
Beş haftalık tatilin ardından İstanbul Üniversitesi bahar dönemi eğitimine başlıyacak. Evet bu dönem benim istanbul üniversitesindeki son dönemim. Buradaki eğitimim bittikten sonra 北京大学 Beiing University Pekin Üniversitesin de eğitimime devam etmeyi düşünüyorum. İş çevrelerinden 上海大学 Shanghai Üniversitesin de yada 深圳大学 shenzhen Üniversitesi oku gibi talepler gelse de ben pekin de okuma taraftarıyım. Büyük ihtimalde orada okuyacağım. Evet bir dönem daha bana katlanacak İstanbul Üniversitesi, gerçi ben onların gururuymuşum :) Her ne kadar sevenlerimiz olsa da sevmiyenlerimiz de çok. Meyve veren ağaç taşlanır diyelim işin içinden çıkalım. 4 ay sonra tamamen okulum bitmiş olacak belki 4,5 ay sonra pekinde olacağım. Bu 4 ay boyunca aldığım bazı kararlar var; 4 ay boyunca hiç bir dersi aksatmayacağım, sınıfça aksatırsak aksatacağım, kimseyi kırmayacağım...
Bu topraklardan ayrılıcağı kafasına gelince insanın huzursuz oluyor; kim bu topak uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda.
Tabi hedeflerimiz ve ideallerimiz uğruna bazı zorluklara katlanmak zorundayız bunun için Çin'e gideceğim inşallah.
Neyse yarın okul harcını yatıracakmışım 331 YTL diğer okullara göre biraz yüksek. Yönetimdekiler sizin 1 yıllık masrafınız 7.000 $ dese de bizim yılda verdiğimiz 662 YTL harç parası bize koyuyor. Kimi arkadaşlarımız İBB den burs alıyor. Aldığı para yılda 700 YTL ancak harcını karşılar. Yol parası, yemek parası, kitap, giyim, yurtta kalıyorsa yatak parası gibi masraflarımızı da koyarsanız bayağı bir ekonomik yük ile karşılaşıyoruz. Birde benim gibi çeşitli kurslara gidiyorsanız (ingilizce, çince v.s) masraflarınız duble oluyor.
Ben bir çok konu da rahatım, ailemle kalıyorum, yemek yememeye dikkat ediyorum geçen güz dönemi vize haftası yediğim patates kızartmasından zehirlendim, iş yeri ile okulumun karşılıklı olması da benim için avantaj, işte yeyip gidiorum. Yol parasına gelince zaten işe gitmek için o parayı veriyorum okuluda aradan çıkarıyorum :) Kitap konusunda herkesten fazla harcama yapıyorum, çok kitap okuyorum tek giderim bu oluyor galiba. Birde kurs masraflarım var tabi, onu da bu blog çıkaracak yakında :)
3/2/08
İstanbul Üniversitesin'de Son Dönemim Başlıyor
Gönderen ceoyavuz zaman: 11:35 AM 0 yorum
Etiketler: blog, burs, harç, harç ücretleri, harçlar, istanbul, istanbul üni, istanbul üniversitesi, muhasebe, muhasebe bölümü, yurt dışı bursları
2/17/08
Beyazıt Bembeyaz

Bir çok yerin tatil olması bizi etkilemedi aynı saatte kalkıp düştük istanbul'un karlı yollarına. Otobüs beklediğim yer her sabah olduğu gibi yine çok esiyor, neden sadece orası esiyor onuda çözmüş değilim. Her gün olduğu gibi 38E ye biniyorum. Yolda tipi başlıyor, belediyeler hazırlıklı yollar tuzlanmış ama tipi o kadar yoğun ki Topçulardan Edirnekapı'ya gidene kadar yollar tekrardan bembeyaz. Edirne kapıda iş makinalarının yolları açmaya çalıştıklarını görüyorum. Diğer günlerin aksine otobüs edirnekapı da boşalmıyor doluyor, diğer günler balık istifi olan Sultançifliği tramvayı da boş. Kardan dolayı yolda 20 araba olmasına rağmen Fatihte trafik başlıyor. Ben Fatih itfaiye de iniyorum. Evet ordam taa mercan'a yürümem gerekiyor, her sabah o yolu yürüyorum. Yürümem gerekiyor çünkü eskisi gibi koşmuyorum :( Bazen Eurosia Corparate Games teki günlerimi hatırlıyorum, bazen kendi kendime diyorum akşamları koşsan tekrar bu sene aynı yarışa katılsan... Geçen sene 2. olmuştum bu sene 1. olurum tabi yarışa milli atlet katılmazsa. Evet geçen sene eurosia corparate games (Şirketler arası oyunlar) 5000 metre erkekler serbest koşuda 2. oldum hakkımın yenildiğini düşünüyorum. Soyak holding'in ankara'dan milli takım kampından profesyonel atlet getirmesi sonucu 2. oldum. Dünya şirketler arası oyunlara katılma şansım olmasına rağmen Atateksin (eski şirketim) beni oraya yollamaması nedeniyle biraz kırgınım. Gerçi o zaman bana Çukurova grubu sponsor olmuştu ama başvuru tarihi geçtiğinden İspanya Bilbao daki Dünya şirketler arası oyunlara katılamamıştım :( Neyse benim Fatihten mercana yürümem gerekiyor. Her sabah 20 dk gittiğim yolu bu sabah 37 dakikada gidiyorum. Yoğun tipi var göz gözü görmüyor. Okulumun önünden geçiyorum hiç bu kadar güzel gelmemişti bana istanbul üniversitesi, neyse durup bakıcak vaktim yok baksamda göremiyorum:( Bakırcılardan mercana giden yola giriyorum, işte orda benden daha çok çalışanlar var. Hamallar sırtlarında 100-150 kiloluk yüklerle o tipiye rağmen ekmeğini kazanmaya çalışıyor. İşte o an herşeyi unutuyorum, yolda çektiğim bütün eziyetleri unutuyorum beş dakika sonra şirkete gidicem sıcak bir kahve içip bu yazıyı yazıyor olucağım ama onların orda taşıyacakları bir tır mal var :( Onlara acıyarak yoluma devam ediyorum. Benden önce mercana sanki kimse gitmemiş kar dizlerime geliyor ve bakir bir alana giriyorum. Mercanda hiç araba yok ve tek ben varım. Şuan kahvem bitmiş her zamanki gibi istanbul üniversitesi yemek hanesi ile karşı karşıya olan şirketimin camından hem okulumu hem dışarıyı izliyorum. Açık havada istanbulun her tarafından gözüken süleymaniye cami bizim şirkete 1 dakikalık mesafede ve şuan minaresini yoğun tipiden göremiyorum.
Gönderen ceoyavuz zaman: 10:37 PM 2 yorum
Etiketler: atateks, beyazıt, eurosia corporate games, istanbul, istanbul üni, istanbul üniversitesi, istanbulda kış, karlı istanbul, mercan, tahtakale
11/6/07
Unihayat ist üni kaptanlar buluşması
UniHayattan Neden Ayrıldım ?
Bu akşam (06.11.2007) İstanbul üniversitesi kaptanları olarak ve unihayatın kurucusu hakan arkadaşımızla nuruosmaniye camisinin karşısında bulunan kahve dünyasında, unihayat üzerine bir dizi söyleşi yaptık. İstanbul üniversitesi su ürünleri fakültesinden misafir olarak katılan Selçuk Koçer arkadaşımızada teşekkür ediyorum. Aynı zamanda onunla tanışmak da güzeldi...
Bir yandan buzlu mochalarımızı içerken bir yandan projelerimizi konuşmaya ve hoş sohbetimize devam ettik. 

Gönderen ceoyavuz zaman: 1:10 PM
Etiketler: arkadaslar, istanbul üni, kahve dünyası, kampüs, mekan, proje, unihayat, yaşam