İstanbul üniversitesinin karşısında bir firmada çalışıyorum, genellikle mutfak eşyaları, bone china yemek takımları, ahşap ve bir çok ürün ithal ediyoruz. Ürünlerimiz kaliteliler ve ücretleri de piyasadaki ürünlere göre biraz yüksek aynı kalitedeki ürünlerin bayağı altında. Fiyatının kendisi ile aynı kaliteli ürünlerde aşağıya olması reklam değil sadece rakiplerinin markalaşmış olması çalıştığım firmanın markalaşmaya yavaş yavaş başlaması. Firmada tezgahtarlık yapmıyorum, ara sıra alt kata iniyor ürünleri inceler fikir az çok kalitelerini anlamaya çalışıyorum. Aşağıda her türlü insan ile karşılaşmak mümkün, çok sinir bozucu müşteriler oluyor. Geçen biri eşi ile birlikte dükkana girdi, adamın elleri cebinde kendinden emin üründen çok ama çook iyi anladığını sanan ukala biri. Biz perakende satmıyoruz ama bazen satarız, böyle tiplere satmamak için de kibarca bir şekilde göndeririz. Üründen çok iyi anlayan vatandaş yemek takımına bakıyor, porselen desem o fiyattan her türlü satabilirim ama malın bone china olduğunu söylüyorum. Bizim çok bilmiş, bone china bilmediğinden porselen bile o fiyat zor eder diyor :) ( Bone china porseleni normal porselenden 2 kat ürününe göre daha da pahalı olabilir) Bone China porseleninin kemik tozundan yapıldığını, bone china'nın sadece Çinde değil, Fransa'da, Japonya'da, Malezya'da kısacası dünya da bone china adında üretildiğini ve satıldığını anlatma gereği dahi duymuyorum. "Ben kazıklanmam arkadaş edası ile çıkıp gidiyor :)" Tüketici ön yargısından kolay kolay vazgeçmeyecek.
Uzun zamandır insanların bu Çin mallarına karşı bakış açısı ne zaman değişecek diye düşünürüm. Cumartesi günü Yönetim Muhasebesi dersine giren hocamız (Ömer Faruk Yaşaroğlu) bir çorap fabrikasından bahsederken, Çin malları kalitesiz değil diyor, adamlar istediğiniz kalite mal yapıyorlar dedi. Bende ilk defa Çin malları hakkında böyle düşünen birini görmenin sevinci ile böyle bir yazı yazmaya karar verdim :)
3/17/08
Tüketicinin Çin Mallarına Bakış Açısı Değişiyor
Gönderen ceoyavuz zaman: 3:12 AM 0 yorum
Etiketler: bone china, çin, çin malı, fransa, istanbul üniversitesi, japonya, malezya, muhasebe bölümü, ömer faruk yaşaroğlu, porselen, tüketim, yemek takımı, yönetim muhasebesi
3/2/08
İstanbul Üniversitesin'de Son Dönemim Başlıyor

Beş haftalık tatilin ardından İstanbul Üniversitesi bahar dönemi eğitimine başlıyacak. Evet bu dönem benim istanbul üniversitesindeki son dönemim. Buradaki eğitimim bittikten sonra 北京大学 Beiing University Pekin Üniversitesin de eğitimime devam etmeyi düşünüyorum. İş çevrelerinden 上海大学 Shanghai Üniversitesin de yada 深圳大学 shenzhen Üniversitesi oku gibi talepler gelse de ben pekin de okuma taraftarıyım. Büyük ihtimalde orada okuyacağım. Evet bir dönem daha bana katlanacak İstanbul Üniversitesi, gerçi ben onların gururuymuşum :) Her ne kadar sevenlerimiz olsa da sevmiyenlerimiz de çok. Meyve veren ağaç taşlanır diyelim işin içinden çıkalım. 4 ay sonra tamamen okulum bitmiş olacak belki 4,5 ay sonra pekinde olacağım. Bu 4 ay boyunca aldığım bazı kararlar var; 4 ay boyunca hiç bir dersi aksatmayacağım, sınıfça aksatırsak aksatacağım, kimseyi kırmayacağım...
Bu topraklardan ayrılıcağı kafasına gelince insanın huzursuz oluyor; kim bu topak uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda.
Tabi hedeflerimiz ve ideallerimiz uğruna bazı zorluklara katlanmak zorundayız bunun için Çin'e gideceğim inşallah.
Neyse yarın okul harcını yatıracakmışım 331 YTL diğer okullara göre biraz yüksek. Yönetimdekiler sizin 1 yıllık masrafınız 7.000 $ dese de bizim yılda verdiğimiz 662 YTL harç parası bize koyuyor. Kimi arkadaşlarımız İBB den burs alıyor. Aldığı para yılda 700 YTL ancak harcını karşılar. Yol parası, yemek parası, kitap, giyim, yurtta kalıyorsa yatak parası gibi masraflarımızı da koyarsanız bayağı bir ekonomik yük ile karşılaşıyoruz. Birde benim gibi çeşitli kurslara gidiyorsanız (ingilizce, çince v.s) masraflarınız duble oluyor.
Ben bir çok konu da rahatım, ailemle kalıyorum, yemek yememeye dikkat ediyorum geçen güz dönemi vize haftası yediğim patates kızartmasından zehirlendim, iş yeri ile okulumun karşılıklı olması da benim için avantaj, işte yeyip gidiorum. Yol parasına gelince zaten işe gitmek için o parayı veriyorum okuluda aradan çıkarıyorum :) Kitap konusunda herkesten fazla harcama yapıyorum, çok kitap okuyorum tek giderim bu oluyor galiba. Birde kurs masraflarım var tabi, onu da bu blog çıkaracak yakında :)
Gönderen ceoyavuz zaman: 11:35 AM 0 yorum
Etiketler: blog, burs, harç, harç ücretleri, harçlar, istanbul, istanbul üni, istanbul üniversitesi, muhasebe, muhasebe bölümü, yurt dışı bursları