İstanbul üniversitesinin karşısında bir firmada çalışıyorum, genellikle mutfak eşyaları, bone china yemek takımları, ahşap ve bir çok ürün ithal ediyoruz. Ürünlerimiz kaliteliler ve ücretleri de piyasadaki ürünlere göre biraz yüksek aynı kalitedeki ürünlerin bayağı altında. Fiyatının kendisi ile aynı kaliteli ürünlerde aşağıya olması reklam değil sadece rakiplerinin markalaşmış olması çalıştığım firmanın markalaşmaya yavaş yavaş başlaması. Firmada tezgahtarlık yapmıyorum, ara sıra alt kata iniyor ürünleri inceler fikir az çok kalitelerini anlamaya çalışıyorum. Aşağıda her türlü insan ile karşılaşmak mümkün, çok sinir bozucu müşteriler oluyor. Geçen biri eşi ile birlikte dükkana girdi, adamın elleri cebinde kendinden emin üründen çok ama çook iyi anladığını sanan ukala biri. Biz perakende satmıyoruz ama bazen satarız, böyle tiplere satmamak için de kibarca bir şekilde göndeririz. Üründen çok iyi anlayan vatandaş yemek takımına bakıyor, porselen desem o fiyattan her türlü satabilirim ama malın bone china olduğunu söylüyorum. Bizim çok bilmiş, bone china bilmediğinden porselen bile o fiyat zor eder diyor :) ( Bone china porseleni normal porselenden 2 kat ürününe göre daha da pahalı olabilir) Bone China porseleninin kemik tozundan yapıldığını, bone china'nın sadece Çinde değil, Fransa'da, Japonya'da, Malezya'da kısacası dünya da bone china adında üretildiğini ve satıldığını anlatma gereği dahi duymuyorum. "Ben kazıklanmam arkadaş edası ile çıkıp gidiyor :)" Tüketici ön yargısından kolay kolay vazgeçmeyecek.
Uzun zamandır insanların bu Çin mallarına karşı bakış açısı ne zaman değişecek diye düşünürüm. Cumartesi günü Yönetim Muhasebesi dersine giren hocamız (Ömer Faruk Yaşaroğlu) bir çorap fabrikasından bahsederken, Çin malları kalitesiz değil diyor, adamlar istediğiniz kalite mal yapıyorlar dedi. Bende ilk defa Çin malları hakkında böyle düşünen birini görmenin sevinci ile böyle bir yazı yazmaya karar verdim :)
3/17/08
Tüketicinin Çin Mallarına Bakış Açısı Değişiyor
Gönderen ceoyavuz zaman: 3:12 AM 0 yorum
Etiketler: bone china, çin, çin malı, fransa, istanbul üniversitesi, japonya, malezya, muhasebe bölümü, ömer faruk yaşaroğlu, porselen, tüketim, yemek takımı, yönetim muhasebesi
3/5/08
Panjiayuan Hediyelik Eşya Pazarı Beijing Pekin
Yazının en başında belirteyim gidip görmedim internette gezerken rastladım hoşuma gitti :) Çin'in geleneksel olarak kullandığı ve Çin kültürünü yansıtan bir çok ürünün bulunduğu bir pazar. Beijin'e (Pekin'e) giderseniz bir uğrayın derim. Benim hoşuma maskeler gitti bir adette benim için alın :) Panjiayuan pazarı ile sizi baş başa bırakalım.


Gönderen ceoyavuz zaman: 2:27 AM 2 yorum
Etiketler: beijing, çin malı, çin malları, çinden mal getirmek, fotoğraflarla Çin, fotoğraflarla pekin, hediyelik eşya, Panjiayuan, pekin
3/4/08
Çin Malı Hediyelik Eşyaların Dünya Piyasasındaki Payı % 60
Çin'de üretilen hediyelik eşyaların dünya pazarındaki payı yüzde 60'ı geçti. Olimpiyat Oyunları'nın yaklaşmasıyla birlikte, Çin'deki hediyelik pazarı, az rastlanan gelişme fırsatıyla karşılaştı.
20 Mart'ta açılacak "6. Çin Uluslararası Hediyelik ve Ev Eşyaları Sergisi" kapsamında düzenlenen basın toplantısından edinilen bilgilere göre, son yıllarda hediyelik eşya ihracatı giderek arttı. Avrupa ve Amerika'daki mağazalar ile çokuluslu süpermarket zincirlerinin siparişleri Çin'e yöneldi. Böylece hediyelik eşya sektöründe yılda ortalama üretim değerindeki artış oranı yüzde 12'yi geçti. Çin Hafif Sanayi Ortak Derneği'nin istatistiklerine göre, 2006 yılında hediyelik eşya sektöründe üretim değeri 200 milyar yuana yaklaştı.
Şu anda hediyelik eşya sektöründeki işletmelerin sayısı 100 bini geçti. Bunların çoğunluğunu özel işletme oluşturuyor. Büyük ölçekli hediyelik eşya işletmelerinin yıllık üretim değeri 2 milyar yuana geçti.
Söz konusu fuarı düzenleyen tarafın yöneticilerinin verdikleri bilgilere göre, Olimpiyat Oyunları adımının yaklaşmasıyla birlikte giderek daha çok kişi, Olimpiyat Oyunları unsuru içeren ve özel kültür ve saklanma değeri bulunan hediyeleri tercih ediyor. Düzenlenecek olan fuara katılanların sayısının rekor düzeye ulaşması bekleniyor. 25 Şubat'a kadar kayıtlı ziyaretçilerin sayısı 6 bini geçti. Fuara 400'den fazla üreticinin getireceği 10 binlerce son ürünleri sergilenecek.
Kaynak:cri.cn
Gönderen ceoyavuz zaman: 11:06 PM 0 yorum
Etiketler: çin, çin malı, çin oyuncakları, çinden ithalat, dünya piyasası, hediyelik, hediyelik esya, hediyelik eşya, ithalat, oyuncak
2/17/08
Çin'e Giriş Ve Çıkışlarda Yasaklı Ürünler

Çin’e Girişi Yasaklanan Mallar:
- Değişik silah türleri, silah taklitliğinde kullanılan mallar, cephane ve patlayıcılar;
- Sahte para faturaları ve teminatları;
- Basılmış cisimler, filmler, resimler, kasetler, audiokasetler, videokasetler, ‘phonograph’ kayıtları, optik laser diskleri, bilgisayar hafıza medya ve Çin’in politikasına, ekonomisine, kültürüne ve ahlakına zarar verebilecek bütün diğer ürünler;
- Değişik sert/keskin zehir türleri;
- Afyon, morfin, eroin ve marihuana, ve aynı zamanda insanlarda bağımlılık yaratan başka uyuşturucu ve ruhsal uyuşturucu maddeleri;
- Hayvanlar, bitkiler, tehlikeli hastalık mikroplar, zararlı böcekler ve diğer tehlikeli canlılar;
- Çin politikasının, ekonomisinin, kültürünün ve ahlaki çıkarlarına zararlı ürünler;
İnsan ve hayvan sağlığına zararlı olabilecek, bulaştırıcı hastalıklar-çeken yada hastalık yayma potansiyeline sahip olan bölgelerden gelen gıda, ilaç ve diğer ürünler.
Çıkışı yasak olan ürünler:
- Çin’e girişi yasak olan kategorideki listelenmiş bütün ürünler;
Yazmalar, basılmış cisimler, filmler, resimler, ‘phonograph’ kayıtları, vizyon filmleri, audio kasetleri, video kasetleri, laser optik diskler, bilgisayar hafıza medya ve Çin devlet sırlarıyla ilgili olan diğer yazılar;
- Nadir antikalar ve diğer girişi olan antikalar;
- Fauna ve florayı tehlikeye atacak cinsler (ve onların türedikleri dahil), aynı zamanda tohumları ve üreme materyalleri.
Gönderen ceoyavuz zaman: 6:02 AM 3 yorum
Etiketler: çin, çin malı, çinde yasaklı mallar, çinde yasaklı ürünler, çinden ihracat, çinden ithalat, ihracı serbest mal, ithali serbest mal, yasaklı mallar
ÇİN PAZARINA GİRİŞ STRATEJİLERİ

1. Serbest Bölgelerimize Çinli yatırımcı çekebilmek için üst düzeyde temas kurulmalı.
2. Düşük fiyatlı ürünler yerine kaliteli ürünlere yoğunlaşılmalı.
3. Hitap edilmesi gereken hedef tüketici kitlesinin orta-üst ve üst gelir grupları olmasına dikkat edilmeli, ürün profili bu grupların beklentilerine göre şekillendirilmeli.
4. İhracat ya da yatırım, her ne amaçla olursa olsun, mutlaka yerel piyasada fiilen sürekli eleman bulundurulmalı, şirket olmasa dahi mutlaka temsilcilik açılmalı.
5. Özellikle kültürel farklardan kaynaklanacak kayıpları en aza indirmek için istihdam edilecek kilit role sahip personelin ücretlerinin tespitinde Çin standartlarının üzerinde bir maliyete katlanmanın bir zaruret olduğu gözden kaçırılmamalı, aksi halde çok önemli bir personelin, özellikle yabancı yatırımların yoğun olduğu bölgelerde küçük bir ücret farkı için işi bırakabileceği unutulmamalı. Dünyada şirketler arasında ortalama %3 seviyelerinde tolere edilen kalifiye eleman sirkülasyonu oranının, Çin’de %10’ların üzerinde olduğu dikkate alınmalı.
6. Kişisel dostlukların çok önemli olduğuna, kontrat imzalamanın son 10 dakikalık bir prosedürden ibaret bulunduğuna, ancak tatminkâr ve sağlıklı kontratlar imzalayabilmenin yolunun sıcak ilişkilerden ve dostluk yemeklerinden geçtiğine dikkat edilmeli.
7. Herhangi bir ürünün pazarda tutundurulmasının zaman istediği, zaman anlayışının ülkemizdekiyle asla örtüşmediği, Çinlilerin çok yavaş işlem yürütülen bankalarda bile sıralar halinde, hiç tepki göstermeden saatlerce ve sabırla beklemeyi tolore edecek bir kültürden geldikleri mutlaka hesaba katılmalı.
8. Profesyonel ihtisas fuarlarına, belirli bir hedefe ulaşana kadar sabırla iştirak edilmeli ve fuarın yetkinliği mutlaka araştırılmalı.
9. Yazılı olmayan kurallar, keyfi uygulamalara karşı korunmanın en güvenilir yolunun uzman danışmanlık hizmeti almak olduğu kavranmalı, Çin pazarına girmenin bu nedenle ortalamanın üzerinde emek ve para gerektirdiği göz önüne alınarak mali porte hesaplanmalı.
10. Marka olmanın dış ticaret başarısındaki önemi her ne kadar ortadaysa da özellikle orta-üst gelir düzeyine hitap edecek konfeksiyon ürünlerinde markalı ürünlerin kalitesini hatırlatacak tarzta “stil” yaratabilmenin arayışları içinde olunmalı.
11. Hazır giyim alanında “department store” türü alışveriş merkezlerinde yer kiralama imkânları araştırılmalı.
12. Çin’de çok önemli bir yeşil çay üretimi ve geleneği bulunmakla birlikte, geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında siyah poşet çay ve diğer meyve çayları konusunda, özellikle dışa açılan, en çok yabancı sermaye çeken, kalkınmada öncelikli doğu sahili kentlerinde bulunabilecek potansiyelden yararlanma imkânları incelenmeli.
13. Geleneksel ihraç ürünlerimizin yanında, önemli satış potansiyeli olabileceği düşünülen ayakkabı boyaları, süet ve nubuk ayakkabı boyaları ve bakım ürünleri ile ayakkabı cilalama süngerleri için de pazarlama çalışmaları yapılmalı.
14. Özellikle mermer ihracatının getirisinin artırılabilmesi için, gerekirse bir kaç firmanın bir araya gelmesi suretiyle Çin’de mermer işleme imkânları araştırılmalı.
15. Ticaret yapmaya kalkışmadan önce, mutlaka hedef ürün tespiti yapılarak karar verilmeli ve Ticaret Ataşeliği ya da Ticaret Müşavirliği’nden alınacak bir kaç sayfalık ithalatçı listesine mektup yazarak Çin pazarına girilemeyeceği, kişisel çaba ve çalışmaların sürekliliğinin çok önemli olduğu, pazarda sürekli bulunmak için en azından bir temsilcilik ofisi açmanın faydalı olacağı iyi anlaşılmalı.
16. Gerektiğinde, özellikleri fazlaca bilinmeyen bir pazarda zaman ve para kaybetmek yerine, bu ülkede yerleşik Türk aracılar da dahil olmak üzere, aracı ile belirli bir bedel karşılığında çalışılması bir kayıp olarak görülmemeli.
17. Carrefour gibi zincir marketlerde bazı Türk gıda ürünlerinin Türk Bayrağı etiketli raflarda satılmakta olduğu dikkate alınmalı ve tüketiciye ulaşmada kalite imajı yüksek marketlere yönelik pazarlama ve tanıtım faaliyetleri yürütülmeli.
18. Finansal imkânlar ölçünde mümkün olduğunca reklam ve tanıtıma önem verilmeli.
19. Reel sektör dışında, özellikle turizm alanında gelişme kaydedebilmek ve turizm gelirlerimizi artırabilmek için Çin’de popüler olan bazı seyahat yazarları Türkiye’de misafir edilmeli, bu kişilere etkin tanıtım yapılmalı ve böylelikle bu yazarların ülkelerine dönüşte çalıştıkları basın yayın organlarında Türkiye’nin tanıtımını yapmaları sağlanmalı
Kaynak: www.musavirlikler.gov.tr
Gönderen ceoyavuz zaman: 1:45 AM 0 yorum
Etiketler: çin, çin malı, çin pazarı, çin pazarına giriş, çinden ithalat, çinden mal getirmek, ithalat, made in china
2/16/08
Çin Artık Ucuz Değil

Bir çok firma Çin'e yerleşti, bir çoğu yerleşme planları yapıyor, niceleri de planlarını Çin'e göre yapıyor. Peki Çin eskisi gibi ucuz mu ?
Kobiler gözü kapalı balıklama fırsatlara atlıyorlar. Önceden bir japonya vardı, binlerce iş adamı gitti japonya ucuzluğu bitti, şimdi Çin var ufukta hangi ülke var acaba. Evet Çin eskisi gibi ucuz değil. Çin’de kurumlar vergisi oranı yüzde 33, üretim sektöründe Şanghai’da çalışanlar için yüzde 24, serbest bölgelerde ilk iki yıl vergisiz, kademeli olarak daha sonra yüzde 7.5 ve yüzde 15’e çıkıyor.
Peki işçilik ucuz mu?
Herkes Çinde 50 $ işçi olduğunu sanıyor buna bütün Çinliler gülüyor. Yeni yılda uygulamaya konulan sosyal güvenlik yasasına göre Çinde ucuz işçilik avantajı da yok oluyor. Yeni yasa 10 yıl ya da 2 sözleşme dönemi boyunca çalışanlara açık uçlu sözleşme hakkı getiriyor. Şirketlerin emeklilik ve sigorta fonlarına yaptıkları ödemeler artırılıyor. Ayrıca şirketlere kovdukları personele çalıştıkları her yıl için bir aylık maaşı kadar tazminat ödeme yükümlülüğü getiriliyor.
Taivanlı iş adamları Çin'e alternatif iş sahaları arıyorlar. Galiba buldular adını yakında duyarsınız TÜrk iş adamları oraya da çıkarma yapar. Hayırlı işler..
Gönderen ceoyavuz zaman: 8:18 AM 1 yorum
Etiketler: çin, çin malı, çin sosyal güvenlik, çin ucuz mu?, çinde işçi ücreti, çinde işçilik, çinde serbest bölge, çine yatırım, ihrac fazlası, işçi ücretleri, ucuz mal
2/8/08
Çin Malı Hakkında Bilinmeyenler Made in China / Made in PRC
Bu yazıyı neden yazıyorum;
Eda ablanın ve alinin blogundaki yarım bilgileri tamamlamak için yazıyorum daha doğrusu yorumlardaki bilgileri tamamlamak için yazıyorum. Konu hakkında az bilgisi olan da konuşuyor bilmeyende. Yazıya başlamadan önce şu konuyuda belirtmek istiyorum "ben Çin'den mal getirmiyorum!.." Aşağıda soru cevap şeklinde anlatacağım.
Çin malı kalitesiz mi?
Çin malları kalitesiz, bu cümleye asla katılmıyorum. Çin'de her kalitede mal bulabilirsiniz.
Peki neden Türkiye'ye dandik mallar getiriliyor yada Türkiye'ye her gelen mal kalitesiz mi?
Neden kalitesiz mallar getiriliyor, bu konuyu daha önce Fırsatçı Çin İthalatçısı başlığı altında yazdım. Türkiye'ye her gelen mal kalitesiz değil ama Çin mallarının halkın gözünde kötü bir imajı var.
Bu kötü imaj nasıl oluştu?
Kötü imajı tabiki de biz halk olarak oluşturmadık, kötü imajı oluşturan kişiler şuan Çin'den ithalat yapan ama bu imajın oluşmasından şikayetçi olan kişiler. Zamanın da halka dandik malları sattıklarında 3-5 yıl sonrasını düşünemeyecek kadar kuş beyinli ithalatçılardı. Bu cümlenmden şuan bu kişilerin kaliteli mal getirdiği gibi bir anlam çıkarmayın, kalitesiz mal getiren çook firma var.
Peki kalitesiz mal neden Türkiye'ye sokuluyor?
Türk standartlarına uymayan ne diş fırçaları gördük, sağlık sertifikası almış. Bunların hepsi gümrüğe takılmadan geçiyor, devlet maalesef denetim mekanizmasında sorun yaşıyor. Olan gariban halka ve kaliteli mal getiren ithalatçıya oluyor.
Şimdi gelelim Made in PRC ye :) Asıl açılımı “People’s Republic of China” bu kelimeyi 3 yıl önce bir abinin bana anlatması sonucu öğrenmiştim. Bir gün Doğu Bank'tan pil alırken lütfen Çin malı olmasın dedim, çünkü Çin malları kalitesiz kelimesini onlara bağlıyorum.
- Yok abi Made in PRC bunlar dedi.. (Ürününü iyi tanıyan esnaf modeli)
- Hımm o zaman alıyım ama PRC neresi dedim :)
- ????
- Açılımını yaptıktan sonra pilleri almadan çıktım.
Peki şimdi halkımız ne yapıcak, gidip her malın menşei şahadetnamesine bakacak.. Made in china yada made in PRC yazıyorsa almıyacak. Peki ithalatçı buna nasıl önlem alıyor, efendim TSE standartlarına uymayan ürünü yurda sokan kişi malın altına menşei şahadetnamesini yazdırmadan da sokar.. Türkiye'ye gelen kolilerin üzerinde made in China yazar ama kolinin içindeki mal da menşei hakkında yazı yok. Sonra o koliyi burda değiştirir made in italy, made in bilmem ne istediğini yazar. Yani tüketici olarak önlem almak zor, devletin denetim mekanizmasının çalışması gerekiyor.
Gelelim Çin malı pahalı ürünlere, nike aldım made in china yazıyordu ama bu ayakkabının zor görebileceğiniz bir yerinde yazıyor ayakkabının fiyatı pahalı ama nike bir şekilde satıyor. ZARA mağzaları üretiminin %90 Çin'de yapıyor Türkiye'ye gelen ürülerin % 100 ü Çinden geliyor.
Çin malları kalitesiz imajı nasıl kırılır..
1- İthalatçı dürüst olursa
2- Devlet denetim mekanızması iyi çalışırsa
3- Tüketici bilinçli olursa
KONU İLE İLGİLİ DİĞER YAZILAR
ÇİNLİ YETKİLİ : ÇİN MALLARI GÖNÜL RAHATLIĞI İLE TÜKETİLEBİLİR
Çin mallarını Çin Seddi bile engelleyemeyecek
Fırsatçı Çin ithalatçısı
Çinin Tahtakalesi Yiwu
Dünya ekonomisi “Çinleşecek” mi?
Gönderen ceoyavuz zaman: 12:13 PM 2 yorum
Etiketler: beijing, çin, çin malı, çin vizesi, çinden ithalat, ithalat, kanton, kanton fuarı, made in china, made in PRC, shanghai, türk ithalatçısı, uzakdoğu, yiwu
1/30/08
Çin büyükelçisi "Türk mallarına öncelik veririz"
Türkiye, dünyanın yükselen devi Çin ile kazan-kazan stratejisi çerçevesinde işbirliğini artırıyor. Tarihî dostane ilişkiler son dönemde ekonomik alana da iyice yayılıyor. İlişkilerin gidişatını Çin'in Ankara Büyükelçisi Sun Guoxiang ile konuştuk.
Kazan-kazan (win-win) stratejisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile zihnimize yer etti. AK Parti hükümeti, yeni bir dış politika inisiyatifiyle ezber bozup Kıbrıs'tan Filistin'e, AB'den Irak'a, ABD'den İran'a bölgesel ve küresel sorunların çözümüne yeni bir ivme kazandırdı. Bu stratejiyle AB ve ABD'den önemli kazanımlar elde edildi. Ankara, uzun süredir diğer bir dünya deviyle de kazan-kazan tabanında buluşuyor. Güçlü tarihî bağları, dostane ilişkileri 'kazan-kazan' stratejisiyle askerî ve ekonomik alana da yayıyor. Aksiyon'u Çankaya'daki Doğu motifleriyle bezenmiş rezidansında kabul eden Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Sun Guoxiang, Pekin-Ankara yakınlaşmasından memnuniyetini dile getiriyor. Erdoğan'ın dış politikada başarıyla uyguladığını düşündüğü kazan-kazan stratejisine atıfta bulunarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni seyrini tarif ediyor.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara'ya geçen yıl atadığı 'tam yetkili' Büyükelçisi Sun Guoxiang (55) sakin ve güler yüzlü tavrıyla, sıcak ve farklı bir tablo çiziyor. Türkçe 'hoş geldiniz' diyerek bizi karşılayan büyükelçi, Türkçe öğrenmeye çalışıyor, Türkiye'den söz ederken de 'ikinci vatanım' diyor. Büyükelçi, uzun yıllar Çin'de yaşayan Gazeteci Osman Erol'un akıcı Çincesini takdir ediyor. Sohbetimiz de Çince, Türkçe ve yer yer İngilizce olarak devam ediyor.
Okumaya düşkün olduğu bilinen Guoxiang, Çin'in kariyerli elçilerinden biri. ABD'deki John Hopkins üniversitesinde uluslararası ilişkiler yüksek lisansı yapmış. Yaşına rağmen oldukça dinç ve dinamik. Bir yılda Kütahya'dan Sivas'a, Trabzon'dan Nevşehir'e kadar hemen her ili gezmiş. Türk yemeklerinin lezzetli olduğunu söylüyor: "Ben de seviyorum yemeklerinizi. Çok çeşitli, zengin bir mutfağınız var; çok lezzetli. Ama bizim için çok fazla zengin!(Göbekleri gösteriyor)" Guoxiang, Ankara'dan önce Sri Lanka ve Maldivler Büyükelçisi olarak görev yapmış. Ankara'ya çok kısa zamanda uyum sağlamış. Türk arkadaşları bile olmuş şimdiden.
ÇİNLİLER DOĞRUDAN YATIRIMA GELİYOR
Büyükelçi, Türkiye-Çin ilişkilerinin karşılıklı saygı ve anlayışa dayandığını, 2007'de ilişkilerin daha da derinleştiğini vurguluyor. Geçen sene iki ülke arasında sadece bakanlar düzeyinde siyasi ve ticari 70'den fazla ziyaret yapıldığının altını çiziyor. "Bereketli bir yıl oldu" diyor. Büyükelçi, artan temasların iki ülke ilişkilerini sağlamlaştırdığını vurguluyor. Ticari ilişkilerin 2007'de rekor düzeye çıktığından övgüyle bahsediyor: "Ticaret hacmimiz 10 milyar doları aştı. Türkiye'nin Çin'e yaptığı ihracat da 2007'de yüzde 35 oranında arttı. Bu rekor bir artıştı. Bununla birlikte Çin firmaları Türkiye'de direkt yatırıma da başladı. Bu yıl (2007) imzalanan Ankara-İstanbul arasındaki hızlı tren projesi bu duruma en güzel örnek. Çin tarafı bu proje için 720 milyon dolar kredi sağladı. Bu, iki ülkenin bugüne kadar yürüttüğü en büyük proje oldu." Çin, son dönemde büyüyen ekonomisinin sağladığı 1,4 trilyon dolarlık döviz rezervinin bir kısmını diğer ülkelere doğrudan yatırım için kullanıyor. Büyükelçiye göre enerji ve ulaşım yatırımları öne çıkıyor.
Çin'in Türkiye üzerinde ticaret fazlası bulunduğunu, ikili ticaretin dengeye oturmadığını anlatan Büyükelçi Guoxiang, başka birçok ülkenin de aynı durumda olduğunu hatırlatıyor: "Ülkemin tüm dünyaya ticaret fazlası var. Bu durumun iki yönü var. Birincisi ucuz işçiliğimiz. Bir malı daha ucuza mâl ediyoruz. İkincisi de Çinli işadamları daha az kârla ticaret yapıyor. Bu da Çin'e ticaret fazlasını getiriyor. Az kâr, fazla ticaret stratejisidir bu."
TEKSTİLDE DOSTANE REKABET VAR
Büyükelçi Guoxiang, iki ülke arasındaki ticaret dengesizliğini gidermek için önerilerde de bulunuyor: "Türkiye de Çin'e mallarını satabilir. Zaten biz Türk mallarını görmek istiyoruz pazarımızda. Türkiye ticaret müsteşarı ile görüştüm. Biz aynı kalitede ve aynı fiyattaki mallar karşısında Türk mallarını tercih ediyoruz. Piyasamıza girmeniz için sizin mallarınıza öncelik vermek istiyoruz. Türk ticaret müsteşarları Çin'e satılabilecek Tük mallarının istişaresini benimle yapabilirler." Büyükelçi Guoxiang, Türkiye ile kazan-kazan tabanında her yönlü projeye sıcak baktıklarını hatırlatıyor. Elçi, Çinli firmaların 2008'de Türkiye'deki yatırım imkânlarını takip ettiğini, enerji ve ulaştırma sektöründe iş almak isteyen firmalar olduğunu söylüyor.
Tekstil konusunda iki ülkenin de önemli bir üretici konumda olduğunu ve üreticilerin rekabet içinde bulunduğunu kabul eden Büyükelçi Guoxiang, her iş alanında rekabet olabileceğini; ama dost ülkelerin bunu birbirini yıpratmadan yapabileceğini vurguluyor. Büyükelçi, tekstil sektöründeki rekabetin Türkiye ile Çin arasında farklı geliştiğini vurguluyor: "Dünyada yaşananın tersine, aramızda yıkıcı değil, tatlı, dostane bir rekabet var. Türkiye ile Çin arasında tatlı rekabet var. Zaten dost ülkeler arasındaki rekabet dostça olur. Kazan-kazan ilkesiyle ticaret yapmamız lazım. Bizim görüşümüz tekstil konusunda kotalar gibi sorunları istişarelerle giderebiliriz. Mesela ben Türk tekstilcilerle görüşüyorum bu konuları. İki tarafın da çıkarına çözümler bulabiliriz."
Somut projeler konusunda detayları konuşmayı ilgililere bıraksa da Büyükelçi Guoxiang, savunma alanında ve askerî alanda da Çin ile Türkiye'nin önemli bir işbirliği bulunduğunu aktarıyor. Askerî heyetlerin uyum içinde çalıştığını belirtiyor Çinli Büyükelçi: "Ordularımız arasındaki ilişkiler oldukça iyi düzeyde. Askerî ticaretimiz ve savunma anlaşmalarımız mevcut. Çin'in savunma sistemlerinin kalitesi ve makul fiyatta olması Türkiye için önemli bir avantaj. Bu tür teknolojilerin gelişmiş de olması lazım. Birbirimize bu konuda güveniyoruz; çünkü ortak çıkarlarımız var."
DİYALOG KAPISINI EĞİTİMCİLER ARALIYOR
Çin ile Türkiye eğitim ve kültür alanında da karşılıklı olarak faaliyetlerde bulunuyor. Eğitimciler ikili ilişkileri güçlendiriyor. Çin'de her yıl Türk kültürünü tanıtan programlar düzenleniyor. Bu etkinlikler çerçevesinde Türk mutfağı, Türk müziği, halk oyunları vb. alanlarda tanıtım yapılıyor. Çin'deki üniversitelerde Türkoloji bölümleri de bulunuyor. Burada okuyan çok sayıda Çinli öğrenci Türkiye üzerine çalışmalarda bulunuyor. Büyükelçi Guoxiang de bu faaliyetlerden övgüyle bahsediyor. Türkiye'de bulunduğu sürede Türk eğitim sistemini yakından incelediğini belirten Elçi, "Eğitim sisteminiz etkileyici. Birçok rektörünüzle görüştüm ve birçok kampüsü gezdim. Bu alandaki işbirliğinin daha da geliştirilmesi lazım. Bu istek doğrultusunda bir anlaşma yapıldı ve ODTÜ'de Konfüçyüs Enstitüsü kuruldu. Diğer üniversitelerden de bu yönde talepler geliyor. Çince öğrenmek için ülkemize gelen Türklerin sayısı her geçen gün artıyor. Her sene 100'den fazla öğrenci geliyor Çin'e. Burs verdiklerimiz de var. Bu faaliyetler diyalog kapısıdır. Bu kapıyı daha fazla açmak istiyoruz. Daha fazla Türk'ün Çin'e gelmesini istiyoruz. Biz deriz ki, gitmek gitmemekten daha iyidir." Bununla birlikte Çin Uluslararası Radyosu'nun internet üzerinden de desteklenen Çin Dili ve Kültürünü tanıtmaya yönelik Türkçe yayınları ilgiyle izleniyor. Yazının devamını oku...
Kaynak: Aksiyon
Gönderen ceoyavuz zaman: 10:44 PM 0 yorum
Etiketler: büyük elçi, çin, çin malı, çin türk ilişkileri, haber, Sun Guoxiang, türk malı
