Showing posts with label ekoomik plan. Show all posts
Showing posts with label ekoomik plan. Show all posts

2/18/08

Çin 2030’a Hazırlanıyor


Son yıllarda her alanda attığı adımlarla adından sıkça söz ettiren Çin’in 2030’dan önce dünyanın 2. büyük gücü olacağı kaydedildi.

Çin’in önemli düşünce kuruluşlarının yaptığı analize göre objektif ulusal kuvvet açısından Çin, 2030’dan önce dünyanın ikinci büyük gücü olacak. Çin Sosyal Bilimler Akademisi (CASS) tarafından yayımlanan Çin’in 2008 Modernizasyonu raporunda, şu an ABD ve Japonya’nın ardından objektif ulusal kuvvet açısından 3. sırada bulunan Çin’in 2030’dan önce Japonya’yı geride bırakacağı belirtildi. CASS’a göre 1990’larda 16. sırada olan Çin, 2004’te global anlamda objektif ulusal kuvvet açısından 3. sıraya yükseldi. Resmi Xinhua ajansının haberinde, Çin’in Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)’sı 5 yıl üst üste iki haneli büyüdü ve 2007’de yüzde 11.4’le 3.43 trilyon dolar oldu. Bu rakam son 13 yılın en yüksek büyüme oranı oldu. Raporda Çin’in yeni ’’Barış Yanlısı Strateji’’ konsepti izlemesi tavsiyesinde de bulunuldu.

Üretimdeki bu keskin artıştan dolayı Çin’in dünyanın 3. büyük ekonomisi olan Almanya’yı geride bırakmaya yakın olduğu ifade edildi. Japonya’nın 2006’daki GSYİH’sı 5.083 trilyon dolardı. Bu ülkenin 2007’deki büyüme rakamları henüz açıklanmadı.
Kaynak: haber1.com

Yukarıdaki haber bir haber servisinden alınma, 2030 yazısı size uzun bir süre gelebilir, ama Çinlilerin 1981 de 125 yıllık bir plan yaptığını şuan o plana uyduğunu bilin yeter. Yanlış yazmadım 125 yıllık bir plan dile kolay. Daha önlerinde 1 asır var koşmaları gereken, gerçi "Çinde işler hızlı yürümez durmasın yeter" diye bir sözleri var. Ne diyelim olumlu taraflarının ülkemizde de uygulanması dileğiyle.

12/27/07

Çin ekonomisinde elde edilen başarılar


Çin ekonomisi, yılın sonunda 2007'ye ilişkin memnun edici bir "karne" sundu:

2007 yılının ilk üç çeyreğinde Çin ekonomisinde istikrarlı ve hızlı büyüme korundu. Kentlilerin ve kasabalıların geliri önemli ölçüde yükseldi. Enerji tasarrufu sağlama ve kirlilik salımını azaltma çalışmalarında yeni gelişmeler elde edildi. Bu başarılar kamuoyunun dikkatini çekti.

Bazı yabancı ülkelerin siyaset adamları, uluslararası örgütlerin yetkilileri ve ekonomistler gazetecilere verdikleri demeçlerde, yakından izledikleri Çin ekonomisi hakkında görüşlerini ifade ettiler. Şimdi 2007 yılı Çin ekonominde elde edilen başarıları beraberce gözden geçirelim.

2007 yılının ilk üç çeyreğinde, Çin'in gayri safi yurt içi hasılası, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 11.5 artarak, 16 trilyon yuanı geçti. Uzmanların tahminlerine göre, 2007 yılında Çin'in ekonomik büyüme hızının yüzde 11'i geçmesine kesin gözle bakılıyor. Avrupa Birliği'nin Çin'deki heyet başkan yardımcısı Franz Jessen, Çin ekonomisinin hızlı büyümesi hakkında şöyle konuştu:

"2000 yılında Çin hükümeti, gelecek 10 yıl içinde gayri safi yurt içi hasılasının dört misli artması hedefini ortaya koydu. Bu büyüme hızıyla Çin hükümetinin '11. Beş Yıllık Planı'nda belirlenen her hedefi gerçekleştirebileceğine inanıyorum."

2007 yılı boyunca Çin vatandaşlarının tüketimi hızla arttı. Tüketimin bu yılın ilk üç çeyreğinde ekonomik büyümeye yaptığı katkı yüzde 37'ye ulaştı. Çin ekonomisini büyüten diğer iki unsur olan ihracat ve yatırım, tüketimle kıyaslandığında geride kaldı. Aynı dönemde ihracatta 0.6 puan artış görülürken, yatırımda düşüş yaşandı.

Bunun yanı sıra 2007 yılında Çin'in sosyal güvenlik kapsamı genişletildi. Yaşlılık sigortası, sağlık sigortası, işsizlik sigortası gibi sosyal sigortalara katılanların sayısı arttı. Bunlar, merkezi mali kurumun benzeri konulara ayırdığı bütçenin artmasından kaynaklandı. Uluslararası Para Fonu'nun Çin'deki baştemsilcisi Vivek Arora bu konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

"2007 yılında Çin hükümetinin eğitim ve sağlık gibi alanlara ayırdığı bütçenin artması bizi sevindirdi. Bu, vatandaşların yaşam seviyesinin yükselmesine yararlı olacağı gibi makro ekonominin dengeli şekilde gelişmesine yardımcı olacak."

2007 yılında Çin ekonomisinde kolay sağlanmayan başarılar elde edildi. 2006 yılının başlarında yatırımda aşırı hızlı artış görüldü. Fazla kredi açıldı ve ticaret fazlası, ticaret açığına göre çok daha fazlaydı. 2007 yılında ise mal fiyatları sürekli yükseldi. Bu sorunlar karşısında Çin hükümeti, ekonominin istikrarlı şekilde gelişmesini güvence altına almak için makro düzenleme yöntemlerini zenginleştirdi. 2007 yılında Çin Merkez Bankası, beş defa faiz oranını yükseltti.

Para politikasının dışında enerji tasarrufu ve kirlilik boşaltımını azaltma, Çin'in makro düzenlemeleri için diğer bir önemli yöntem oldu. Yılın sonunda resmi kurumlar tarafından verilen bilgilere göre, bu yılın ilk üç çeyreğinde gayri safi yurt içi hasılanın birim başına düşen enerji tüketimi, 2006 yılının aynı dönemine oranla yüzde 3 azaldı. Sülfürdioksit ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı (COD) gibi önemli kirlilik salımında ilk defa düşüş yaşandı. Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Özel Komitesi Başkanı Rajendra Pachauri, yeni sona eren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Toplantısı'nda Çin'in elde ettiği başarılardan övgüyle söz etti. Pachauri, özellikle Çin'in yenilenebilir enerjinin kullanımı ve enerji kullanım veriminin yükselmesi konusunda harcadığı çabalardan takdirle söz ederek şöyle konuştu:

"Çin, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve diğer yenilenebilir enerjilerin kullanımının yaygınlaştırılması konusunda çaba harcıyor. Çin, enerji kullanım veriminin yükseltmeye ve sera gazının salımını azaltmaya çabalıyor."

Yabancı ekonomistler, Çin ekonomisinin hızla büyümesinin dünyaya büyük katkıda bulunduğunu savundu. Uluslararası Para Fonu tarafından yayınlanan dünya ekonomisine bakış raporunda, 2007 yılında Çin'in ABD'yi geride bırakarak, dünya ekonomisine en çok katkı yapan ülke haline geleceği kaydedildi.
Kaynak: cri.cn