Resmi verilere göre şubat ayında yüzde 8.7 olan enflasyon, mart ayında yüzde 8.3'e geriledi.
Öte yandan, Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 10.6 oranında büyüdü.
Yeni verilerin enflasyonu düşürmek için önlemler almaya hazırlanan Pekin ekonomi yönetiminin elini rahatlatacağı belirtiliyor.
Bu arada Tusiad dünya ekonomisinde yaşanacak olası bir krizden en az hasarla çıkmanın, daha dinamik bir yapıya sahip, gelişen ekonomilerin kendi aralarındaki işbirliğini artırmalarıyla mümkün olacağını bildirerek Çin ile ticari ilişkileri arttırmamız gerektiğini bildirdi.
4/16/08
Çin'de Enflasyon Düşüyor Büyüme Devam Ediyor
Gönderen ceoyavuz zaman: 2:26 AM 0 yorum
Etiketler: çin, çin ekonomisi, çin'de enflasyon, dünya ekonomisi, dünya krizi, ekonomi, ekonomik büyüme, enflasyon, Tusiad
3/19/08
Çin'in para politikasının 2008'deki gidişatı
ABD'deki konut kredisi krizinin yol açtığı zincirleme etki ve ülkenin güneyinde tarihte nadir görülen ciddi kar, yağmur ve don felaketi yaşanması üzerine makro ekonomi politikası, özellikle para politikasının gidişatı merak konusu haline geldi. 2008 yılında sıkı para politikası nasıl düzenlenecek? Çin'in merkez bankası olan Çin Halk Bankası tarafından 22 Şubat'ta yayınlanan 2007 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin para politikası raporunda, para politikası belirlendi.
Merkez Bankası'nın raporunda "2008 yılında sıkı para politikasının sürdürüleceği" şeklinde kesin sinyal verildi.
Para kredisinden gelen baskının artmasına ve mal fiyatlarının yükselmesine karşın, 2007 yılının sonunda düzenlenen merkezi ekonomik çalışma toplantısında ülkenin para politikasının, "istikrarlı"dan "sıkı"ya dönüştürüleceği açık dille ifade edildi.
Dikkat edilmesi gereken nokta, 2008 yılında sıkı para politikasının uygulanacağının belirlenmesinden kısa süre sonra, yurt içi ve dışında yeni durum ve sorunların ortaya çıkmasıdır.
2007 yılının ikinci yarısında ABD'de ipotek krizinin yayılmasıyla küresel finans durumunda değişiklikler meydana geldi. Bu kriz, aynı zamanda küresel ithalat ve ihracatı da etkiledi. Ayrıca finans çevresinde küresel ekonomik büyümenin yavaşlayacağı endişesi ortaya çıktı. Uluslararası Para Fonu, bu yılın başlarında yüzde 4.9 olarak öngörülen küresel ekonomik büyüme hızını yüzde 4.1'e düşürdü.
Uzmanlar, konut kredisi krizinin, finans piyasasında sürekli dalgalanmalara yol açmasıyla, enflasyon riskinin artması durumunda, merkez bankasının, enflasyonu önleme ve gerekli ekonomik büyümeyi koruma arasında zor bir seçim yapmak zorunda kaldı. Bu durum, para politikasının saptanmasını zorlaştırdı.
Ancak yurt içindeki ekonomik durumda büyük değişiklikler meydana gelmemesi, aynı zamanda ulusal ekonomi açısından ekonomik büyümenin aşırı fazladan aşırı ısınmaya dönüşmesi ve mal fiyatlarının yükselmesinden belirgin enflasyona dönüşmesi riskinin sürmesinden dolayı, sıkı para politikası değişmeyecek.
İstatistiklere göre, Ocak ayında Tüketici Fiyatları Endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.1 artarak, 1997 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Ocak ayında RMB para kredisi, geçen yılın ayı süresine oranla 237.3 milyar yuanlık artışla, 803.6 milyar yuana ulaştı. Ayrıca doğal afetten sonraki yeniden yapılanmanın etkisiyle, sabit sermaye yatırımındaki artış hızlandırılacak. Bunlara bakıldığında, önümüzde dönemde ekonomik büyümenin aşırı fazladan aşırı ısınmaya dönüşmesi ve mal fiyatlarının yükselmesinden belirgin enflasyona dönüştürülmesini önleme durumunun ciddiyetini koruyacağını söyleyebiliriz.
Çin Devlet Kalkınma ve Reform Komitesi Politika Araştırma Ofisi Başkanı Li Pumin, kar ve yağmur felaketinin, tüm ülkenin, özellikle ülkenin güney bölgelerinin ekonomik ve sosyal gelişmesine büyük etki yaptığını, ancak makro düzenleme politikasının değişmeyeceğini belirtti.
Merkez Bankası'nın raporunda, bankanın sıkı para politikasını titizlikle yerine getireceği, makro düzenlemelerin verimini artıracağı ve çeşitli para politikası yöntemlerine başvurarak, para kredisinin aşırı artmasını önlemeye çalışacağı belirtildi.
Merkez Bankası, merkezi ekonomik çalışma toplantısında 2008 yılında sıkı para politikasının uygulanacağının belirlenmesi ve topluma gelecekte makro ekonomik işleyiş riskinin artması sinyali vermesinin, ekonomik büyümenin aşırı fazladan aşırı ısınmaya dönüşmesi ve mal fiyatlarının yükselmesinden belirgin enflasyona dönüştürülmesinin engellenmesine ve çeşitli alanlardaki yapısal reformun derinleşmesinin ivediliğinin davranmasına yardımcı olacağını kaydetti.
Ancak Merkez Bankası'nın raporunda aynı zamanda, bankanın yurt içi ve dışındaki ekonomik ve finansal durumda meydana gelen değişikliklere göre, makro düzenleme temposunu ve derecesini bilimsel şekilde kontrol ederek, ekonomik büyüme ve yapısal düzenlemelere elverişli para ve finans ortamı yaratacağı kaydedildi.
Ekonomist Fan Gang, mevcut sıkı para politikasının genel gidişatının sürmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak:cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 1:19 PM 0 yorum
Etiketler: 2008 ekonomisi, çin ekonomisi, çinde finans, ekonomi, ekonomiden beklentiler, ekonomik gidişat, ekonomist, fang gang, finance, finans, para, para politikaları
3/18/08
Çin, zorunlu ihtiyat akçesi oranını bir daha yükseltti
Çin'de yoğun finansal bir gün yaşanıyor, Çin, sıkı para politikasını belirttikten sonra şimdi de zorunlu ihtiyat akçesi oranını bir daha 0.5 puan yükselteceğini açıkladı.
Çin'in merkez bankası olan Çin Halk Bankası tarafından bugün (18 Mart) yapılan açıklamada, Çin parası Renminbi bazındaki zorunlu ihtiyat akçesi oranının 25 Mart'tan itibaren 0.5 puan yükseltileceği bildirildi.
Böylece Çin Halk Bankası, zorunlu ihtiyat akçesi oranını bu yılın başından beri 2. defa yükseltmiş olacak. Bu para politikasına geçen yıldan bu yana 12. kez başvuruldu. Çin Halk Bankası bunun sıkı para politikası uygulamayı ve para kredisinin adil artışını yönlendirmeyi amaçladığı bildirdi.
25 Mart'tan itibaren Çin zorunlu ihtiyat akçesi oranı yüze 15.5'e kadar yükseltilecek.
Kaynak: xinhuanet.com
Gönderen ceoyavuz zaman: 1:32 PM 0 yorum
Etiketler: çin ekonomisi, çin halk bankası, çin merkez bankası, çin parası, çinde finans, ekonomi, finance, finans, ihtiyat akçesi, merkez bankası, para, para politikaları, renbinbi
Çin'de Sıkı Para Politikası
Çin, 1996'dan sonra rafa kaldırıldığı sıkı para politikasını bu yıl yeniden uygulamaya başladı. 11 yıl aradan sonra yeniden uygulanan sıkı para politikası, Çin'in 1997'deki Asya finans krizinden sonra izlediği temkinli para politikasını değiştirdiğini gösterdi.
Çin Başbakanı Wen Jiabao, sıkı para politikasının amacını şöyle anlattı
"Sıkı para politikası uygulamasına geçilmesi, sabit sermaye yatırımlarının yeniden yükselişe geçmesi yönündeki baskıların artması, tedavüldeki para miktarı ve kredilendirmedeki fazlalılık ile likidite fazlası ve fiyat artışı yönündeki baskıların artmasından kaynaklandı. Bu önlemle finansal denetimi artırarak, tedavüldeki para miktarı ile kredilendirme boyutundaki aşırı artışı önlemeyi amaçlıyoruz."
Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı Ulusal Komitesi üyesi ve Merkezi Maliye Üniversitesi finans uzmanlarından He Qiang, Çin hükümetinin son yıllarda ekonomik gelişme sürecinde öne çıkan yatırım ve kredilendirmedeki aşırı artış ile uluslararası ödemelerdeki dengesizlik gibi sorunları makro kontrol önlemleriyle çözmek için yoğun çaba harcadığına işaret ederek, bu önlemlerin ekonominin sağlıklı işleyişini koruduğunu hatırlattı. Bugün enflasyon baskısının artmasının, devletin sıkı para politikasını yeniden uygulamasının doğrudan nedeni olduğunu savunan He, şunları söyledi
"Ülkemizdeki fiyat düzeyi, Aralık 2006'ya kadar yüzde 2'nin altında tutuldu. Yüksek büyüme ve düşük enflasyona dayalı bu dönem, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana ülkenin en sağlıklı geliştiği dönem olarak kabul ediliyor. Ancak mal fiyatları, 2007'den itibaren tırmanışa geçti. Bu durum, sıkı para politikasını zorunlu kıldı."
Çin Başbakanı Wen Jiabao, kısa süre önce sunduğu hükümetin çalışma raporunda, piyasa mekanizması, zorunlu ihtiyat akçe oranı ve faiz oranı dahil bütün yöntemleri bir arada kullanarak, paranın arz ve talebi arasında denge sağlayacaklarını belirtti.
Kaynak :cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 1:20 PM 0 yorum
Etiketler: beijing, çin, çin ekonomisi, çin parası, çinde finans, dünya ekonomisi, ekonomi, ekonomiden beklentiler, ekonomik kalkınma, finans, para, para politikaları
3/6/08
Çin'de Yabancı Sermaye'ye Yasak
Çin Başbakanı Wen Jiabao, dün (5 Mart) 11. Çin Ulusal Halk Meclisi (ÇUHM) 1. Toplantısı'na sunduğu hükümet çalışma raporunda, enerji tüketimi ve kirlilik boşaltımı yüksek, doğal kaynaklara dayanan yabancı sermayeli projelerin sınırlanıp yasaklanacağını, ayrıca yabancı sermaye çekme sürecinde görülen yasa dışı girişimlerin önleneceğini belirtti.
Çin Devlet Gelişme ve Reform Komitesi'ne bağlı Dış Ekonomi Enstitüsü Başkanı Zhang Yansheng, buna ilişkin yorumunda, Çin ekonomisinin boyutu ve dünya ülkeleriyle ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda, gerek kaynak ve çevre koruma, gerekse dünya ekonomisindeki denge bakımından, uluslararası toplumun Çin'in söz konusu politikasından yararlanacağını ifade etti.
Çin'de şu anda geniş kapsamlı enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımını azaltma çalışmaları yürütülüyor.
Gönderen ceoyavuz zaman: 3:05 AM 0 yorum
Etiketler: çin, çin hakkında bilgi, çinde iş, çinde yatırım, ekonomi, ekonomik yasak, enerji, yabancı sermaye, yabancı yatırımcı, yatırım
2/18/08
Çin 2030’a Hazırlanıyor

Son yıllarda her alanda attığı adımlarla adından sıkça söz ettiren Çin’in 2030’dan önce dünyanın 2. büyük gücü olacağı kaydedildi.
Çin’in önemli düşünce kuruluşlarının yaptığı analize göre objektif ulusal kuvvet açısından Çin, 2030’dan önce dünyanın ikinci büyük gücü olacak. Çin Sosyal Bilimler Akademisi (CASS) tarafından yayımlanan Çin’in 2008 Modernizasyonu raporunda, şu an ABD ve Japonya’nın ardından objektif ulusal kuvvet açısından 3. sırada bulunan Çin’in 2030’dan önce Japonya’yı geride bırakacağı belirtildi. CASS’a göre 1990’larda 16. sırada olan Çin, 2004’te global anlamda objektif ulusal kuvvet açısından 3. sıraya yükseldi. Resmi Xinhua ajansının haberinde, Çin’in Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)’sı 5 yıl üst üste iki haneli büyüdü ve 2007’de yüzde 11.4’le 3.43 trilyon dolar oldu. Bu rakam son 13 yılın en yüksek büyüme oranı oldu. Raporda Çin’in yeni ’’Barış Yanlısı Strateji’’ konsepti izlemesi tavsiyesinde de bulunuldu.
Üretimdeki bu keskin artıştan dolayı Çin’in dünyanın 3. büyük ekonomisi olan Almanya’yı geride bırakmaya yakın olduğu ifade edildi. Japonya’nın 2006’daki GSYİH’sı 5.083 trilyon dolardı. Bu ülkenin 2007’deki büyüme rakamları henüz açıklanmadı.
Kaynak: haber1.com
Yukarıdaki haber bir haber servisinden alınma, 2030 yazısı size uzun bir süre gelebilir, ama Çinlilerin 1981 de 125 yıllık bir plan yaptığını şuan o plana uyduğunu bilin yeter. Yanlış yazmadım 125 yıllık bir plan dile kolay. Daha önlerinde 1 asır var koşmaları gereken, gerçi "Çinde işler hızlı yürümez durmasın yeter" diye bir sözleri var. Ne diyelim olumlu taraflarının ülkemizde de uygulanması dileğiyle.
Gönderen ceoyavuz zaman: 10:17 AM 0 yorum
Etiketler: çin, çin de neler oluyor, çin ekonomisi, çin ne düşünüyor, çinin planları, ekonomi, ekoomik plan
1/24/08
2008'de Çin ekonomisi istikrarlı büyümeye devam edecek

Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından, dün (23 Ocak) yayımlanan 2008 yılına ilişkin ekonomik bilgilerin yeraldığı Yeşil Kitap'ta, istikrarlı ve biraz sıkı bir makro düzenleme politikasının sürdürülmesi durumunda, 2008 yılında Çin ekonomisinin yine istikrarını koruyarak büyümeye devam edeceği belirtildi.
Yeşil kitapta, 2008 yılında, Çin tüketim malları piyasasındaki büyüme oranının yine yüksek düzeyde seyredeceğine işaret edildi. Kitapta, 2008 yılında Olimpiyat oyunlarının Çin'de düzenlenmesinin, yurtiçi piyasadaki satış ve üretimi canlandıracağı kaydedildi. Kitapta ayrıca, sabit sermayeye yönelik yatırımdaki artış hızının küçük ölçüde düşeceği, ithalat artışındaki istikarın ise korunacağı ifade edildi.
Kitapta, 2008 yılında, dünya ekonomisinin büyüme hızının yüzde 4.8'i bularak, 2007 düzeyine erişeceğine de işaret edildi.
Kaynak:cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 2:02 AM 0 yorum
Etiketler: 2008 ekonomisi, büyüme oranları, çin, cin ekonomisi, çin ekonomisi, ekonomi, ekonomiden beklentiler, ekonomik büyüme
1/9/08
Dünya Bankası: Dünya ekonomik büyümesi yavaşlayacak

Dünya Bankası tarafından bugün (9 Ocak) yayımlanan "2008 Küresel Ekonomiye Bakış" raporunda, ABD gibi gelişmiş ülkelerin ekonomik büyümesinde yaşanan gerileme dolayısıyla, dünya ekonomisinin büyüme hızının yavaşlayacağı savunuldu. Geçen yıl dünya ekonomisinin yüzde 3.6 büyüdüğünün belitildiği raporda, bu yıl bu oranın yüzde 3.3'e düşmesinin beklendiği kaydedildi.
Raporda son iki yılda ABD ekonomisindeki durumun iç açıcı olmadığı, 2007'de ABD ekonomisinin yüzde 2.2 büyüdüğü, bu yıl ise ancak yüzde 1.9 büyüyeceği belirtildi.
Raporda, gelişmekte olan ülkelerin geçen yılki ekonomik büyüme hızının yüzde 7.4'ü bulduğu ve bu yıl bu sayının yüzde 7.1'e gerileyeceği savunuldu. Raporda ayrıca, gelişmekte olan ülkeler arasında Çin ve Hindistan'ın ekonomilerinin gözle görülür şekilde büyüdüğü vurgulandı. Çin'in geçen yıl yüzde 11.3 büyüdüğüne dikkat çekilen raporda, bu yıl bu sayının yüzde 10.8 olacağı tahmin edildi.
Kaynak :cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 1:24 PM 0 yorum
Etiketler: dünya ekonomisi, dünya ticareti, ekonomi, ekonomide durgunluk, ekonomiden beklentiler, kriz, kriz dönemi, türkiye ekonomisi
12/27/07
Xinjiang, ülkenin metal dışı maden üretimi merkezi olacak

Başlık tamamen bir Çin haber sitesinden alıntıdır. Haber şu şekil devam ediyordu. "Yerli ve yabancı işletmelerin, Çin'in kuzeybatısındaki Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde kömür, petrol ve doğal gaz ile metal madenlerini geliştirmeleriyle, bu bölgede zengin metal dışı maden kaynakları da işletmelerin ilgisini çekmeye başladı. Xinjiang bölgesi bundan dolayı ülkenin metal dışı madenleri üreten önemli merkezi haline geliyor.
Xinjiang Maden İşleri Müdürlüğü'nün verdiği bilgilere göre, şu an Xinjiang'da 70'den fazla metal dışı maden ocağı bulunuyor. Bunlardan mika taşının rezervi ülkede birinci sırada yer alıyor. Ayrıca asbestin rezervi de ülkenin ön sıralarında bulunuyor. Rezerv bakımından ülke sıralamasında ilk yedide yer alan inşaat malzemeleri ve diğer metal dışı madenlerin çeşidi 27'ye ulaştı.
Son yıllarda Xinjiang bölgesinde yeni tip sanayileşme sürecinin hızlandırılmasıyla, çok sayıda yerli ve yabancı büyük ölçekli metal dışı maden şirketi, bu bölgeye geldi. Örneğin Ağustos 2006'da Çin Genel Metal Dışı Maden Şirketi, Xinjiang'a 20 milyon yuan yatırım yaparak işlettiği madenleri Kazakistan gibi Orta Asya ülkelerine ihraç ediyor. Ayrıca bir İngiliz şirketi de Xinjiang'a üç yıl içinde 50 milyon avro tutarında yatırım yaparak burada dünyanın en büyük vermikülit üretim merkezi inşa etmeyi planlıyor.
Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Ekonomi ve ticaret Komitesi'nin verdiği bilgilere göre, söz konusu işletmelerin yatırımıyla Xinjiang'da metal dışı maden kaynaklarının geliştirilerek kullanımı artırılacak ve metal dışı madencilik sektörünün kapsamlı şekilde gelişmesi sağlanacak." Kaynak:cri.cn
Neden bu haberi yazdım. Çin'i bir kere daha takdir ediyorum, biz ekonomiyi doğuya(az gelişmiş bölgelere) götüremezken Çin büyük coğrafyasına rağmen her alana ekonomiyi götürüyor. Burdan devlet büyüklerimizide bir kaç tavsiyede bulunuyoruz.
1- Çin ile rekabet etmek istiyorsan Çin'i taklit et. (Sam WALTON'un dediği gibi ben iş hayatında herşeyi rakiplerimden kopya çektim sonra geliştirdim)
2- Tarkan'a 1 gecede 750.000 YTL vereceğine, işsizlikten dolayı dağa çıkıp o cani örgüte katılan gençlerine iş imkanları yaratmak için doğuya sanayi'yi eğitimi sağlığı götür.
Çin ekonomisinde elde edilen başarılar

Çin ekonomisi, yılın sonunda 2007'ye ilişkin memnun edici bir "karne" sundu:
2007 yılının ilk üç çeyreğinde Çin ekonomisinde istikrarlı ve hızlı büyüme korundu. Kentlilerin ve kasabalıların geliri önemli ölçüde yükseldi. Enerji tasarrufu sağlama ve kirlilik salımını azaltma çalışmalarında yeni gelişmeler elde edildi. Bu başarılar kamuoyunun dikkatini çekti.
Bazı yabancı ülkelerin siyaset adamları, uluslararası örgütlerin yetkilileri ve ekonomistler gazetecilere verdikleri demeçlerde, yakından izledikleri Çin ekonomisi hakkında görüşlerini ifade ettiler. Şimdi 2007 yılı Çin ekonominde elde edilen başarıları beraberce gözden geçirelim.
2007 yılının ilk üç çeyreğinde, Çin'in gayri safi yurt içi hasılası, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 11.5 artarak, 16 trilyon yuanı geçti. Uzmanların tahminlerine göre, 2007 yılında Çin'in ekonomik büyüme hızının yüzde 11'i geçmesine kesin gözle bakılıyor. Avrupa Birliği'nin Çin'deki heyet başkan yardımcısı Franz Jessen, Çin ekonomisinin hızlı büyümesi hakkında şöyle konuştu:
"2000 yılında Çin hükümeti, gelecek 10 yıl içinde gayri safi yurt içi hasılasının dört misli artması hedefini ortaya koydu. Bu büyüme hızıyla Çin hükümetinin '11. Beş Yıllık Planı'nda belirlenen her hedefi gerçekleştirebileceğine inanıyorum."
2007 yılı boyunca Çin vatandaşlarının tüketimi hızla arttı. Tüketimin bu yılın ilk üç çeyreğinde ekonomik büyümeye yaptığı katkı yüzde 37'ye ulaştı. Çin ekonomisini büyüten diğer iki unsur olan ihracat ve yatırım, tüketimle kıyaslandığında geride kaldı. Aynı dönemde ihracatta 0.6 puan artış görülürken, yatırımda düşüş yaşandı.
Bunun yanı sıra 2007 yılında Çin'in sosyal güvenlik kapsamı genişletildi. Yaşlılık sigortası, sağlık sigortası, işsizlik sigortası gibi sosyal sigortalara katılanların sayısı arttı. Bunlar, merkezi mali kurumun benzeri konulara ayırdığı bütçenin artmasından kaynaklandı. Uluslararası Para Fonu'nun Çin'deki baştemsilcisi Vivek Arora bu konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
"2007 yılında Çin hükümetinin eğitim ve sağlık gibi alanlara ayırdığı bütçenin artması bizi sevindirdi. Bu, vatandaşların yaşam seviyesinin yükselmesine yararlı olacağı gibi makro ekonominin dengeli şekilde gelişmesine yardımcı olacak."
2007 yılında Çin ekonomisinde kolay sağlanmayan başarılar elde edildi. 2006 yılının başlarında yatırımda aşırı hızlı artış görüldü. Fazla kredi açıldı ve ticaret fazlası, ticaret açığına göre çok daha fazlaydı. 2007 yılında ise mal fiyatları sürekli yükseldi. Bu sorunlar karşısında Çin hükümeti, ekonominin istikrarlı şekilde gelişmesini güvence altına almak için makro düzenleme yöntemlerini zenginleştirdi. 2007 yılında Çin Merkez Bankası, beş defa faiz oranını yükseltti.
Para politikasının dışında enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımını azaltma, Çin'in makro düzenlemeleri için diğer bir önemli yöntem oldu. Yılın sonunda resmi kurumlar tarafından verilen bilgilere göre, bu yılın ilk üç çeyreğinde gayri safi yurt içi hasılanın birim başına düşen enerji tüketimi, 2006 yılının aynı dönemine oranla yüzde 3 azaldı. Sülfürdioksit ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı (COD) gibi önemli kirlilik salımında ilk defa düşüş yaşandı. Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Özel Komitesi Başkanı Rajendra Pachauri, yeni sona eren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Toplantısı'nda Çin'in elde ettiği başarılardan övgüyle söz etti. Pachauri, özellikle Çin'in yenilenebilir enerjinin kullanımı ve enerji kullanım veriminin yükselmesi konusunda harcadığı çabalardan takdirle söz ederek şöyle konuştu:
"Çin, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve diğer yenilenebilir enerjilerin kullanımının yaygınlaştırılması konusunda çaba harcıyor. Çin, enerji kullanım veriminin yükseltmeye ve sera gazının salımını azaltmaya çabalıyor."
Yabancı ekonomistler, Çin ekonomisinin hızla büyümesinin dünyaya büyük katkıda bulunduğunu savundu. Uluslararası Para Fonu tarafından yayınlanan dünya ekonomisine bakış raporunda, 2007 yılında Çin'in ABD'yi geride bırakarak, dünya ekonomisine en çok katkı yapan ülke haline geleceği kaydedildi.
Kaynak: cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 11:48 AM
Etiketler: çin ekonomisi, dünya ekonomisi, dünya ticareti, ekonomi, ekoomik plan, gsmh, para, para politikaları, ticaret
12/14/07
Tahıl rekoltesinin 500 milyar kiloya ulaşması bekleniyor

Çin Tarım Bakan Yardımcısı Wei Chao'an, bu yıl tahıl üretiminde iyi gelişme eğilimi korunarak tahıl rekoltesinin 500 milyar kiloya ulaşmasının beklendiğini ve böylece tahıl rekoltesinde ardı ardına dört yıl artış gerçekleştirileceğini söyledi. Bu, Çin'de tahıl üretiminin, istikrarlı gelişme aşamasına girdiğini gösteriyor.
Wei Chao'an, Çin'in ortasındaki Hefei kentinde düzenlenen tahıl üretimiyle ilgili sohbet toplantısında yaptığı konuşmada, yıllardır bol mahsul alınmasının, ulusal ekonominin sağlıklı adımlarla gelişmesinde önemli rol oynamanın yanı sıra geçmişte yaşanan bazı sorunları da çözdüğünü ifade etti.
Wei, tarıma destek politikası ve sektörlerdeki yapısal düzenlemeler sayesinde tahıl rekoltesinde yükselme sağlandığını, köylülerin gelirinde de hızlı artışın korunduğunu söyledi. Wei, 2004-2006 yıllarının, tahıl rekoltesinin ardı ardına yükseldiği üç yıl olduğu gibi, köylülerin net gelirinde nispeten hızlı artış kaydedilen bir dönem olduğuna işaret etti.
Wei, tahıl rekoltesi ve kalitesinin aynı hızla yükselmesinin, yüksek rekolte ile kalite arasındaki çelişkileri yumuşattığını savundu.
Tahıl rekoltesi yükselirken, sebze, meyve gibi ürünlerinin miktarı ve çeşitleri de arttı ve arz-talep dengesi esasen sağlandı.
KAynak: cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 12:59 PM
Etiketler: çiftçilik, çin ekonomisi, ekonomi, global ekonomi, köy, meyve, sebze, tahıl
12/9/07
Çin ekonominisinin istikrarlı gelişmesi sürecek

Çin'in önümüzdeki yıl ekonomi alanında alınacak önlemlerin genel çerçevesini hazırlayan Merkezi Ekonomi Çalışmaları Toplantısı'nda, ekonomide aşırı ısınmayı ve yüksek enflasyonu önlemek için sağlıklı ve temkinli mali politika ile sıkı para politikası uygulanmasına karar verildi. Çinli ekomomistler, önceki gün (5 Aralık) sona eren toplantıda alınan bu kararın ülkenin istikrarlı ve hızlı büyümesinin sürdürülmesini sağlayacağı görüşünü dile getirdi.
Çin'in hızlı büyümesi, bu yıl da sürdü. Gayri safi yurt içi hasılada bu yıl yüzde 11.5'lik artış beklenirken, sabit sermaye yatırımları, kredilendirme ve ticaret fazlasındaki aşırı artış, ciddi sorunlar olarak devam ediyor. Özellikle enflasyon baskısı giderek artıyor. Ülkenin Tüketici Fiyatları Endeksi'nde üst üste üç ay yüzde 6'nın üzerinde artış görüldü.
Ekonomide görünen aşırı ısınmaya dönüş riski ve sürekli artan enflasyon baskısı karşısında, Merkezi Ekonomi Çalışmaları Toplantısı'nda, makro kontrolün öncelikleri, ekonomideki hızlı büyümenin aşırı ısınmaya dönüşmesi ve yapısal nedenlerden kaynaklanan fiyat artışlarının yüksek enflasyona yol açmasının önlenmesi olarak belirlendi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Ekonomi Araştırmaları Merkezi Müdürü Yuan Gangming, böyle bir kararın ülke ekonomisinin istikrarlı, devamlı ve hızlı gelişme eğiliminin sürdürülmesine yararlı olacağını belirterek şunları kaydetti:
"Ekonomideki hızlı büyüme, üst üste beş yıldır sürüyor. Bu yıl yüzde 11'in üzerine çıkacak bu hızlı büyüme, bazı sorunların çözümüne yardımcı olmakla birlikte, enflasyon tehlikesini de artırıyor. Aynı zamanda Tüketici Fiyatları Endeksi'nde bu yıl hızlı artış yaşandı. Hızlı büyümenin daha yüksek fiyat artışlarına yol açmasını önlemek zorundayız."
Merkezi Ekonomi Çalışmaları Toplantısı'nda, önümüzdeki yıldan itibaren sağlıklı ve temkinli mali politika ile sıkı para politikası uygulanması öngörülüyor. Bu karar, 2004'ten bu yana sağlıklı ve temkinli mali politika ile para politikası uygulayan Çin hükümetinin, makro kontrol politikasında ilk kez önemli bir değişiklik yaptığını gösterdi. Sıkı para politikasının daha önceki politikanın bir devamı olmakla birlikte, makro kontrolün daha da yoğunlaşacağı anlamına geldiğini savunan Çinli ekonomist Yi Xianrong, görüşlerini şöyle ifade etti:
"Merkezi hükümet, ekonomide aşırı ısınmaya doğru açık bir eğilim olduğunun bilincinde. Sıkı para politikası uygulanmasıyla ekonomi, yatırım ve kredilendirmedeki aşırı ısınmanın önleneceğine kesin gözle bakılıyor."
Devletin, ekonomide aşırı ısınmayı önlemek için bu yıl bankaların mevduat yedek akçe ve kredi oranlarını yükseltme ve banka kredilerine yönelik kısıtlamaları artırma önlemleri almasına rağmen, makro kontrolün henüz etkisini tümüyle göstermediğine dikkat çeken Yi Xianrong, banka faiz oranlarının yeniden düzenlenmesinin önümüzdeki yıl uygulanacak sıkı para politikasının önemli bir parçası olacağı tahmininde de bulundu.
Devletin izlemeye devam edeceği sağlıklı ve temkinli mali politika üzerinde duran Yi Xianrong, satışa çıkarılacak bonoların toplam hacminin bu yılın düzeyini koruyacağı ve vergide önemli değişiklik yapılmayacağını ifade ederek, temel kamu hizmetlerinin dengeli gelişmesini sağlayacak devlet desteğinin büyük oranda artırılacağını söyledi. Yi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çin Komünist Partisi'nin 17. Kongresi'nde kabul edilen raporda, temel kamu hizmetlerinin dengeli gelişmesine vurgu yapılmıştır. Dolayısıyla önümüzdeki yıl buna uygun mali politika belirlenmesine kesin gözle bakılıyor. Konut ve sağlık güvence sistemlerinin oluşturulmasına daha fazla sermaye ayrılması, bunun bir parçası. Genel olarak mali çalışmalarla vatandaşların yaşamının düzeltilmesine ağırlık verilecektir."
Bu görüşü paylaşan Çin Sosyal Bilimler Akademisi ekonomistlerinden Yuan Gangming, önümüzdeki mali politika döneminde sosyal adaletin sağlanmasına öncelik verilmesinin beklendiğini kaydederek şöyle konuştu:
"Eğitim, sağlık ve sosyal yardım çalışmalarına daha fazla yatırım yapılacaktır. Üstelik bu alanlara yönelik yatırımlar artırılırken, farklı bölgelerin gelişmişlik düzeyi ve gelir düzeyindeki farklılıklar gözetilerek, gelişmişlik ve gelir düzeyi düşük bölgeler ile kırsal bölgelere öncelik verilecektir. Böylece mali politikanın uyumlu ekonomik gelişmeyi pekiştirme rolü daha fazla harekete geçirilecektir."
Kaynak:cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 6:07 AM
Etiketler: çin ekonomisi, ekonomi, ekonomik büyüme, sosyal bilimler akedemisi, yuan ganming
12/7/07
TÜSİAD'ın Pekin Ofisi açıldı

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) Pekin Ofisi, 26 Kasım'da Raffles Beijing Oteli'nde düzenlenen resepsiyonla açıldı. Resepsiyonda muhabirimiz Türk yetkililerle görüştü. Bugünkü programın ilk bölümünde konuyla ilgili olarak yapılan röportajı aktaracağız.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD teşkilatını şöyle tanıttı:
"TÜSİAD, bildiğiniz gibi 36 yıl önce kuruldu. Türkiye'nin en öncü kurumlarından biridir. Her zaman vizyonel davrandığı ve birçok konuda Türkiye'nin ilerlemesinde büyük katkısı olduğu düşüncesindeyim. Bir işadamları topluluğu olmasıyla beraber. TÜSİAD, sadece ekonomik konularda değil, sosyal, siyasi ve kültürel konularda da her zaman Türkiye'nin önünü açacak fikirler oluşturmuştur. Aynı zamanda 28 yıldır da Avrupalı işadamlarının çatı kuruluşu diyeceğimiz UNİCE'nin (Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu) bir üyesidir."
Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD'ın Çin'de bir ofis açma amacını da şöyle anlattı:
"Çin, dünyanın büyüyen ekonomisi ve Türkiye'yle çok sıkı ilişkileri var. Türkiye'nin dış ticaret açığının yüzde 14'ü Çin'den kaynaklanıyor. Ticaret hacmimiz oldukça büyük. Biz buraya daha çok çimento ihraç ediyoruz. Ham madde ihraç ediyoruz. Buradan işlenmiş mamuller alıyoruz, makine alıyoruz. Bu alanlarda yapabileceğimiz çok fazla şey olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin ve dünyanın geleceğini düşündüğümüzde de bu kadar heyecanla büyüyen bir Çin'den uzak kalmanın doğru olmadığı görüşündeyiz. Onun için buraya geldik. Gerek iş dünyası, gerek kamu, devlet politikaları yürütürken, Çin'le ticari, sosyal ekonomik boyutta nasıl daha iyi gelişebilir birlikte neler yapabiliriz, birlikte bölgede nasıl yatırım yapabiliriz gibi politika yürütürken, ona da katkılarda bulunmayı amaçlıyoruz."
"Tek konsantrasyonumuz ticari hacmimizin büyümesi, iki taraftaki yatırımların büyümesi, katma değeri yüksek malları buraya ihraç ederek büyüyebiliriz diye düşünüyorum.
Bugün Çin, Ar-Ge çalışmalarına büyük kaynak ayırıyor. Türkiye de geçen dönemlere oranla bütçesinden Ar-Ge'ye ciddi kaynak ayırmaya başladı. O anlamda yapabileceğimiz çok şey var. Teknoloji değiş tokuşunda yapabileceğimiz çok şey var. "
Arzuhan Doğan Yalçındağ , TÜSİAD'ın Pekin Ofisi'nin başlangıç projesinden de bahsetti:
"Sektör olarak konuşuyoruz. Turizm hemen yapılabilecek en kolayca gerçekleştirilebilecek. Çünkü Çin'den dünyaya turist sayısı oldukça fazla. En kısa sürede yapabileceğimiz şey de bu."
Resepsiyonda konuşan Türkiye'nin hazineden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet ŞİMŞEK, Çin'in dünya ekonomisinde oynadığı rolü şöyle değerlendirdi:
"Çin, ekonomik bakımdan güçlü ülkelerden biri haline geldi ve çağdaş tarihte ilk kez dünyanın ekonomik büyümesine ABD'den daha büyük katkılarda bulunacak. Çin, hem dünyada en büyük ihracat merkezi, hem de birçok sanayi ürünü için geniş pazar haline geldi. Geçen yıllarda Çin'in ekonomik büyüme hızı yüzde 9.5 civarında korundu. TÜSİAD, Çin'in 2050 yılında dünyanın en büyük ekonomik gücü haline gelebileceğini düşünerek, Çin'de ofis açtı."
"Çin'den korkmamak lazım, korkmamız gereken şey kendi reform sürecimizin tamamlanmaması" diye konuşan bakan, Çin'in gelişmesinin getireceği fırsatları konusunda sözlerine şöyle devam etti:
"Önümüzdeki 40 yıl içinde dünyanın ekonomik ve siyasi şekli, Çin ve Hindistan tarafından saptanacak. Çin'in gelişmesinin dünyaya olduğu gibi Türk işletmelere de fırsatlar sağlayacağına inanıyoruz."
Kaynak : cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 12:36 PM
Etiketler: beijing, çin ekonomisi, ekonomi, türkiye, Tusiad, tusiad ofisi
11/28/07
Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi

Çin'in kuzeybatısındaki Qinghai eyaleti, Qinghai-Tibet yaylasının kuzeybatısında yer alıyor. Qinghai eyaleti, aynı zamanda ülkenin en uzun nehri olan Yangtzı Nehri, "ana nehir" diye adlandırılan Sarı Nehri gibi önemli nehirlerin kaynağı olarak ülkenin batı kesiminde ağırlıklı olarak kalkınması planlanan eyaletlerinden biri oldu. Eyaletin merkezi Xining'de bulunan Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, Qinghai eyaletinin devlet düzeyindeki tek ekonomi ve teknoloji kalkınma bölgesi olarak, son yıllarda eyaletin ekonomik gelişmesinde parlak bir nokta haline geldi.
Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, Temmuz 2000'de kuruldu. Kalkınma bölgesinin kurucuları o zamanlar yalnızca yerel hükümetin ayırdığı 100 bin yuanla, zorluklar içinde çalışmalarını başlattı.
Yedi yıl süren çabalarla Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nde esasını metalürji, kimya sanayi, makine işleme, inşaat malzemeleri, biyolojik ilaç, yeşil tarımsal ürün ve sağlık ürünlerinin oluşturduğu sanayi sistemi oluşturuldu. Bölgede bulunan işletmelerin sayısı 500'ü geçti. Yaklaşık 20 bin kişinin çalıştığı bu işletmelerde gerçekleştirilen sabit sermaye yatırımı 10 milyar yuanı aştı.
Qinghai Eyaleti Ekonomik Planlama Komitesi Başkan Yardımcısı Chen Zhizhong, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin büyümesi ve gelişmesinin, Qinghai eyaletinin sanayisinin gelişmesini etkili şekilde hızlandırdığını belirterek, şunları söyledi:
"Son yıllarda tüm eyaletin sanayisi iyi şekilde gelişti. 2006 yılında eyalette büyük ölçekli işletmelerde gerçekleştirilen katma değer 24 milyar 30 milyon yuana ulaştı. Bu başarı, ü özellikle Xining kentinin yüzde 25.5 oranındaki yüksek büyüme hızından kaynaklanıyor.
Söz konusu yetkili, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin, eyaletin ekonomik yapısal düzenlemeler ve eyaletin ekonomik gelişmesinde örnek rol oynadığını belirtti.
Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin baş döndürücü hızla gelişmesinin sağlanması, kalkınma bölgesinin yönetim kuruluşunun gelişme stratejisinden kaynaklandı. Kalkınma bölgesinin sorumlusu Guo Tianming, diğer eyaletlerin ileri üretim teknolojisini ve gelişme kavramını çekmeye ağırlık vermenin, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin başarısının anahtarlarından biri olduğunu savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Para sıkıntısı çeken Qinghai eyaletinin aslında ileri gelişme düşüncesi ve kavram açısından eksiği var. Ülkenin batı kesiminde böylesi ekonomi ve teknoloji kalkınma bölgesi kurulması ile ileri kavram ve ileri yönetim yöntemin çekilmesi gerekiyor. Kalkınma bölgesinin kurulması, yerel kaynaklar geliştirilerek, sektör oluşturmada örnek ve itici rol oynanmayı amaçlıyor."
Söz konusu yeni gelişme kavramı doğrultusunda Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin kurulmasından sonra bir yıl kadar kısa süre içinde altyapı tesislerinin inşası, sanayi projelerinin inşası ve yabancı sermaye çekme gibi alanlarda atılım niteliğinde gelişmeler sağlandı.
Şu an Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, Qinghai eyaletinin dış işbirliği yapan önemli bir platformu haline geldi. Qinghai Mingxing Biyoloji Projesi A.Ş, Taiwan sermayeli bir işletmedir. Şirketin genel müdürü Taiwanlı Zhao Xia şunları söyledi:
"Xining'de dört yıldır yaşıyorum. Qinghai'nin ekonomik temeli nispeten zayıf. Ancak gelişme isteği, Çin'in diğer bölgelerine göre daha fazla. Yerel hükümet, kalkınma bölgesine büyük önem veriyor ve ayrıcalıklı politikalar ortaya koydu. Kalkınma bölgesinin yönetim birimleri, eyaletin diğer kent ve bölgelerine göre daha kapsamlı hizmet veriyor."
Son yıllarda özgün sektörler geliştirmeyi hedefleyen Qinghai eyaleti, kalkınma bölgesinin gelişme politikalarını düzelterek, kaliteli projelerin çekilmesine hız verdi. Hükümetin desteğiyle, Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi, hızlı gelişme aşamasına girdi. 2010 yılına kadar Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin üretim değeri, 13.5 milyar yuana ulaşacak. Xining Ekonomi ve Teknoloji Kalkınma Bölgesi'nin büyüyerek gelişmesiyle birlikte, Qinghai eyaletinin sanayisinde atılım niteliğindeki gelişme hedefi yakın gelecekte gerçekleştirilebilecek.
Kaynak:cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 10:29 AM
Etiketler: çin ekonomisi, çin teknolojisi, ekonomi, ekonomik kalkınma, teknoloji, teknoloji üssü
11/20/07
Economist'e göre 2008 de Türkiye Riskli

Saygın finans ve siyaset dergisi Economist “2008 Yılında Dünya” başlıklı bir ek yayınladı. Economist'in 2008 falında Türkiye'ye bir tam sayfa ayrıldı.
Economist uzmanlarına göre Türkiye'nin siyasi kriz riski “orta”... (AB ülkelerinde risk düzeyi “düşük” olarak belirtiliyor). Türkiye'yi önümüzdeki yılda 3 temel sorun bekliyor. Bunların çözümü konusunda ise dergi karamsar bir tablo çiziyor. Economist'e göre Türkiye dünya basının manşetlerinden 2008 yılında da düşmeyecek.
1) LAİKLİK VE TÜRBAN: 2008'de Türkiye'de yine laiklik tartışılacak. Ordu ve muhalefet AKP'yi bu alanda eleştirmeyi sürdürecek. Düşünce ve ifade özgürlüğü alanında bazı gelişmeler kaydedilmesine rağmen AKP'yi en çok meşgul edecek konular arasında kamusal alanda türban da yer alacak. AKP tabanından türban yasağının kalkması için baskılar artacak.
2) AB VE ABD İLE İLİŞKİLER: Türkler'in Avrupa Birliği konusunda 2008 yılında büyük sabır göstermesi gerekecek. Fransa, Almanya, Avusturya ve Hollanda'nın Türkiye'ye yönelik itirazları önümüzdeki yılda da devam edecek. Avrupa ile ilişkilerin yanısıra ABD ile ilişkiler de PKK sorunu nedeniyle sekteye uğramış durumda. PKK, Türkiye-ABD ilişkilerinde önümüzdeki yıl da belirleyici rol oynamaya devam edecek. Başbakan Erdoğan Kuzey Irak'a kapsamlı bir operasyon düzenlemeyecek, ancak gerçekleşecek sınırlı operasyonlar da Irak-Türkiye sınırında gerilime yol açacak.
3) EKONOMİK PERFORMANS: Erdoğan liberal politikalarla Türkiye'ye dış yatırım çekmeye çalışacak. Ancak dünya ekonomisindeki kötüye gidiş Türkiye'yi de etkileyecek. 2008'de Erdoğan'ın başını en çok ağrıtacak konu ekonomi.
SAYILARLA 2008'DE TÜRKİYE
Nüfus: 76.2 milyon
GSMH: 508 milyar dolar
Kişi başına gelir: 6 bin 670 dolar
Büyüme hızı: %5.3
Enflasyon: %6.1
Gönderen ceoyavuz zaman: 6:05 AM
Etiketler: 2008 ekonomisi, dünya ekonomisi, ekonomi, ekonomiden beklentiler, ekonomik performans, ekonomist, global ekonomi, laiklik, tahmin, türkiye
11/19/07
ÇİN, YIL SONUNDA EKONOMİDE %11.6 BÜYÜME BEKLİYOR

Çin Merkez Bankası, ülkede Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yılın ikinci yarısında da hızla büyümeye devam etmesini bekliyor. Banka, 2007 yılında GSYH artış oranının yüzde 11.6, enflasyonun ise yüzde 4.6 olacağını öngörüyor.
Çin Merkez Bankası bu tahminleri, bu yıl global ekonominin yüzde 4.8 büyüyeceği, Çin'de mali harcamaların yüzde 12 artacağı öngörüsüne dayandırdı. Çin ekonomisi yılın ilk yarısında yüzde 11.5 büyümüştü.
Merkez Bankası, 2008 yılının ilk yarısında GSYH'nin yüzde 10.8 artacağını, aynı dönemde enflasyonun yüzde 5.0 olacağını da öngörüyor.
KAYNAK : dunyagazetesi
Gönderen ceoyavuz zaman: 10:24 PM
Etiketler: çin, cin ekonomisi, çin ekonomisi, ekonomi, ekonomik büyüme, global ekonomi, GSYH, merkez bankası
10/24/07
Dünya ekonomisi “Çinleşecek” mi?

8 Aralık tarihinde Sabancı Center’da düzenlenen Çin Konferansı’na katılan uzmanlardan Duisburg Üniversitesi Doğu Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Markus Taube, “Çin ve Dünya Ekonomisine Genel Bir Bakış” başlıklı konuşmasında Çin’in 21. yüzyılda global ekonomiyi sarsacak kapasitede bir güç haline dönüştüğünü belirtti. Yakın bir gelecekte dünya ekonomisinin “Çinleşeceğini” savunan Prof. Taube, bu değişimin gerçekleşmesi için öncelikle Çin’in başta fikri mülkiyet haklarını korumak ve devlet işletmelerinin ekonomideki rolünü azaltmak gibi konularda tedbir alarak kendisini değiştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Prof. Taube, Çinli şirketlerin giderek daha liberal bir yapı sergilediğini ve global ekonomiyle her geçen gün daha çok entegre olduklarını belirterek, kısa bir süre sonra evlerimizde kullandığımız ürünlerin tümünün Çin malı olacağına dikkat çekti.
Kaynak:TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu Çin Konferansı
Gönderen ceoyavuz zaman: 11:34 AM
Etiketler: china, çin, cin ekonomisi, çin konferansı, dünya ekonomisi, ekonomi, konferans, Markus Taube
9/18/07
Türkiye Çin Arasındaki Ticaret Hacmi Büyüyor...

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Türkiye'nin, Çin ile önümüzdeki 5 yıl sonunda 50 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşacağını tahmin ettiğini belirterek, ''İki ülke arasında önümüzdeki dönemde ticaret rekoru kırmak istiyorum'' dedi.
Kaynak: AA
Gönderen ceoyavuz zaman: 10:39 PM 0 yorum
Etiketler: çin, dış ticaret, dış ticaret hacmi, ekonomi, ihracat, ihracatci, ithalat, ithalatçı, kürşat tüzmen, türkiye
Çin'de enflasyon 11 yılın zirvesinde

Çin'de ağustos ayı itibariyle yıllık enflasyon yüzde 6.5 olarak gerçekleşerek, son 11 yılın en yüksek düzeyine ulaştı.
Enflasyonun yükselmesinde, gıda fiyatlarındaki artış etkili oldu.
Çin'in ağustos ayı dış ticaret fazlası da 24.97 milyar dolara ulaşarak rekor düzeyde gerçekleşti.
Kaynak:CNN TURK
Gönderen ceoyavuz zaman: 9:10 AM 0 yorum
Etiketler: çin, cin ekonomisi, çin ekonomisi, cinde yasam, ekonomi, enflasyon
Çin Yine Faiz Arttırdı...

Çin Merkez Bankası faiz oranlarını bu yıl üçüncü kez artırdı.
Bankanın son kararıyla, bir yıl vadeli borç verme faiz oranı yüzde 6,57'den yüzde 6,84'e; mevduat faiz oranı da yüzde 3,06'dan yüzde 3,33'e çıktı.
Ayrıca Çin'de 15 Ağustos'tan itibaren banka hesaplarına uygulanan gelir vergisi yüzde 20'den yüzde 5'e inecek.
Böylece Çinli yatırımcıların, borsaya yatırım yapmaları yerine, tasarruflarını bankalarda tutmaları yolunda cesaretlendirilmesi amaçlanıyor.
Çin hükümeti tüm bu önlemlerle hızla büyüyen ekonomiyi soğutmayı hedefliyor.
Merkez Bankası'nın kararıysa hükümetin ülkenin ekonomik verileriyle ilgili son açıklamasını izledi.
Dün açıklanan rakamlara göre Çin'de yılın ikinci üç ayında ekonomik büyüme oranı yüzde 11,9'a yükseldi.
Çin'de ekonomik büyüme oranı halen 10 yıldan uzun süredir en üst düzeyde.
Geçen hafta açıklananan rakamlarda da, Çin 2006'da Gayri Safi Milli Hasıla'daki artışın yüzde 11,1'e çıktığı duyurulmuştu.
Bu durumda Çin, Almanya'yı da geride bırakarak, ABD ve Japonya'dan sonra dünyanın en büyük üçüncü ekonomisine sahip oluyor.
Çinli yetkililer daha önce de ekonominin ısınmasını önleme amaçlı bazı önlemler almışlardı.
Bunlar arasında, Çin'in para birimi Yuan'ın değerinin yükselmesine izin verilmesi de vardı.
Çin yetkililer her ne kadar büyümeyi artırıp yoksulluğu azaltmaya çalışsalar da bir yandan da bazı sektörlerde yatırımı düşürmeye çalışıyorlar.
Zira artan yatırımın enflasyonu da artırması ya da bir borç krizine yol açmasından korkuluyor.
Çin'de yiyecek maliyetleri resmi hedef olan yüzde 3'ü aşıp yüzde 7,6'ya çıkmış durumda.
Ülkede artan yiyecek fiyatlarının özellikle kırsal kesimlerdeki yoksulları çok olumsuz etkilemesinden endişeli.
Kaynak:BBC
Gönderen ceoyavuz zaman: 1:55 AM 0 yorum
Etiketler: çin, cin ekonomisi, ekonomi