklentilerini aşan bu oran, 2006 yılının son üç ayındaki yüzde 10,4'lük büyümenin de üzerine çıkmış durumda.
Açıklanan büyüme oranı, piyasaların ve ekonominin beklentilerin üzerinde 'ısınması' olarak değerlendirilirken ülkede Mart ayı enflasyonu da yüzde 3,3 olarak açıklandı.
Daha önce alınan önlemlerin enflasyonun yükselişini önlemekte başarısız olması ve faiz oranlarının arttırılması olasılığı Çin borsasının yüzde 4,5'lik düşüşle kapanmasına neden oldu.
Bu, geçtiğimiz aylarda Şangay borsasındaki yüzde 9'luk büyük düşüşün Avrupa, Asya ve Amerika borsalarında yarattığı sarsıntıdan bu yana kaydedilen en büyük düşüş.
Faiz oranları son bir yıl içinde üç kez yükseltildi ve hükümet ekonominin taşıyamayacağı kadar ısınmasını engellemek amacıyla kredilerin sınırlandırılması gibi önlemlere başvurdu.
Bu kısıtlamalara rağmen, hükümetin inşaat projeleri de dahil, gayrimenkullere yapılan yatırımlar yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 25 oranında arttı.
Çin ekonomisi, hükümet harcamalarındaki artış, ihracatta yükseliş ve yabancı yatırımlar nedeniyle geride kalan dört yılın her birinde yüzde 10'dan fazla büyüdü.
Ancak hükümet yetkilileri, büyüme hızı ve bunun yaratacağı olası sorunlardan duydukları sıkıntıyı kamuoyu önünde dile getirmeye başladılar.
Çin ekonomisinin fazla yük altına girdiği, piyasaların 'ısınmaya başladığı' haberleri dünya piyasalarında da etkisini gösterdi.
Japonya'nın başlıca borsası yüzde 1 oranında düştü. Bu son bir ayın en büyük günlük değer kaybıydı.
Pekin yönetimi, bu yılki büyüme oranını yüzde 8'de tutmayı istiyor. Ancak açıklanan bu son veriler ışığında, bu hedefe kolay ulaşamayacakları görülüyor.
Kaynak: BBC

9/13/07

Çinde Toplum İçinde Nasıl Hareket Etmelisiniz!...


Çinliler selamlaşmak iin başlarını ya da gövdelerini hafifçe öne eğerler. El sıkışmak da yaygındır ama bu hareket için karşı tarafı beklemelisiniz. Bir okul, tiyatro ya da bir iş yerine geldiğinizde "hoş geldiniz" anlamında alkışla karşılanabilirsiniz. Böyle bir durumda siz de cevap olarak alkışlamalısınız.
Çinliler, özellikle daha yaşlılar otorite sahibi olanlar, yabancılar tarafından doknulmaktan hoşlanmazlar.
Çinde sokakta tükürmek normal karşılanabilir.
Giyinirken donuk ve muhafazakar renkleri seçin. Parlak renklerde giyinmek uygunsuz olabilir. Kadınlar da iş sırasında düz, topuksuz ayakkabıları tercih etmelidirler.
Kaynak: Çin Kültür Merkezi, İş Adamının Çince El Kitabı.

9/8/07

TÜRKİYE'NİN ÇİN'E İHRACATI 1 MİLYAR DOLARI AŞACAK


Türkiye`nin Çin`e ihracatı ilk kez 1 milyar doları aşacak Xiuhong Ma Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Xiuhong Ma başkanlığındaki Çin kamu ve özel sektör heyeti, Türkiye İhracatçılar Meclisi`nde (TİM) Türk firmalarla görüşmeler yaptı.

Görüşmelerin ardından 14 Türk firması, 8 Çinli firmayla 210 milyon dolar tutarında ihracat anlaşması imzaladı. Türk ve Çinli firmalar arasında imzalanan ihracat anlaşmaları yün , bakır, krom, kurşun, polyacrylonitrile liflerinin ihracatını kapsıyor. TİM `de yapılan alım sözleşmesi imza töreninde konuşan Xiuhong Ma , Çin `in önde gelen 8 firması ve 30`a yakın işadamı ile Türkiye `ye geldiklerini söyledi. Ma , `Bu seferki alım heyetimiz Türk malını Çin `e götürmek amacıyla geldi.` dedi. Ma , firmalar arasında imzalanan sözleşmelerin iki ülke arasındaki ticaret yapısını daha dengeli hale getirmeye katkıda bulunacağını kaydetti. Çin `in, bu yılın ilk 7 ayında Türkiye `den toplam 500 milyon dolarlık ithalat yaptığını, bunun geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 80`lik artışı ifade ettiğini vurgulayan Ma , `Sene sonuna kadar Türkiye `den yapacağımız ithalat ilk defa 1 milyar doların üzerine çıkacak.` şeklinde konuştu. Xiuhong Ma , Çin piyasasının tüm dünyaya açıldığını, 2020 yılında Çin `in dünya ticareti içinde ikinci sıraya yükseleceğini kaydetti. Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel de Çin `in Türkiye için önem atfeden bir ülke olduğunu belirtti. İki ülke firmalarının işbirliği yapacakları sektörleri çok iyi seçmeleri gerektiğini vurgulayan Güzel, `Çinli firmalar turizm sektöründe Türkiye ile çok yakın işbirliği yapabilir. Müteahhitlik hizmetlerinde de Çin ile Türk müteahhitleri üçüncü ülkelerde sinerjilerini birleştirebilirler.` dedi.

8/28/07

Çin mallarını Çin Seddi bile engelleyemeyecek


20.Çin mallarını Çin Seddi bile engelleyemeyecek
Ülkemizdeki Çinli satıcılar ''Çin malları ucuz olur'' ön yargısından oldukça rahatsız. ''Çin'de pahalı ve kaliteli mallar da var'' diyorlar. Çin'den Türkiye'ye ucuz mal getirmelerinin nedenini de 'ucuz mala olan talep' olarak açıklıyorlar.


29 yaşındaki Çinli pazarcı Suu, İstanbul'un Salı Pazarı'ndaki küçük tezgâhında Çin malları satıyor ve pazardaki en ucuz tezgahlardan biri. Liseyi Çin'de bitiren ve okumayı sevmeyen Suu, ticarete atılmaya karar vermiş, iki yıl önce de İstanbul'a gelmiş.
------------------------
Ucuz ve kalitesiz Çin malları Türkiye'yi istila ediyor
Daha fazla kazanabilmek amacıyla özellikle ucuz malları istiyorlar
İddialara göre bu sayede yüzde 300 kâr ediyorlar
Bu istilanın gerçek sorumlusu olarak Türk ithalatçılar gösteriliyor
Bunun yanı sıra Çinli girişimciler de Türkiye'ye gelmeye başladı
Sadece İstanbul'da yaklaşık 1000 Çinli çalışıyor
Türk işadamları, 'kızıl mallara' karşı kota getirilmesini istiyor
------------------------- Çinli pazarcı Suu, tezgâhtan bakmak için aldığım Çin malı dürbüne dikkatini vermeye çalışarak, yanımda duran başörtülü teyzeye laf yetiştirmeye çalışıyordu. Teyze ise almaya niyetlendiği işlemeli küçük el çantasının fermuarındaki tutukluk nedeniyle biraz da kızmış bir ifadeyle söylenmekteydi. Suu dürbünün hâlâ elimde, benim de yerimde olduğuma emin olduktan sonra, teyzenin elinden çantayı alarak fermuarı açma metodunu gösterdi ve bozuk Türkçesiyle "İşe boyle yapiyosuu. Eline tutuyo, çekiyosu; aciliyo" dedi. Ne var ki teyze, çantayı almaktan vazgeçti ve salınarak uzaklaştı. Suu bunun üzerine yeniden bana döndü ve "Alaca mısın onu" diye sordu. Anlaşılan başına nahoş şeyler de gelmişti İstanbul'un Salı Pazarı'ndaki küçük tezgâhında ve belli ki çarpılmaktan korkuyordu. Eh, ne de olsa bir yabancıydı. Hem de uzağın da uzağı bir ülkeden, Çin'den gelip İstanbul'da çalışan 1000'e yakın Çinliden biriydi. 29 yaşındaydı; İstanbul'a gelmeden önce bir müddet Bulgaristan'da kalmıştı. Tezgâhındaki mallar büyük oranda Çin malıydı ve açıkçası pazardaki en ucuz tezgâhlardan biriydi. Hal böyle olunca tezgâh önünde sirkülasyon da fazlaydı. Suu'nun iki ablası İtalya ve Almanya'da yaşıyordu. Çin'de liseyi bitirmiş ve okumayı sevmediği için ticarete atılmaya karar vermişti. Bir diğer Çinli Bay Ye ise, Tahtakale'de Şark Han'daki dükkânların birinde kurulu Yaolong Dış Ticaret Şirketi'nin sahibi, 37 yaşında ve yüksekokul mezunu. Beş yıldır Türkiye'de. Bu yüzden vergi mevzuatına, bilumum hesap kitap işlerine pek yatkın. Dükkânında yaklaşık bin çeşit mal bulunduran Bay Ye, bunları 500 bin ile 10 milyon TL arasında sattığını söylüyor. Türkiye iş çevrelerinde ve medyada hâkim olan 'Çin istilası' zihniyetini ise doğru bulmuyor Bay Ye. "Üstelik" diyor, "Çin'den mal getiren Türk işadamlarının sayısı bizimkilerden çok. Yani Türkler, Çinlilerden daha fazla zararda". Ancak Bay Ye'nin, Türk hükümeti tarafından Çin mallarına karşı uygulanan 'kota' ve 'gözetim' önlemlerinden pek haberi yok. Yine de bu tür uygulamalar halinde daha pahalı ve kaliteli mallar getirebileceğini, kendi açısından bir problem olmadığını söylüyor.
Çin istilası ne demek?
Evet, yukarıda ikisinin kısa öykülerini anlattığımız şekliyle ve Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün deyişiyle 'Çin istilası' artık semt pazarlarındaki perakende tezgâhlarına kadar inmiş durumda. Tabii aslında yazıda biraz da karikatürize ederek ifade ettiğimiz gerçekler, aslında pek öyle yenir yutulur şeyler değil. Zira, ATO rakamları 'istila'nın çoktan gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Çin malları Türkiye'de 30 sektörü etkiliyor. Örnek olarak piyasadaki her 100 oyuncaktan 95'i, 100 armatürden 76'sı Çin ürünü. Türkiye'ye giren kaçak mallarla birlikte, Çin malları istilasının maliyeti ise 5-7 milyar dolar arasında. Raporda verilen başka rakamlar da var. Mesela 2002 yılında Türkiye'ye giren 130 bin Çin malı bisiklet yüzünden bin kişinin işinden olduğu, kilit üreticisi irili ufaklı 20 firmanın yine Çin istilası yüzünden kapandığı belirtiliyor. Ancak hem bu 'istila' raporunun satır aralarında, hem haberi hazırlarken konuştuğumuz pek çok işadamının ağzında, belki de Türkiye'yi daha çok ilgilendirmesi gereken başka gerçekler de bulunuyor. Örneğin, ATO raporunda "...düşük fatura, açıktan ödeme gibi yöntemler kullanılması nedeniyle, ithalat rakamı resmi rakamların üzerinde" iddiası var.Yine rapora göre, tüketici, aldığı malın TSE damgası, garanti belgesi, satış ağı ve servisi olup olmadığına bakmıyor. Faturasız ve işporta malı alıyor. Ucuz diye kalitesiz malları tercih ediyor. Hatta devlet bile Çin malı satın alıyor. Bunun örneği de Ders Araçları Yapım Merkezi'nin, okulların ihtiyacı olan 30 bin cam termometreyi Çin'den almış olması. Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TÜRSAB da ilk ağızdaki Çin malı kullanıcılarından.Tam bu noktada kalitesiz Çin mallarının Türkiye'ye giriş yöntemleri ve yollarına da bakmak gerekiyor. Görüştüğümüz tüm işadamları, özellikle gümrük kapılarında kaçak girişlerin oldukça yoğun yaşandığını öne sürüyor. Hal böyle olunca da Çin'den yapılan 2.5 milyar dolarlık ithalatımızın da aslında sadece 'resmi rakam' olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Bunun dışında işadamlarının bir tespiti de TSE'nin yeterince ve etkin biçimde çalışmaması.
Türkler ithal ediyor
Peki gümrüklerin ötesinde bu kalitesiz Çin mallarının Türk pazarına girişinden kim sorumlu? Sorunun cevabı yine işadamlarından geliyor: "Türkler". Çünkü Türk ithalatçılar, bulunabilecek en ucuz malların peşine düşüyor ve onları Türkiye'de yüzde 300'e varan kârlarla satıyor. Bu arada 'off the record' olarak anlatılan bir anekdotu da burada aktarmak gerekiyor. Anekdot, Çin'de geçiyor ve biri Çinli diğeri Türk iki kafadarın Türkiye'de Nokia ürünlerinin iyi satıldığını tespit etmeleriyle başlıyor. Bu tespitin ardından Çin'de hemen sahte Nokia parçaları üreten bir atölye kuruluyor ve iki kafadar bu işten halen 'çok güzel para kazanıyor'.Aslında Çin mallarının piyasaları istila etmesinden yalnız Türkiye değil, tüm dünya mustarip. Türkiye'de durumun vahameti biraz daha katmerli o kadar. İşadamları ise, ülkede acilen üretimi destekleme politikalarının yeniden ele alınmasını, sanayicilerin üzerindeki vergi, yatırım ve enerji maliyetleri ile istihdamın üzerindeki yüklerin düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Tabii bir de özellikle gelişmiş ülkeler bize uygularken bağırıp çağırdığımız 'kota' meselesi, yani söz konusu ülke mallarının girişini sınırlamak var. Başta ticaret odaları olmak üzere iş çevrelerine ait pek çok sivil toplum örgütü, Çin'e uygulanacak kotalar konusunda hayli hevesli davranıyor. Ancak özellikle Çin'le iş yapan sanayici ve işadamları, bunun Çin tarafını küstürdüğü görüşünü savunuyor. Üstelik aynı işadamlarına göre hafızaları hayli kuvvetli olan Çinliler, Türkiye'nin bu tavrı karşısında şaşırıyor ve toplam 2.5 milyar dolarlık ithalatımızın nasıl olup da pek çok sektörü vurduğunu anlamaya çalışıyor. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ise bir beyanatında koruma önlemleri açısından her türlü tedbirin alınmasına rağmen, Çin malı hücumuna uğradığımızı söylüyor. Çin'in farklı metotlar uyguladığını savunan Tüzmen, "Tehlike, sadece Çin'den gelen mallar değil. Bugün Avrupa Birliği'nden de Çin malları gelmeye başladı" diyor. Tüzmen bunun yolunu ise aynı beyanatta şöyle anlatıyor: "Çin ürünleri, damping soruşturması, fon ya da kota getirilmesi gibi ne yapılırsa yapılsın, engellenemiyor. Bu önlemler alındığında da ithalatı yapanlar Çin'de üretilse bile başka ülkede üretilmiş gibi gösterip getiriyorlar. Bunun yanında ithalatta düşük miktar ve düşük bedel beyanları da var."Tüzmen'in, Tempo'ya verdiği bilgiler arasında, aralarında Çin mallarının da bulunduğu ürünlerde yapılan denetimler sonucu, 26 firma hakkında kaçakçılık suçu işlemekten dolayı adli takibat başlatıldığı bulunuyor. Tüzmen ayrıca Gümrük Müsteşarlığı'nın da çok daha dikkatli davrandığını belirtiyor ve "Gümrük idarelerinde çalışan tüm muayene memurlarından kurulu muayene kurulu uygulamasına geçilecek. Bu sayede bütün memurlar güncel bilgilerle donatılacak ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunabileceği için, sorunlara ortak çözüm üretebilecek".Evet, Çin'in inkâr edilemez potansiyeli öyle görünüyor ki, Türkiye'yi daha uzun zaman uğraştıracak ve Çin malları her türlü 'Çin Seddi'ne rağmen ülkeye girecek. Bu arada hatırlatmakta fayda var; 2005'e de çok bir şey kalmadı. 2005'te ne mi olacak? Kotalar kalkacak ve isteyen istediği yere elini kolunu sallaya sallaya gidebilecek...
Kaynak: Tempo

ÇİNLİ YETKİLİ : ÇİN MALLARI GÖNÜL RAHATLIĞI İLE TÜKETİLEBİLİR


in Ticaret Bakan Yardımcısı Gao Hucheng, Çin’den ihraç edilen ürünlerde kalite güvenliği sorunu olmadığını vurguladı.
Gao Hucheng, Çin basınında 27 Ağustos’ta yer alan demecinde, Japonya Sağlık, Çalışma ve Sosyal Refah Bakanlığı tarafından geçen yıl ithal edilen mallara yapılan kalite kontrollerinde, Çin’den ithal edilen gıda ürünlerinin kıstaslara uygunluk oranının yüzde 99.42′yi bulduğunu, buna karşı ABD’ninkinin yüzde 98.69, Avrupa Birliği’ninkinin de 99.38 olduğunu hatırlattı.
Çin mallarının kalitesi ve gıda ürünlerinin güvenilirliği konusunda yabancı basında yer alan olumsuz haberler üzerinde de duran Gao Hucheng, Çin’in ihracatının bu yılın ilk yarısında istikrarlı artış eğilimini sürdürdüğüne, haklarında olumsuz haber yapılan gıda ürünlerinin ihracatının yüzde 22, ilaç ihracatının yüzde 41, oyuncak ihracatının da yüzde 28 oranında arttığına dikkat çekti. Yetkili, bu verilerin yabancı ithalatçı, perakende satıcısı ve tüketicilerin akla dayalı hareket ettiklerini, yanlı haberlere inanarak Çin mallarına yönelik genel tespitlerini değiştirmediklerini gösterdiğini vurguladı.